Bir Günahmış, Bir Hataymış,

Aşk dediğin Bir Şakaymış...


Olmayacağını, olamayacağını aklım kesti artık. İlerisi yok... Ama "istemiyorum" diyemiyorum, "istiyorum" da DEMİYORUM!

Bu "ara" kelimesinin gemleri akla idi ve akıl da zamanla hislere kendisini kabullendirdi, taş kesti hisleri,
kalbe bulaştırdı ve ayrılık durumunun düşüncesi kalbi sıkıştırmaz oldu.

Kapuyor benliğim artık senden, başka gönüllere kanabilmenin hayallerini kurar oldu zaman zaman.
Belki istediği için değil, olması muhtemel olduğu için.
Ama yinede seni ister bu beden, ısınmak ister sıcaklığında ve sesini duymak ister,
olmazsa olmaz olmasanda, yaşananların hatrına kopmamak ister, hayallere ihanet etmemek için ve tertemiz kalabilmek için seni ister, arkasında kirli
çamaşır bırakmamak için ve daha bir çok sebepten dolayı seni ister. İstemesi için ne kadar çok sebep varsa da bir o kadarda olmaması gerektiğini düşündüren sebep var,
hiçbirisi sevgiden ve mutluluktan üstün olmasada...

Üç gün öncesine kadar görebildiğim ışık artık söndü. Çünkü ilerisi çok karanlık ve puslu. Bu yolu aşamacağımı düşündüğümden
sönmedi elimdeki mum, seninde bir mum yakmadığından ve soğuk rüzgarlar estirdiğinden söndü.
Söndüğü için mutlu değilim ama artık benim için olmazsa olmaz da değilsin... artık hak etmiyorsun

Var git mutlu ol yaban ellerde. Düşünme beni, çünkü ben öyle yapmaya çalışacağım, elimden geldiğince...
Artık benim yarenim değilsin ve olamazsın...
Ayrılığı bu denli düşünebilen bir sana bu kadar bağlı kalmam gurursuzluğumdan değil, sevgimin büyüklüğündendi.. Ama onu da tükettin..
Herşey için teşekkürler... Hoşçakal...





Vermeyeceksin hesabını kuluna
Saklayamayacaksın YARADANIN huzurunda
O an "keşke" diyeceksin;
"Ya hiç tanımasaydım
Yada hiç bırakmasaydım"