
Öndeyiş,
Derler ki, bülbül aşk şarkısını söylerken ğöğsünü parçalarmış…
Derdeyiş,
Cenneti bozdun aşk!..
Düştün düşümden,
Ziller çalıyor, cellada verdim başını.
Varını veren hiç olurmuş,
Hiç ol/du/m aşk!..
Hangi bozuk mevsimden kaldıysan,
topla ardını,
ardına bakmadan,
artmasın azabım.
Ayazında azardı gök..
Az/dın,
Azar azar az/dır/dın,
Topla hiçimi, toparla içimi…
İçin için yandımda ben,
ayan etmedim.
Aya benzettim suretini.
Yanan yanağına gül bezedim.
Tutuştu suretim.
Sineme sindin de bir ah!
demedim.
Vakit ay yarısıdır.
Aşkla meclise durdum ;
senli, benli.
Yürek ağzımda sendeleyen çığlıklar.
Bilirim yok edecek ayak izlerimi med-cezir.
Sis pustu, gecenin hücumları akın akın.
Mor alnımda ölen anılar, muazzam suskunluk…
‘Düşüşten sonra doğacaksın’
‘Kovulduktan sonra kalacaksın’
‘İsyandan sonra itaat edeceksin’
Gece zulüme kesti,
heyhat!
Tahtından edilmiş hükümdarlar devrime kehanet biliyor.
Asaletin boynunu vurdum.
Bu kaçıncı!
Boşluklar ve budalalar…
Değildi böyle değildi.
Dilimin çarmıha gerili marşları,
Sis pustu!
Işıktan bir kalemle,
ışıktan bir kelime
Aşk!
Meydan kusan kentlerde aşka kıyama durdum.
Caddelerde tecimlendi ayak izlerim.
Sloganlarımla patladı sokaklar.
Zordu,
soran aşka yordu,
Sondeyiş,
Alem aşka durdu,
Can veren, can buldu…
Neslihan Emre

5Beğeniler








Normal