İzninizle bir soru daha sorsam, saygısızlık etmiş olmam umarım.

Daha iyi netleşmesi için soruyorum.
Neden Muhacirlerler.?
Siz de bilirsiniz ki, Muhacir bir ırk değildir.
Balkanlardan göç eden macırlar - muhacirler ırk olarak Türk'türler.
Bağlı oldukları din ise İslam'dır.
Bu araya kadar tamam.
Lakin, ismini vermek istemediğim bir sosyal projede yer almaktayım.
Arkadaşlarımız, bizzat kendileri gidip resimlerini çekip bizlere sunulan o kadar çok bilinmemiş köy var ki, yemin ederim ilk kez duyduğum ve bilmediğim köyler.
Ve o köylerde yaşayan vatandaşlarımız.
Beni en etkileyen kare şu olmuştu;
İlk okul talebesi nin ayağında, örme yün çizme.
Düşüne biliyor musunuz örme çizmeyle o çocuk okula gidiyor.
Ve okul kilometrelerce uzakta.
Bu benim vatandaşım, benim toprağımda yaşayan bir evlat.
Ben, burada sıcak yatağım da yatarken, onları düşündüğüm de kendimden utanıyorum.
Bu nasıl bir haksızlık.?
Sonra da diyorum ki, Damla hani her şey zıddıyla vardı.
Şimdi ''Türkiye sınırları içinde'' bulunan vatandaşıma yardım etmek benim boynumun borcudur.
Elbette Hümanist düşünüyorum. Evrensel yardım diye bakıyorum.
Lütfen milliyetçi olarak düşünmeyin yaptığınız proje harika bir şey, sizi tekrardan tebrik ediyorum.
Ama, önce can diyorum.
Muhacir yerinden yurdundan ayrılmış Hicret eden kişidir. Zaten bizler mevcut olarak can dediğiniz yerel çalışmalarımızı ivedilikle hemde her ilde gerek Özgür der gerekse İhh çatısı altında sürdürmekteyiz. Maddi sıkıntı çeken aillerden yardıma tutun, Yetimleri okutmaya, iş imkanları sağlamaya kadar. Ama bizler gerek islami gereksede İnsani kimliğimiz gereği Dünyanın neresinde bir mazlum ( Zulme uğrayan) varsa onun safında yanında yer almak durumundayız. Bu vahyin bize biçtiği ilkesel bir kimliktir. Emperyalistlerin çizdiği sınırları red ediyoruz... Bir yerde bir mazlum yada yardıma muhtaç biri var ise onun ne diline nede dinine bakaruz. İmkanlar dahilinde ellerinden tutarız... Tabi imkanlarımız dahilinde...
Can ne ise cananda bizim için odur. Çünkü bizim için sınırlar anlam ifade etmiyor. Irklar yada din temelli ayrışmalar anlam ifade etmiyor. Yeryüzünde yaşayan her mazlum bizim için candır. Maddi sıkıntı çeken işsiz her aile her baba her evlat bizim için candır. Bazı şeyler yaşayarak anlaşılır... Afgan dağlarında gördüklerim, Suriyede gördüklerim. Şeşende şahit olduklarım. Irakta tanıklık yaptığım şeyler vs vs batılıların yada rmperyalist güçlerin ve savaş lordlarının bizleri yok etmek yada kendi imparatorluklarının ve saltanatlarının devamı için nasıl bölük pörşük edip kolay yutulacak bir lokma haline getirdiklerini gördük.
Bugün bu oyunlar türkiye üzerindede yaşanmakta dır. Sikvan olaylarında Afganistan, filistin ve sutiyede yaşanan vahşet tabloları sanki Silvanda yaşanıyormuşçasına servis edilmekte ve halk ı ırk temelli ve din temelli bir ayrılığa sürmektedir. Çünkü siz Türkiyeyi bir bütün olarak yutamazssınız. Ancak onu parçalara ayırarak zayıf hale düşütüp öylece yutacak bir hale getirirsiniz...
İşte bu anlamda bizler dün Tunus ta, libyada, mısırda, bahreyn de filistinde batılı jekobanların kuklalarına baş kaldırdık. Bugün de baş kaldırmayabve dur demeye devam ediyoruz. Bunu yaparkende herkese can diyoruz. Her bir insan bizim canımızdan bir parça... Elbetteki müslüman olanlar benim kardeşlerim ama diğerleride dostlarım...
İnşallah daha bunları çok konuşacağız sevgili kardeşim...
Allah sizlerden razı olsun...
Konuşarak birbirimizi anlayabilir ve birbirimize birşeyler katabiliriz. Birbirimize katacak birbirimizden öğrenecek çok şeyimiz var inşallah. İzniniz olursa o örgü çoraplardan size hediye etmek isterim. Afgan dağlarında 5 oğlunu ve bir kızını şehid veren bir annenin ellerinden çıkan bir çorap...
Hayırla kalınız...
Qasem

Üyelik tarihi
11 Kasım 2015
Mesajlar
912
Seslenildi
87 Mesaj
Etiketlendi
6 Konu
Ruh Hali
Cevap: Muhacirlerle Bir Dayanışma Örneği: İstanbul Ensarları
14 Kasım 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

70Beğeniler



Normal