Renkleri çıkarmayı beklemiştim,
Bir ilişkinin renklerini,
Anılardan süzerek dolayına getirmeyi.
Şimdi uçuk da olsa, yüz yüzeyiz.
Geçmiş ağırlığının somut ton ayrımları,
Sevinçten çok acıdan dokunmuş çocukluk giysileri,
Onların uçurumlu renkleri, belirsiz kıvrımları,
Seni örtüyor, beni örtüyor,
Alıkoyuyor [geceselden] bundan böyle,
Günden ise...
O her zaman uzaktı!
Aşağılık belirtileri sahipliğin, birleştirdi
Ne geceyi ne gündüzü.
Kölelik yetişemedi aralık paylarına sevincin.
Bilincin boz yüklerini attıkça omuzlarımdan
Şimdi solduruyorum canlarını taşkın kırmızının
Yeşil çoşkunun.
Geriye mavi bir taş, belirsizlikler taşı,
Hüzünlü kabuk kalıyor yine!
Dönemiyorum artık ezinç bilgisiyle sınırı dürülmüş
Geçmiş renklere; böyle karşı karşıyayım geri çekilen
Farkın ağıdıyla!
Gölgesi; renklerin uçurumlarından koyaklanan
Belirsiz kıvrımları giysilerimizin,
Seni örtüyor
Beni örtüyor.
Alıkoyuyor geceselden bundan böyle.
Günden ise...
O her zaman uzaktı!
Nerrantsoula


Üyelik tarihi
12 Aralık 2016
Mesajlar
419
Seslenildi
27 Mesaj
Etiketlendi
11 Konu
Ruh Hali
Nilgün Marmara - Geçmiş Yükü
17 Aralık 2016
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
i'll never be good enough



Ağaç şeklinde