Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree1Beğeniler
  • Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu

Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri

21 Mart 2017
11

Kanunlar

Gerçi siz
kanunlar koymaktan hoşlanırsınız .
Ama koyduğunuz kanunları çiğnemekten
daha çok hoşlanırsınız.



Tıpkı okyanusun sahilinde
durmadan kumdan kaleler yapan
sonra da bir vuruşta,
gülerek yıkıveren çocuklar gibi.



Oysa sizler, kumdan kaleler yaptıkça,
okyanus sahile daha çok kum yığmaktadır.
Ve yaptığınız kaleleri yıktıkça
okyanus sizlere gülmektedir.



Ama, hayatın kaya
ve kanunların da bu kayanın üzerine
kendi beğenilerini işleyebilecekleri
birer keski olduğunu kabul edenlere ne demeli?



Rakkaselerden nefret eden topala ne denir ki?



Boynuna vurulmuş boyunduruğu seven
ve ormanda gönlünce yaşayan geyiği
ve ceylanı serseri sanan öküze ne denir ki?



Ve düğün şölenine herkesten önce gelip
tıkabasa karnını doyuran,
sonra da yorgun düşüp,
başkalarına tüm şölenlerin aykırılık
ve tüm şölencilerin de kanun bozucu olduklarını
söyleyene ne denir ki?



Bu gibi kimselerin,
güneş ışığında durduklarını,
sırtlarını güneşe dönmüş olduklarını
söylemekten başka ne diyebilirim ki?



Bu gibi kimseler,
salt kendi gölgelerini görmektedirler
ve kendi gölgeleri de
kendi koydukları kanunlardır.



Ve onlar için güneş,
kendilerine gölge dağıtan bir kaynaktan başka
bir şey değil de nedir ki?



Bu gibi kimseler için,
kanunları bilebilmek demek,
yeryüzüne serilmiş olan gölgelerine eğilip,
onları ölçmek değil de nedir?



Ama ey güneşin ışınlarına karşı ilerleyen sizler,
yeryüzünde hangi tasarım gölge
sizleri yolunuzdan alıkoyabilir?



Sizler ki rüzgarı arkanıza almış ilerlemektesiniz,
hangi rüzgar gülü sizin yönünüzü çizebilir ki?



Sizler insanlığın zindan kapısı önünde
boyunlarınıza vurulmuş olan boyundurukları kırsanız,
hangi kul yapısı kanun sizi engelleyebilir ki?



Raksederken
ayaklarınıza insanlığın demir zincirleri çarpmıyorsa,
hangi kanun sizleri korkutabilir ki?



Sizlerin giysilerinizi paralayıp da
insanlığın yolu üzerine atmadıkça,
kim sizi yargıçların önüne sürükleyebilir ki?



Ey halkım, davulun sesini boğabilir,
gitarın tellerini gevşetebilirsiniz,
ama hangi biriniz çıkıp da
tarla kuşunu ötmekten alıkoyabilir ki?


Halil Cibran


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri
21 Mart 2017
12
Kendini biliş

Ve bir adam şöyle dedi: "Bize kendini bilişden bahset."
Ve o cevap verdi:



"Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir.
Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur.



Düşüncelerinizde daima bildiğinizi, kelimelerde de bileceksiniz.
Rüyalarınızın çıplak bedenine parmaklarınızla dokunabileceksiniz.



Ve böyle de olması gerekir.



Ruhunuzun saklı kaynağı yükselmeli
ve çağıldayarak denize doğru koşmalı;
Ve o zaman, sonsuz derinliğinizin hazineleri
gözlerinizin önüne serilecektir.



Ancak bilinmeyen hazinenizi tartmak için tartı aramayın;
Ve bilginizin derinliğini değnekle
veya iskandil ipiyle ölçmeye kalkmayın.



Çünkü kişi, ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir.
'Tek doğruyu buldum' değil, 'Bir doğruyu buldum' deyin.



'Ruha giden yolu buldum' değil,
'Kendi yolumda yürürken ruhu buldum' deyin.



Çünkü ruh, her yolda yürür.
Ruh ne bir çizgi üzerinde yürür;
ne de bir kamış gibi dümdüz büyür.
Ruh, sayısız taç yaprakları olan
bir lotus çiçeği gibi açılır."


Halil Cibran

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri
21 Mart 2017
13
Konuşma

Ve bir öğrenci, "Bize konuşmadan bahset" dedi.
Ve o cevap verdi:



"Siz konuştuğunuzda, düşüncelerinizle
barış içinde olmayı terkedersiniz;



Ve kalbinizin ıssızlığında daha fazla kalamadığınızda,
dudaklarınızla yaşamaya başlarsınız.



Ses sizin için bir eğlence, bir zaman geçirme aracı olur.



Ve konuşmalarınızın çoğunda,
düşünce yarı yarıya katledilir;
Çünkü düşünce, boşlukta uçan bir kuş gibidir;
kelimelerin kafesinde kanatlarını açabilir ama uçamaz.



Aranızda bazıları,
yalnızlığın korkusuyla konuşkan birini ararlar;
Çünkü, tek başına olmanın sessizliği, gerçek ve çıplak
kendilerini gözleri önüne serer, ki onlar bundan kaçarlar.



Ve konuşmayı seven bazılarınız vardır ki, bilgisizce ve
önceden düşünmeden, kendilerinin bile anlamadığı
bir gerçeği ifşa edebilirler.



Ancak bazılarınız ise içlerinde gerçeği taşır,
ama onu kelimelerle dile getirmezler.



Böylelerinin sinelerinde ruh,
ritmik bir sessizlik içinde dinlenir.



Bir arkadaşınızla karşılaştığınızda, ruhunuzun
dudaklarınıza doğru hareket etmesini
ve dilinizi yönetmesini sağlayın.



Sesinizin içindeki sesin, onun kulağının
içindeki kulağa seslenmesine izin verin;
Çünkü onun ruhu, sizin kalbinizin
gerçeğini saklıyacaktır;



Tıpkı kadeh boşalıp, rengi unutulsa bile,
şarabın tadının ağızda kalması gibi..."


Halil Cibran

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri
21 Mart 2017
14
Sen ve ben

Dostum,
Sen ve ben
Hayata hep yaban kalacağız.
Birimiz diğerine
Ve her birimiz kendisine.
Senin konuşacağın
Ve benim seni dinleyeceğim güne değin.
Sesini sesim sanarak.
Ve karşında durduğum güne değin.
Bir aynanın karşısında duruyormuşcasına.


Halil Cibran

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri
21 Mart 2017
15
Sevgi

Derler ki, çakal da, köstebek de
aslanın susuzluğunu giderdiği
aynı ırmaktan su içer.



Ve kartal ve akbaba gagalarını
aynı leşe daldırırlar,
ölünün huzurunda
barış içinde, beraberce.



Tanrısal eliyle arzularımı dizginleyen
ve onura ve gurura olan açlığımı
ve susuzluğumu arttıran sevgi..



İçimde güçlü ve değişmez olanın,
zayıf benliğimi baştan çıkaran
ekmeği yemesine,
şarabı içmesine
izin verme.



Varsın aç kalayım
ve yüreğim kavrulsun susuzluktan
ve ölüp yok olayım;
yeter ki senin doldurmadığın bir bardağa
veya senin kutsamadığın bir kaseye
uzanmasın elim...


Halil Cibran

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri
21 Mart 2017
16
Sevgi

Sarp ve kayalıklıdır sevginin yolları
ama içinize ateş düştü mü,
izlemekten geri durmayın.
Gerçi sözleri düşlerinizi darmadağın edebilir,
ama sizinle konuştuğu zaman,
yine de ona inanmamazlık etmeyin,
çünkü başınıza tacı oturtacak olan da,
sizi çarmıha gerecek olan da sevgidir.
Tıpkı püsküllerin mısırı sarışları gibi,
sevgi de sizi kendisine sarar.
Soyunmanız ve önünde çıplak kalmanız için
sizi zorlar,
bembeyaz kesinceye dek evirir çevirir,
acı verir canınıza.
Boyun eğdirinceye dek ezer, yoğurur sizi.
Sevgi tüm bunları başarır,
yeter ki siz kalbinizin sırlarını oğrenin
ve bu yolla hayatın yüreğinden bir parça olun.
Ama diyelim ki korkulara kapılmışsınız
Ve sevgiden salt bir huzur ve zevk bekliyorsunuz,
o zaman bir an önce çıplaklığınızı örtün
ve sevginin zorlu düzeninden uzaklaşıp
mevsimleri olmayan bir dünyaya sığının, daha iyidir.
Karşısındakine kendinden başka birşey vermez Sevgi
Ve kendinden başka hiçbirşeyi geri almaz
çünkü sevgi kendi kendini bütünler
ve kendi kendine yeterlidir.
Sevginin kendini mutlu etmekten öte
hiçbir arzusu yoktur,
ama eğer sevgiye kapılmışsanız
ve tutkularınız olsun istiyorsanız,
şunları kendinize seçin;
Tutkunuz, sevginin içinde erimek olsun,
Tutkunuz, aşırı duygusal davranışların getireceği
acıları tanımak olsun,
Tutkunuz, kendi sevgi anlayışınızla
kendinizi vurmak olsun,
Varsın istekle ve coşkuyla aksın kanınız,
Tutkunuz, kanatlanmış bir yürekle
sabaha gözlerinizi açıp
sevgi dolu bir güne başlayabiliyor oluşa
teşekkür etmek olsun,
Tutkunuz, gün öğleye eriştiğinde,
oturup sevginin heyecanını düşünmek olsun,
Tutkunuz, gün akşama erdiğinde,
evinize minnet dolu bir yürekle dönebilmek olsun.
Ve yüreğinize gömdüğünüz sevgili için
iyi birşeyler dileyip yatın;
dudaklarınızda onu yücelten bir şarkı olsun...


Halil Cibran

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri
21 Mart 2017
17
Vermek

Elinizdeki mallardan verdiğinizde
çok az verirsiniz.
Ancak canınızdan verdiğinizde
gerçekten vermiş olursunuz.



Oysa canınız gibi sakladığınız mallarınız
gelecekte muhtaç olurum korkusuyla
bekçiliğini yaptığınız nesnelerden başka nedir ki?



Yarının ne getireceği belli mi?
Kutsal kente doğru yol alan
hacıların peşine düşmüş aşırı temkinli bir köpek,
kızgın kumların altına bir kemik gömse, ne çıkar?



Olur da
bir şeylere muhtaç duruma düşerim korkusu,
gerçekte muhtaç durumda oluşun
ta kendisi değil midir?



Su kaynaklarınız doluyken,
susuz kalırsam diye korkulara kapılmak
en giderilmeyecek susuzluk değil de nedir ?



Kimileri,
pek çok mal mülk sahibi oldukları halde
ancak pek azını kıyıp da verebilirler .
Üstelik bunları da salt gösteriş olsun diye verirler.



Oysa bu içten pazarlıklı veriş,
verdiklerinde bereket komaz .



Kimileri de ellerinde pek az olmasına karşın
çıkarır olanı biteni verirler .



Bu gibiler hayata bağlanmış,
ona inanç duyan kimselerdir
ve onların ambarları hiç boş kalmaz .



Kimileri sevecenlikle verir
ve edindikleri tüm armağan da bu olur .



Kimileri de verirken ıstırap çeker,
çünkü onların yıkandıkları kutsanmış sulara
ıstırap karışmıştır.



Kimileri verirken ne ıstırap çeker,
ne bundan kendine
bir mutluluk payı çıkarmak peşinde koşar,
ne de vermenin
erdemli bir davranış olduğunu düşünür.



Bunlar da,
o uzak vadilerde açan küçük menekşeler,
kokularını yeryüzüne nasıl sunuyorlarsa,
öyle verenlerdir.



Tanrı, işte bu gibi kimselerin
elleri aracılığıyla konuşur
ve onların gözlerinin ardından
yeryüzüne bakarak gülümser.



İstendiği zaman vermek iyidir,
ancak ihtiyaç içinde olanın durumunu kavrayıp
o istemeden vermek daha iyidir.



Eli açık bir kimse için,
verebileceği bir şeyleri alacak eli bulmak,
vermekten çok daha yüce bir mutluluktur.



Hem, kişinin sonsuza dek
elinde tutabileceği bir nesne var mı ki?



Bugün elde olanlar, bir gün gelecek,
mutlaka başka ellere verilecektir.



Öyleyse şimdiden verebilmek varken,
vermek mevsiminin
varislere kalmasını beklemek niye?



"Vermek isterim
ama verdiklerim yerini bulmalı, değmeli."
der durursunuz .



Oysa meyve bahçenizdeki ağaçlar
ve çayırlara saldığınız davarlar
böyle söylemiyorlar.



Onlar yaşamak için veriyorlar,
çünkü vermezlerse ölür, yiterler.



Günleri ve geceleri yaşamaya
değer görülmüş bir kimse
vereceklerinizi alabilmeye de
değer durumdadır elbette.



Hayatın okyanusundan içebilmeye
değer görülmüş bir kimse,
sizlerin küçük derelerinizden de içebilecek
değerdedir.



Almanın cesaret ve güvencesinde,
hatta bağışlayıcılığında yatan çölden
daha büyük kuraklık olabilir mi?



Hem sen kimsin ki
insanlar senin önüne çıkıp da,
değer olup olmadıklarını görebilesin diye
göğüslerini açsınlar ve soydukları gururlarını
senin ayakların altına sersinler?



Sen, ilkin kendinin bir Verici-El olabilmeye
değer olup olmadığını anlamaya bak.



Çünkü gerçekte,
cana bir şeyler veren Hayat`tır..
Sense kendini gerçek verici sanıyorsun.
Oysa, bir tanıktan öte bir şey değilsin.



Ve ey siz alıcılar
- ki hepiniz öylesiniz -
kendinizi hiç bir zaman
minnet yükü altına sokmayın.



Sokmayın ki,
ne kendinize ne de vericiye
bir boyundurluk takılmasın.



Verilenler, hem size, hem vericiye
kanat olsun, birlikte yükselin.



Çünkü aklınızı
minnetin ağır yüküyle doldurursanız,
özgür bağırlı yeryüzünü ana,
Tanrı'yı da baba olarak kabullenmiş olan vericinin
eliaçıklığından kuşku duymuş olursunuz...


Halil Cibran

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri
21 Mart 2017
18
Yedi beyaz güvercin

Yedi asır önce
Derin bir vadiden
Yedi beyaz güvercin havalanır
Ve karlarla kaplı
Yüce bir dağın doruğuna doğru kanat çırparlar.
Kuşları temaşa eden yedi adamdan biri
'Ben yedinci güvercinin kanadında
Siyah bir nokta görüyorum.'
Der.
Bugün
O vadide yaşayan insanlar
Evvel zaman içinde
Karlarla kaplı
Bir dağın doruğuna doğru havalanan
Yedi siyah güvercini
Anlatıp dururlar.


Halil Cibran

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri
21 Mart 2017
19
Yenilgi

Yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim.
Binlerce yengiden de bana değerli olan sen!
Dünyadaki tüm parlak başarılardan
sensin yüreğime yakın olanı!



Yenilgi, yenilgim, başkaldırım
ve de benim kendimle tanışmam.
Sayendedir ki, hala ben ayağı yere basan
ve solmuş defneler peşinde koşmayan
biri olduğumun bilincindeyim;
ve sende, yalnızlığımı buldum
ve de herkesten uzak
ve de gururlu olmayı.



Yenilgi, yenilgim, benim parlak kılıcım
ve de kalkanım.
Gözlerinde okudum tahtı arayanın
kendi kendisinin kuluna dönüştüğünü.
Ve bir kimsenin derinliklerindeki
esasını anlayabilmemiz için
onun gücünü söndürmemiz gerektiğini.
Ve ancak böylesine olgunlaştıktan sonradır ki,
bir meyvenin tadına varılabildiğini.



Yenilgi, yenilgim,
benim sözünü sakınmaz yol arkadaşım
şarkımı, bağrışmalarımı, sessizliklerimi
hep duyacaksın.
Ve senden başka hiçkimse bana söz etmeyecek
kanat çırpınmalarından ve deniz kabarmalarından
ve de geceleri yanan dağlardan.
Ve sen, tek başına
ruhumun sarp ve kayalık
yollarından tırmanacaksın.



Yenilgi, yenilgim, benim ölmez cesaretim,
sen ve ben fırtınada birlikte güleceğiz;
ve biz ikimiz, derin mezarlar kazacağız
içimizde ölmekte olanlara;
ve tutunacağız, tüm gücümüzle,
güneşin karşısında;
ve de tehlikeli olacağız...


Halil Cibran

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Halil Cibran Şiirleri
21 Mart 2017
20
Zaman

Ve bir astronomi bilgini, "Bize zamandan bahset" dedi.
Ve o cevap verdi:



"Ölçüsüz ve ölçülemeyen zamanı ölçebileceksiniz.
Davranışlarınızı ayarlayacak,
ve hatta ruhunuzun rotasını,
saatlere ve mevsimlere göre
yönlendirebileceksiniz.



Zamanı, kıyısında oturup, akışını izleyeceğiniz
bir nehir haline döndüreceksiniz.



İçinizde zamana bağlı olmadan varolan öz,
yaşamın zamandan bağımsızlığının zaten farkındadır;



Ve bilir ki, dün bugünün anısı,
yarın ise bugünün rüyasıdır.



Ve yine bilir ki, içinizde şarkı söyleyen
veya düşünen özünüz,
hala yıldızları uzaya dağıtan
o ilk an'ın içinde devinmektedir.



Aranızda, özündeki sevme gücünün sınırsızlığını
hissetmeyen var mıdır acaba?



Yine de bu hudutsuzluğuyla aynı sevginin,
bir sevgi düşüncesinden diğerine,
bir sevgi davranışından bir başkasına,
kendi varlığının tam orta yerinde sımsıkı
ve hareket etmeden durduğunu kim hissetmez?



Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi
bölünemez ve ölçülemez değil midir?



Yine de eğer düşüncenizde
zamanı mevsimlerle ölçmek isterseniz,
her mevsimin diğerlerini içermesine izin verin.



Ve bırakın bugününüz, geçmişi anılarla,
geleceği ise özlemle kucaklasın."


Halil Cibran

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
  • Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj