Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree1Beğeniler
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu

Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri

21 Mart 2017
11

Babam'a

Günü güne, ayı yıla ekledin
Bitmedi ah! Bizim için çırpınış
Belki de çok el kapısı bekledin
Hep çalıştın; hiç durmadan, yaz ve kış

Ömrümüzde tok yaşadık sayende
Çıplaklığın utancını duymadık
Belki üzdük, belki kırdık.. Bak sende
Saçta siyah, dizde derman koymadık

Her babada fedakârlık var amma
Bizim için senin yerin bambaşka
Büyüdükçe zor geliyor adama
Takdir dolu yas tutuyor bu aşka

Babam benim mutlu ol sen, hakkın bu!
Ya Rabbi! O rahat etsin biraz da
Eksik etme başımızdan sen O'nu
Yalvar yakar biz ve anam niyazda.

Hünkâr Dağlı


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri
21 Mart 2017
12
Başlasa Gündüz

Gece;
Her taraf ufuksuz,
Her taraf durgun
Gölgesiz karaltılarla dolu ortalık
Ölüm ağırlığınca çökmüş karanlık
Etrafta sükûn,
Sessiz kalabalık!

Odam;
Her şey darmadağın!
Konuşurlar kelimesiz, hecesiz
Dört duvardan özge dört canavardır
Üstüme gelmeye ahdleri vardır
An geçmez işkencesiz!
Mübarek, sanki mezardır

Ben;
Gözlerim faltaşı,
El ayak düşmüş
Tek bir seğrime yok, kaskatı bir yüz
Uykuyla kavgalı, huzurdan öksüz
Başına binlerce soru üşüşmüş!
Gayrı ufuklardan başlasa gündüz

Hünkâr Dağlı

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri
21 Mart 2017
13
Bayramlar Bayram Olacak

İthaf: A. Karakoç'a

Evet, sen haklısın! Bu bayram değil
Bayramlar acaib, bayramlar sefil
Lakin toplansa da bin Ebu Cehil
Gönül kal'asını iman alacak
Yine bu bayramlar "bayram" olacak

Kunduradan mahrum o güzel kızlar
Yamalı yiğitler dava omuzlar
Analarda güm güm atar nabızlar
Hanelerden keder, dert kaybolacak
Yine bu bayramlar "bayram" olacak

On bir aya sultan olur Ramazan
Gönülleri basar sevinç, heyecan
Bu canlar bu yola oldukça kurban
Son Türkeli yine İslam kalacak
Yine bu bayramlar "bayram" olacak

Döner sürgündeki babayiğitler
Ayıklanır baştan pireler, bitler
Bayramı Noel'e çeviren itler
Aczinden "irtica" zili çalacak
Yine bu bayramlar "bayram" olacak

Kıymeti bilinir kutsal mahpusun
Denilir: «içilen kanları kusun»
Adından ürkenler arın, namusun
Medeni zinadan tüm kurtulacak
Yine bu bayramlar "bayram" olacak

Yoksulun azığı zenginden hayır
Din emretmiş; zekat, sadaka, fıtır
Eğer verilmezse zorla alınır
Yine fakirlerin yüzü gülecek
Yine bu bayramlar "bayram" olacak

Daha çizeceğiz özlü resimler
Yine göreceğiz güzel mevsimler
Olmayanı bayram yazan takvimler
Ya yakılacaktır, ya yırtılacak
Ya da bu bayramlar "bayram" olacak.

Hünkâr Dağlı

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri
21 Mart 2017
14
Ben mi?

Ne sevdaya gücüm var, ne aşkdan bigâneyim
Şeş cihet arasına sıkışmış, biçareyim

Gayretim yok vuslata, firkat imiş nasibim
Yerim yok bu ellerde.. bir garib avareyim!

Mamur konaklar ister; sevgili, barınmaya
Özenmedim cihana.. Issızım, viraneyim

Hoş vakit murad etse çeker yudumlar beni
Sevgilinin elinde dolu bir piyaleyim

Geçici heveslerin yorgunuyum, erenler!
Kısa saadetlerden baygınım, mestâneyim

Vız gelir cevr-i canan, üşenmem gafletinden
Dönerim biteviye; çarhında seyyareyim

Kavuşmak olmasa da sevgiliye ölmeden
Korkmam ben bu ateşten.. Ümitsiz pervaneyim

Bu sevda sıracası sarmış cümle bedenim
Timsalim derd-i aşka, hicrane nişaneyim

Aldırmam gülüp geçsin; ağyar, istihza ile!
Ben bu sevda uğruna abdalım, divaneyim

Ne Mecnunum sahrada, ne dağ başında Ferhad
Konuşur yâr u ağyar.. Dillerde efsaneyim!

Dehre ferman olsun ki boş değil bu alaka!
Benzeri yok aşkımın.. Ben; benim, yegâneyim

Hünkâr Dağlı

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri
21 Mart 2017
15
Ben Sallamam

Ben salmam dilimi öyle başıboş!
Her döndüğünü söylemesin alabildiğince
Ya sana zarar verirse..
Ben sallamam dilimi öyle!
Sen rahat ol, olabildiğince
Hatta emin.
Kayıtsız kalma hakkını kullan,
Görmezden gel istersen
Ya da reddet; itekle gitsin!
Hatta çamur atmanın keyfini sür
Karalamanın küçüklüğünü,
İhanetin düşüklüğünü yaşa
Ben tutarım dilimi,
Çevirmem senden yana
Sen, gerçekten özgürsün..

Ben salmam elimi öyle hoyrat!
Her uzandığına değmesin
Ya sana çarparsa, ayarsız..
Ben sallamam elimi öyle!
Sen irkilme, sakin ol
Hatta emin.
Dik durma hakkını kullan,
İtiraz etmenin keyfini sür
Hatta biraz dayılan!
İstersen zırh kaplat üstünü, başını
Temasın zevkini unut,
Seni benden mahrum tut
Ben tutarım elimi,
Uzatmam senden yana
Sen gerçekten serbestsin..

Ben salmam yüreğimi öyle her yere!
Her vardığına girip kalmasın
Ya seni bunaltırsa, darda koyarsa..
Ben sallamam yüreğimi öyle!
Sen sıkma canını, serin ol
Hatta emin.
Aldırmama hakkını kullan,
Sere serpe kayıtsız ol istersen
Hatta tamamen duygusuz kal
Kendine mekanik bir sağlamlık edin!
Taş kalpli ol en azından,
Ya da usandır da nazından,
"Ben kazandım" diye sevin
Ben tutarım yüreğimi,
Bırakmam senden yana
Sen, zaten bendesin..

Hünkâr Dağlı

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri
21 Mart 2017
16
Bestekâr

Bir ilahi hikmet tecellisidir
Şu ihtiyar dünya döner, aheste!
Sanki bu nizamı ters çevirecek
Nafile bir gayret, telaş; herkeste!

Endişe içinde, suratlar asık
Kiminde dert mide, kiminde kasık
Kimisi kart yobaz, kimi de fâsık
Toparlanamadık aynı adreste

Sen bu kargaşada duru su gibi
Berrak bir ışıltı, görünür dibi
Hüner ve sevgiden alıp nasibi
Sanki bir bülbülsün; altın kafeste

Terbiye, tefekkür, hakiki sohbet
Tanrı vergisidir insana, elbet!
Ruhunda güzellik var demet demet
Elinde çiçekler, gül.. deste deste

En güzel musiki, manalı sesin
Beğendiği sensin, hemen herkesin
Keşke şu Dağlı'ya bir görünesin
Sonsuza dek sürsün bu mahur beste

Hünkâr Dağlı

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri
21 Mart 2017
17
Bir Uğraşının Hikayesi

I.
Hayır, aşk mücadele değil!
Yeter artık boşu boşuna uğraşma
O, ilk göz göze geldiğimizde başladı telaşe
Seferberlik zamanı tedirginliğini
Yükleyip bakışlarına, en keskin
Ve en ihtiyat zabiti süngüsünde
Vurdun ya yüreğime
Büyüdü sevda çınarı o ışıklarla
Kökleri ulaştı en ücra hücrelere
Sökemezsin, yıkamazsın, kesemezsin
Görmezden gelme baltalarıyla savaşma
Yeter artık, uğraşma!

II.
Hayır, aşk mücadele değil!
O, ilk "bu kadar yeter" isyanında
Dut yaprakları arasında, ipekböceği gibi
Devam ediyordun
Işığa koşan pervane misali
Ve en anafor caziben
Döndürüp duruyordu etrafında
İlk vuslat vaktinde, hayretle
"Sen miydin o" diyordun
Teferruat benden başka her ne varsa
Acele etme, böyle sırnaşma
Yeter artık, uğraşma!

III.
Hayır, aşk mücadele değil!
O ilk ellerini tutuğumdaki cereyan
Marşına basılmış motor gibi ateşledi
Bir günebakan gibi döndüm yönümü
Gayrı sen güneşsin
Ve en alacalı zamanlar bile
Çeviremezsin yüzümü
Görünmese de kıyamete kadar baki güneş
Su yürüdü bir kerre en ücra dallara
Aşk batağı bu çıkamazsın, dolaşma
Yeter artık, uğraşma!

IV.
Hayır, aşk mücadele değil!
Boşuna mı eziyetti
Küçük parktaki kaçamak buluşmalar
Kırlangıç zikzağında giderdik
Aç kurt gözü keskinliğinde dolaşırdı bakışlar
İyice yanaşıp, yan yana oturduğumuzda
Kof muydu, sağlama yaslanma rahatlığı
Şubat ayazı mıydı beni tir tir titreten
Yüreğimin silkelemesidir mutlaka
Ve en saadetli heyecanlarla
Her yerinle ritim tutardın bu sallantıya
Darmadağın etseler de küçük parkı
Yükselse yerinde bir beton yığını
Kelebek kanadında titreyişler
Kaskatı durmaya çalışma
Yeter artık, uğraşma!

V.
Hayır, aşk mücadele değil!
Evet, çok riski vardı birlikteliğimizin
Tetikteydi ekmek dağıtan kapılar
Bir gören olsa, bir duyan olsa
Barınamazdık gökkubbenin altında
Sığınıp tanrının merhametine
Ve bir avuç kum atıp üstüne nöbetçilerin
Geçer giderdik mayınların arasından
Fıldır fıldır bakan gözlerden kurtulup,
Geçince "baraj" sınırını
Tavşanlar gibi çalılar arasına sokulurduk
Üniformalıların düdüklerinden
Tıpır tıpır etse de yüreğimiz
Koca koca sopaların gölgelerine rağmen
Denerdik her fırsatta, derleme-toplamayı
Çoban ateşi yakardım açığa, yağmur yağarken
Üstüne yapışmış elbisenin kıvrımlarında
Alevlerin ritmiyle dolaşırdı gözlerim
Mecusi tapınağı gibiydi dağ, bayır
Hiç sönmedi ateş
İsine, dumanına bulaşma
Yeter artık, uğraşma!

VI.
Hayır, aşk mücadele değil!
Onlarca mübareze peydah oldu bu meydanda
Nice serbülend pehlivanlar çıktı da,
Hiç kaale almadım ben
Yüreğim çeviriyordu bileğimi
En zülfikar sevdaya hasım mı olur
Deve yürüyüşüydü belki de yolculuğumuz
Ve en paha biçilmez hazine bu kervanın yükü
Nice harami saldırsa da sağdan, soldan
Ne darboğazlar, ne uzun çöller
Yol boyu tükenmez azığı, bitmez suyu
Varıp ulaşacak menzil-i maksuda
Devireceğim bütün silahşorları upuzun
Gördüğün serapların ardına aşma
Yeter artık, uğraşma!

VII.
Hayır, aşk mücadele değil!
O, ilk güneşimin tutulmasında
Zifiri zulmetlerde kaldım da, umarsız
Işık edindim kendime, dişlerimin gıcırtısından
Bir bakmalık yakındaydı, biliyordum
Yine de görmüyordum, göstermiyordun
Ömrünü tüketemez geyikler bu şehirde
Etle besleniyorlardı, kızıyordum
Sağmal inek çobanı mıydın sen
Döke-saça süt taşıyordun öte yakaya
Tepedeki taşa yaslanmış, taş gibi duruyordum
Çönelerin fitne-fücurundan
Toprağı sıkıyordum, otları eziyordum
Baştan mı belliydi bu ağılın dağılacağı
Boş yere taşları üst üste diziyordun
Az geri dur, bu kadar yanaşma
Yeter artık, uğraşma!

VIII.
Hayır, aşk mücadele değil!
Göçmen kuşların ardına takılıp,
Çekip gitmiştim güneye doğru
Belki de tutup götürdüler elsiz-ayaksız
Heyula gibi aramıza girdi sıradağlar
Bol kıvrımlı uzaklıkların ardında kaldı umut
Nefti bir kalabalığın arasında,
Durmadan kuzey türküleri çığırıyordum
Ve her gece yıldızları alıp karşıma,
Senden haber soruyordum
En hasret duygular yükleyip ışıklarına
Ve en titrek selamlar salıyordum
Sen, göç etmeyen serçeler gibi
Kar eşeliyordun
Döneceğimden o kadar emin değildin de
Niye baharı bekliyordun
Kuzey tutkunu bir serseriydim ben
Kar vardır orda hala, etraf bembeyazdır
Temizdir, bulanmamış düşlerim kadar
Ya da güneşin pırıltılarına uyup damlalar
Özlem ninnileri çalan sazdır
Halbuki hoyrat kaçamaklar sinsice
Tuz-buz edip kardan adamları
Kuzeyi baştan başa çamurla boyuyordun
Ve bilmeden ne yaptığını, inadına
Yer değiştiriyordun
Bilmediklerinle kucaklaşma
Yeter artık, uğraşma!

IX.
Hayır, aşk mücadele değil!
Bir daha tutulduydu güneş, hem de ay
Asfaltların katılığı eklendi, karanlığın karasına
Ebleh yüzlerde mesafelerin sakalları
Kara bir çadırdı; beyaz güvercinleri hapseden
Üstüme üstüme geldi koskoca şehir
Kaçıp büyük büyük binaların arkasına,
Küçücük bir kulübeye sığıştırdım heveslerimi
Daracık bir çile hane sayıp dünyayı,
Topladım çırpınan kanatlarımı
Olmayanı görmek zaten muhal ya
Lakin gözleri kapalıyken de görüyor insan
Yedi tepeli şehrin en yüksek tepesinden
Hep bu tarafa bakıyordun
Ne kadar tecrübe etsen
Burdan kopamıyordun
Hiç telaşe etmedin mi kale kapılarında
Aslına rücu etmek elzemdi, biliyordun
Benliğine sataşma
Yeter artık, uğraşma!

X.
Hayır, aşk mücadele değil!
O, ilk geri döndüğün zaman
Kaçıncı bahardı, o en güzel bahar
Bütün dalını, yaprağını yeniden açıyordun
Sıkıştırılmış muştular uçuştu etrafa
İhya etmeye yettiydi, kaporası bile
Süt kuzularının salınması,
Nehrin denize varması gibi doymanın tadındaydık
Ahmak ıslatan yağıyordu saadet
Ne kadar aydınlıktı İskele Sokağı'nın başı
Daracık odalarda haz ikram ediyordun
Ampulsüz aydınlıkları yaşıyorduk geceler boyu
En zevkli çıtırtılarla,
Huzur ısınıyorduk
Ve en zahmetli günlerin maişetini güdüyorduk
Yedi tepeli şehirde mi alıştıydın lükse
Cepkenimin boş cebindeki söküğü
Ve "bazlama" pişirirken terlediğin huzuru
Mekanik bir konfor acılığına bıraktın
Rahmet ve zahmet tedirginliği,
Kararsızlığın sürüncemesine takılıp gitti
Daha rahat meylinin kasisleri
Ahengi eskitti
Sertçe yağan kar kapatırken İskele Sokağı
Sen hala, "yaz bitmedi" diyordun
Mevsimlerin seyrine karışma
Yeter artık, uğraşma!

XI.
Hayır, aşk mücadele değil!
Ne de çok tutulur bu güneş,
Niye kararır ikide bir okyanusların yüzü
Silindiği yetmedi üstüne yazılan yazının
Bütün buzları eritti, yok etti ihanet
Tek damla bile su kalmadı zannettim o sıra
Diz boyu kan olmalıydı etraf,
Boğuluyordum
Bir katre yaş çıkmasa da gözlerimden
Cayır cayır bir yangınla
Ağlıyor, ağlıyordum
Kafamdaydı en dargın nedametler
Ve en kanlı parçalanmışlıkta yüreğim
"Ey Tanrım, değseydi bari"
Ve "Ey kahpe dünya!" diyordum
Hayat uçup gitmişti bedenimden
Kendi sınırlarımda uzatılmış bir cenazeyim
Zannediyordum
Bu kadar yanaştın da bu kanıya,
Tam mührü basarken kaçırdın altından
Artık istersen ömrün boyunca dene
Yeniden doldurdu sevda, denizleri damla damla
Bu yelkenli varacak o limana
Bir bardak suda fırtına koparmanın alemi ne
Gayrı durulma zamanı
Lök gibi bir asudeliğe mecbur
Ve hayat harmanının hasadına memuruz
Şimdi iş vakti, sıvışma
Yeter artık, uğraşma!

XII.
Hayır, aşk mücadele değil!
Hep istediğiniz gibi sürmez bu devran
En umulmadık vakitte gelir yağmur kuşları
Dağılır serseri kurşunlar sağa-sola,
Çürür çok katlı pastalar
İnip-çıkmaktan bitkin düşersin nihayet
Dolanma bu ormanın kralı emniyetinde
Sabır taşır karıncalar ufak ufak
"Fındık kırma"ya da muhtaç değil miyiz
Hep mi kaldırım taşlarını sayacağım
Bir de bakarsın, bir deli boran olur
Yırtılır en sağlam yamacın bağrı
Yanıp tutuşmaya başlarsın farkında olmadan
Tükenir biri kapanınca diğeri açılan kapılar
Banknotların üstüne oturur, ağlarsın
Sırf gitmiş olmak için ayrılacağım
Yakarım gemileri, boğazı geçdikten sonra
Boşluğun kütlesi çöreklenir kalır da önüne
"Neden" diye sorarsın
Sorumsuzluk neymiş anlarsın
Dolap beygiri gibi dolaşma
Yeter artık, uğraşma!

XIII.
Hayır, aşk mücadele değil!
Birlikte boyamalıyız geleceği, olduğu kadar
-Katılmak ve denk gelmektir aşk-
En uyumlu renklerde görünecek manzara
Ve en yakışık çiftte, bir var
Hiç görülmedi nağmenin bunca ahengi
Bize çalacak enstrümanlar, keyifle
-Suların biteviye denize koşmasıdır aşk-
Ne kadar zevk varsa, hepsini alacağız
Capcanlı gönül sükuneti dolduracak çevreyi
Başımın üstünde taşıyacağım gaileni,
Yüreğimdeki kadar
-Razı olmak ve katlanmaktır aşk-
Acıkmış bebelerin memeye höykürdüğünce
Koşup, yapışacağız teslimiyete
-Önceden tespit edilmiş yazgıdır aşk-
Alternatifi yok, böyle istemiş Tanrı!
Göstereceğiz aleme; sevda neymiş
-Bir olmak, birde durmaktır aşk-
Sen bana yegânesin nazlı yar
Gayrı dur, boş yere koşma
Yeter artık, uğraşma!

Hünkâr Dağlı

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri
21 Mart 2017
18
Biz Hep Burdayız

Ey gönül! beyhude gezip dolaşma
Cadde pislik dolu, sokak rezalet
Asrın işretine değme, bulaşma
Evvel hoş ise de, sonu nedamet

Gir ulu mabede, eriş huzura
Şehir yansa bile orası serin
Hepimiz muhtacız bir parça nura
Şu mübarek safta bana yer verin

Otur şadırvanın nurlu taşına
Temizle üstünden gaflet kirini
Eli-yüzü yıka, mesh et başına
Sıyır at nefsini; kır zincirini!

Dinle ezan sesi hiç eksik değil
Felaha çağırır günde beş defa
Kıyam et nefsine, rükuya eğil
Mutmain olup gör; ne haz, ne sefa..

Selam ile gönül, bitir işini
Bil ki ''bir duvarın tuğlaları''yız
Eğ, niyaz et.. sonra dikip başını
Yürü metanetle.. biz hep burdayız

Hünkâr Dağlı

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri
21 Mart 2017
19
Bize Hep Gurbet

Zamanın birinde, durup dururken
Bir sefere çıktık; hazırlık yoktu
Ne geçmiş maziydi, ne ati erken
Senin zamanların soluk soluktu

Kim kimi kandırdı bu zor sefere
Bende az kabahat yok değil hani!
Nedir bu sahrada bu dağ, bu dere
Senin tavırların hepten yabani

Bir soru üstünde sen duruyordun
Benim sorduklarım zaten cevaptı
Herhalde hep vaha uyduruyordun
Ya da uçtuğumuz düştü, seraptı..

Böyle zalim midir bu insafsız yol
Ya hiç arkası yok, ufuktan uzak
Ya da dik yamaçlar, uçurumlar bol
Ve.. her ümidinin arkası tuzak

Eminim ki asla bitmeyecek bu
Bize hiç sıla yok, bize hep gurbet
Yan yanayken özlem berbat doğrusu
Her ikimizi de yakacak hasret!..

Hünkâr Dağlı

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Hünkâr Dağlı Şiirleri
21 Mart 2017
20
Böylece!

Uzak diyarlarda gece yarısı
Ben hala ayakta, hala uyanık
Gurbet ızdırabı, mide ağrısı
Ve çaresizlikten yüreğim yanık

Geceler ufuksuz, şafak ağarmaz
Gün doğsa da beni heyecan sarmaz
Özlem nar-ı zerdüşt; sönmez, kararmaz
Eve vardığıma olmazsa tanık

Ümidi katleder bedbin kaygılar
Bitkin bedenimi hasret sargılar
Özlem bu nizamı kınar, yargılar
Sebebi ne, bu davada kim sanık?

Beklerim.. Beklemek sıra dağ gibi
Gözlerim ufukta bir çerağ gibi
Özlem kandillerde yanan yağ gibi
Fitil şişmiş, vuslat yolu tıkanık

Hünkâr Dağlı

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj