ez-Zahir ism-i şerifi Allahu Teala'nın esma-i hüsnasındandır; açık ve aşikar manasında..
Cenab-ı Allah eserleri fiileri ve sıfatları ile ez-Zahir Zat-ı Pak-i Sübhaniyye'si ile el-Batın'dır..
nitekim el-Hadid suresi evvelinde gelir " Hüvel-Evvelu vel-Ahiru vez'Zahiru vel-Batın.."
Kainatta zerreden kürreye kadar canlı cansız her nesne bir isme mazhardır ve her mazharda Allah kendi varlığını izhar etmektedir.. hatta Allahu Teala öyle Zahir'dir ki zuhurunun şiddetinden gaib olmuştur.. o sebeble bazı muhakkik zatlar şöyle buyurmuş; " Sübhane men-ihtecebe ani-l ukuli bi-şiddeti zuhurihi ve-htefa anha bi-kemali nurihi.. / Zuhurunun şiddeti sebebiyle akıllardan perdelenen ve nurunun
kemalinden dolayı akıllardan gizlenen O Yüce Zat'ı tesbih ederiz.."
Aziz Mahmud Hüdai Hz. (Ks.) delail isteyen gözsüzlerden şikayetçidir; hazret şöyle sormuş vaktiyle;
" Zuhuru perde olmuştur zuhura; Gözü olan delil ister mi nura..?! " haa demek ki okumak ve duymak başka ilim görmek ise bambaşka bir İLİM imiş..
Kıssa; Mutezile'nin meşhur imamlarından Zemahşeri bir beldeyi ziyarete gelir.. halkın nümayişleri arasında gezinirken acuze bir kadınla karşılaşıyor.. bu yaşlı kadının kendisi ile alakadar olmadığını gördüğü zaman İmam Zemahşeri bir hayli şaşırır ve şöyle der; " bak ana! ben var ya Allahu Teala'nın varlığını yüzlerce delil ile
isbat edebilirim.. vs.." ihtiyar kadın ona şöyle der " demek ki Allah'ın varlığı hakkında senin yüzlerce şüphen ve çekincen var..! "
bu cevaptan kadının bir 'azize' olduğu bilindi.. aşıklar ve hayranlar sözü gayet veciz ve dakik konuşur ve bazıları vardır ki hiç konuşmaz.. ebyatı yirmi beşbini mütecaviz olan Mesnevi-i Şerif'i çok uzun bulan Aşık Yunus Emre efendimiz Hz. Mevlana huzurunda şöyle deyivermiş; " sözü o kadar uzun etmeye ne lüzum vardı sultanım ? ben olsam ete kemiğe büründüm yunus diye göründüm der bitirirdim.."
İmam-ı Gazzali'nin üstazı İmamul Haremeyn el-Cüveyni'dir bu zat-i şerif vefatına yakın demlerde çevresinde ki insanlara şöyle vasiyet ediyor; " Aleyküm b-dini'l-acaiz / size koca karıların dini lazımdır ve ben şimdi onların akidesi üzre göçüyorum.."
maksud şudur: pir-i fani ve faniyeler o kocalmış azizler ve azizeler kelam ve felsefeye sapmadan dosdoğru bir sıratta tam bir teslimiyetle arı duru iman edip tertemiz amel ettiler siz dahi öyle şaibesiz teslim olun öyle kavi iman edin ben dahi şu anda teferruattan üssül-esasa rücu etmiş bulunmaktayım.... vesselam.....!
Alıntıdır
Elif


Üyelik tarihi
09 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Ankara
Yaş
36
Mesajlar
17.951
Seslenildi
1540 Mesaj
Etiketlendi
104 Konu
Ruh Hali
Mektub-i Şerif evveli
30 Mart 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Normal