Midilli Kalesi
Görünen ve kılavuz istemeyen hisar anıtları içinden, zamana yolculuk ve adanın geçmişini keşfetmeye bir davet. Hisarın şehrin yaşamı ve korunmasındaki Bizans’tan günümüze kadar oynadığı rolü tanımak için yaklaşın.
Midilli hisarı, şehrin kuzey ve güney limanı arasında olan bir yarımadanın en yüksek noktasında, küçük bir tepeye kurulmuştur ve Doğu Akdeniz’in en büyük ve en güçlü hisarı olarak nitelendirilmektedir. Antik dönem ve Bizans yıllarında bu yarımada bir adaymış, zira burayı Lesvos’un geri kalan kısmıyla Evripos halıcı ayırmaktaymış.
Evripos aşağı yukarı bugünkü Ermou caddesinin bulunduğu yerdeymiş ve kuzey ile güney limanlarını birbirine bağlarmış.
İnsan müdahalesi ile toprak yığıkları halıcı yok etmiş, adayı da yarımadaya dönüştürmüş. Bizans yıllarında oluşan ilk şeklinin, antik akropol üzerine kurulduğu düşünülmektedir. Hisara ilk önemli müdahaleler 1373 yılında, adayı fetheden Gateluzolardan, özel olarak da Frangiskos Gateluzos tarafından yapılmıştır. Başka değişiklik ve ilaveler takip etmiştir, bunların en önemlisi ise 1677 yılında Osmanlılar tarafından yapılan olmuştur. Osmanlılar sayesinde kuzeydeki en alt bölümünün inşası gerçekleştirilmiştir. İinşaat malzemesi olarak, Midilli antik tiyatrosu gibi, o zamanlada gerilemiş olan eski yapıtların parçaları kullanılmıştır. 1912 yılında Tüklerin ayrılmasından sonra, hisar kışla olarak kullanılmıştır. 1912 yılından sonra, yeni mülteci binaları inşa etme amacıyla mantıksız bir şekilde inşaat malzemesi kullanımı, hisarın kademeli olarak bozulmasına yol açmıştır.
Morfolojik açısından, aşağıdaki bölümlerden oluşmaktadır:
Akropol (Yukarı Hisar): tepenin güney ve en yüksek noktasında olan hisardır.
Esas Bahçe (Orta Hisar): en büyük kısmı Genovalı Gateluzziler tarafından inşa edilmiştir.
Alt Bahçe (Aşağı Hisar): Kuzeybatı kısmında olan ve Osmanlı döneminde yapıldığı tahmin edilen hisardır.
Hisarı ziyaret edenlerin göreceği en önemli anıtlar şunlardır;
Gateluzzilerin ev sembolünün yer aldığı taş ve Bizanslıların kartalı ile Bizans Paleologos ailesinin 4 ‘B’ işaretini taşıyan, ‘Kraliçe Hisarı’ olarak da bilinen merkezi batı kulesi, Kule Cami, ‘Orta Kapı’ Osmanlı Kapısı, Barut Deposu, Tekke, Osmanlı Medresesi, Hamam, Çeşme ve Havuz.
Kalenin içinde Kanada Arkeolojik Enstitüsü tarafından arkeolojik kazılar gerçekleştirilmiştir.
Antik ve klasik dönem binaları ile ortaçağ kalıntıları bulunmuştur. Orta Hisarda, Osmanlı döneminden, Medrese, Hamam, hastane ile hapishane, çeşme ve çok ilginç olan havuz gibi birçok yapı mevcuttur.
2000’dan itibaren Orta Kapı (Orta – Batı Kapısı) ile Havuzun restorasyon çalışmaları başlamıştır, kısa süre önce ise anıtın dış kısmının şekillenmesi başlamıştır.
Son yıllarda Hisar bölgesinde, yaz dönemi kültür faaliyetleri için alan mevcuttur.
Castle of Molyvos
Antik Mithimna akropolünün ve devamla Bizans kulesinin bulunduğu yerde yerli gri ve kızılımsı volkanik taşlarla inşa edilmiştir. Akdeniz’in en iyi korunan kalelerinden biri olarak bilinir. Toplam yedi adet kale burcu vardır; dördü dörtköşe, üçü de yarım daire şeklindedir ve nihai şekli Gateluzlarla Osmanlılar tarafından verilmiştir. Edremit körfezine doğru kuzey geçişin kontrolünde kullanılmıştır. Yokuş yukarı olan beldenin tepesinden pitoresk küçük limanı olan koruma altındaki belde ile ovaya doğru enfes bir manzara vardır.
İdare telefonu: 22530 71803
Çalışma saatleri: Salı ila Pazar arası 08.00-20.00, Pazartesi günleri 13.30-20.00
Sigri Kalesi
Sigri balıkçı köyünde özellikle bölgenin kalker taşından olan kırmızı ve beyaz taşlardan inşa edilmiş olan Osmanlı kalesi bulunmaktadır. 1757 yılında Gateluzlar kulesinin harabeleri üzerine kurulmuş ve bölgenin korsanlardan korunmasında faydalı olmuştur. Ana kale kapısı şahane bir Arap tekniği örneği teşkil eder.Midilli

Τhe glorious city Adanın başkenti, “Yunanistan’ın görkemli şehrileri” olarak adlandırılacak olan on aday şehirden biridir. Life style açısından hot sports Şehrin kendisi. Rıhtımlı büyük limana varır varmaz şehir dolce vita havası ile hemen sizi fethedecektir
edi tepe üstünde kurulmuş olan ve Gatelluzi tarafından yapılmış kule ile taçlandırılmış olan ada başşehri, parlak geçmişinin ve muhteşem uygarlığının geçmişinin çok önemli örneklerini muhafaza etmiştir.
Otel, restoran ve eğlence açısından her tür talep ve ihtiyacı karşılayabilen, yoğun bir gece hayatına sahip olan, düzenli ve canlı bir şehirdir.
Gatelluzi tarafından yapılmış görkemli kule, etkileyici kubbeye sahip olan Agios Therapontas kilisesi ve limanın uçundaki Özgürlük Heykeli, şehrin amblemleridir. Yerlilerin toplandığı klasik bir nokta Sapfo meydanı etrafındaki bölge ve aynı zamanda sabahın erken saatlerinden itibaren dikkatleri çeken, modalı barlar ve kahvehanelerle dolu yeni güney limanının diğer yarım nalıdır. Atılan voltaları ve sonsuz kalabalığı seyretmek için orada bir mola verin.
Plajlar
Midilli başkenti yakinlarinda
Şehirde bulunuyorsanız, taşıt aracınız yoksa ve serinlemek istiyorsanız, limanın yanında, kalenin altında bulunan organize plaj “Tsamakia”ya gidebilirsiniz veya liman kolunun dış tarafında, özgürlük heykelinin bakışlarının altında bulunan blokakia’dan serbest bir dalış yapabilirsiniz. Aksi taktirde, havaalanına doğru ilerleyin, Kratigos bölgesinde beğendiğiniz noktada yol boyunca durabilirsiniz. Daha iyi bir kumsal için şehirden daha da çok uzaklaşacaksınız. Amali yarımadasının etrafında Loutra’ya doğru tur atarak kantinleri bulunan Haramida sahilinde veya uzonuzu içebileceğiniz küçük bir tavernası bulunan Agios Ermogenis’in pitoresk kucağında yüzebilirsiniz.
Kuzey kiyilari
Kumsal ve deniz açısından burada durum daha iyi olmaya başlar. Mantamados’tan Eftalou’ya doğru, kırmızı kumlu ve mükemmel balık tavernaları olan Tsonia’yı bulacaksınız. Ayrıca, yüzmek için pek değil de, son derece taze yemek için otantik bir limana ulaşmak isterseniz yandaki Kapi İskelesi veya Yeni Limana gelebilirsiniz. Skamnia İskelesine doğru devam ettiğinizde, güzel tavernaları olan çakıl taşlı Kaya sahili vardır. Oradan Eftalou’dan önceki Hrisi Akti’nin (Altın Kumsal) mükemmel, büyük, kumlu sahiline kadar toprak yol boyunca yüzebilirsiniz. Birçok tavernası olan Eftalou’da şifalı sulardaki sıcak banyo ile genelde soğuk olan denize atlamak arasındaki gelgit bir gelenektir. Genel olarak, doğu, kuzeydoğu kıyılarındaki sahillerde kalın çakıl taşı mevcuttur, çok az noktada kuma rastlanır.
Kuzey ve bati kiyilari
Çakıl taşlı sahilinde yüzeceğiniz muhteşem Molivos’tan başlayıp, dükkanların önündeki Petra’nın büyük kumlu sahiline ilerlersiniz ve muhteşem Anaksos’a, oradan da biraz ıssız olan Ampelia’ya devam edersiniz. Filia İskelesi veya diğer bir deyişle Tsihranta güzel deniz ve yemek sunar, ancak Skalohori iskelesi – Kalo Limani’de bulunan iki tavernada özellikle Lesvos yemekleri tatmak için gideceksiniz. Oradan Antik Antissa’nın çakıl taşlı sahiline, Kampos büyük kumsalına ve Gavatha’nın ince kumlu sahiline giden düzgün toprak yola gireceksiniz. Bu sahillerde Skalohori-Sigri anayolundan da ulaşabilirsiniz. Bu yolun sonunda uzak ancak mükemmel olan Sigri bulunmaktadır; beldenin içindeki küçücük kumsalı ve Faneromeni’deki büyük ve çoğu kez fırtınalı sahili bulunur.
Bati-güneybati kiyilari
Adanın güneybatı ucunda büyük, kumlu, birçok barı vr 3.000 yıllık tarihi olan Eresos bulunmaktadır. Midilli’ye doğru giden yolu takip ederek Mesotopo İskelesi veya Tavari’ye inersiniz ya da pitoresk Apothika’da dinlenmek ve orada bulunan 50 metrelik bir duvardaki en güzel Lesvos yapısı örneğini görmek isterseniz Makara’ya denize gidersiniz. Burada Miken mezarları ve siyah çakıl taşları bulunur, Lesvos’un en eski yerleşim noktalarından biridir. Ayrıca Hrouso sahili de çok güzeldir.
Güney kiyilari
Gera körfezinin batı tarafında, Kalloni körfezinin batı ucuna kadar adanın en güzel sahillerinden bazılarını bulacaksınız. Mükemmel kuma sahip olan Tarti’deki kapalı kucaktan başlayarak, daha büyük, altın kumlu Agios İsidoros’a ve büyük çakıl taşlı ancak daha küçük olan Plomari ve Melinta sahillerine devam ederek altı kilometrelik Vatera kumsalında son bulur. Bütün bu yerlerde barlarla tavernalar bulabilirsiniz, ayrıca şemsiye ve şezlong gibi sahil teçhizatı da vardır.
Gera ve kalloni körfezi
Körfezlerdeki kumsal ve denizin dibi kabuklu mahsuller ve son derece lezzetli balıklar açısından uygundur ama su sıcak olmasına rağmen yüzmeye uygun değildir. Gera’daki en iyi seçenekleriniz Evriaki kumsalıdır, Kalloni’de ise İskele, Polihnitos’taki kumsal ve genel olarak körfezin girişine daha yakın olan noktalardır.
Tarih ve Kültür
Mitolojiygöre, adanın ilk sakinleri Pelasgos’lar ve Midilli’nin ilk adı da Pelasgiya idi. Tarih öncesi dönem boyunca Makaria, Lassia, Aiolis, Aithiopi gibi pek çok değişik isimler almıştır. Bugünkü adı olan”Lesvos” u Teselya’lı kahraman Lapithos’un oğlu Lesvos’tan almıştır. Midilli, Kaloni, Andissa, Eresos, Mithimna gibi günümüze dek ulaşan birçok yer adı mitolojik kökenlidir.
Arkeolojik kazılar, geç Neolitik dönemden itibaren adada insanların ikamet ettiklerini göstermektedir. M.Ö 1393 – 1184 yılları arasında adayı Akalılar ele geçiriyor. Ada, M.Ö 1110′lu yıllarda Aiol’ler tarafından ele geçiriliyor. Aiol’lerin adanın eski sakinleri ile karışıp kendi uygarlıklarını ve dillerini yaymaları ile zaman içinde ada, Doğu Ege uygarlığının önemli bir merkezi olarak gelişti. Arkaik döneminde (M.Ö 7 – 6. Yüzyıllarda) adada ticari ve dünyaya açılma faaliyetlerinin yanı sıra önemli bir kültürel gelişim de kaydedilmektedir.
Adaya çeşitli halkların yerleşmesinden ve savaşlarla geçen çalkantılı yıllardan sonra, M.Ö 88 yılında ada Romalılar tarafından işgal edilmiştir. M.Ö 62 yılından M.S 70 yılına kadar kısmi özerk bir yönetim dönemi devam etmektedir ve Roma devleti Doğu ve Batı olarak ikiye bölündüğünde Midilli adası Doğu, yani Bizans Devleti’ne geçmiştir. M.S 53 yılında Aziz Pavlos, Hristiyanlığı yaymak ve öğretmek üzere adayı ziyaret ediyor. Bizans Döneminde (324 – 1453) ada, zaman zaman Araplar, Venedikliler ve Katalonyalıların saldırısına uğramaktaydı. 1354 yılında ada İmparator 5. İoannis Paleologos tarafından kız kardeşinin çeyizi olarak Cenevizli Francesco Gateluza’ya devredilmiştir. Gateluzo ailesi 107 yıl boyunca adayı yönetmişlerdir. Başka bir deyiş ile Osmanlılar 1462 yılında adayı ele geçirinceye kadar..
Osmanlılar döneminde (1462 – 1912) adada zor günler yaşanmıştır. Fakat 19. Yüzyılda ticaret ve endüstrinin gelişmesinin bir sonucu olarak Midilli Adası’nda adaya kültürel bir patlama getiren ve şehri kozmopolit bir limana dönüştüren güçlü bir burjuva sınıfı doğmuştur. 1912 yılında Midilli Adası, Yunan Donanması tarafından serbest bırakılıyor ve esin olarak 1914 yılında Londra ve Atina antlaşmalarına göre Yunanistan’a devrediliyor. Yunanistan’ın adadaki hakları 1923 yılında Sevr ve Lozan Antlaşmalarınca resmi olarak tanınmıştır. 1939 yılında Yunanistan’ın 2. Dünya Savaşına katılmasından sonra barış, Midilli Adası’na nihai olarak 1944 yılında dönüyor. Savaş sonrası dönemde (1950 – 1960 yıllarında) Yunanistan genelinde yaşanan ciddi ekonomik problemler yüzünden ada sakinlerinin Batı Avrupa ve Amerika kıtasına büyük göç akımları kaydedilmiştir. Midilli Kültürü, memleketinden uzakta olsa da kendi kültürel kimliğini ve özelliğini zaman aşımına uğratmayarak korumaya devam etmektedir.
Ada’da M.Ö. 3000 yılından beri insanlar yaşamaktadır.
Omiros’a göre, Truva savaşı esnasında adaya Akalar tarafından birçok saldırı olmuştur.
M.Ö. 10uncu yüzılda buraya Eoller yerleşmiştir.
M.Ö. 7nci ve 6ncı yüzyıllarda Arkaik Dönemde, Pittakos döneminde Lesvos ve başşehri olan Midilli önemli ticaret ve kültür merkezi olmuştur.
M.Ö. 527-479 yıllarında ada Perslere geçmiştir.
Atina İttifakı üyesi olmuştur.
Makedonlar, Ptolemeler, Pontus kralı Mitridatis (m.ö. 88-79) ve Romalılar tarafından ele geçirilmiştir.
Bizans Döneminde Slavlar, Sarakuslar ve Katalanların saldırılarına maruz kalmıştır.
İstanbul’daki Latin İmparatorluğu’nun parçası oluşmuştur (1204-1247).
1354 yılında Bizans İmparatoru Mihail Paleologos tarafından Genovalılara teslim edilmiştir (1261’de Bizans İmparatorluğunun yeniden ayağa kaldırılması çalışmalarına Franklar’ın verdiği yardıma karşılık olarak).
M.S. 1462’d Osmanlılar tarafından fethedilmiştir.
M.S. 1912’de Yunan Devletine ihlak edilmiştir.
On yıl sonra, 1922’de nüfus mübadelesi anlaşması sonrası, ada Yunan göçmenlerle dolmuştur.
Kalesi
Midilli Kalesi
Görünen ve kılavuz istemeyen hisar anıtları içinden, zamana yolculuk ve adanın geçmişini keşfetmeye bir davet. Hisarın şehrin yaşamı ve korunmasındaki Bizans’tan günümüze kadar oynadığı rolü tanımak için yaklaşın.
Midilli hisarı, şehrin kuzey ve güney limanı arasında olan bir yarımadanın en yüksek noktasında, küçük bir tepeye kurulmuştur ve Doğu Akdeniz’in en büyük ve en güçlü hisarı olarak nitelendirilmektedir. Antik dönem ve Bizans yıllarında bu yarımada bir adaymış, zira burayı Lesvos’un geri kalan kısmıyla Evripos halıcı ayırmaktaymış.
Evripos aşağı yukarı bugünkü Ermou caddesinin bulunduğu yerdeymiş ve kuzey ile güney limanlarını birbirine bağlarmış.
İnsan müdahalesi ile toprak yığıkları halıcı yok etmiş, adayı da yarımadaya dönüştürmüş. Bizans yıllarında oluşan ilk şeklinin, antik akropol üzerine kurulduğu düşünülmektedir. Hisara ilk önemli müdahaleler 1373 yılında, adayı fetheden Gateluzolardan, özel olarak da Frangiskos Gateluzos tarafından yapılmıştır. Başka değişiklik ve ilaveler takip etmiştir, bunların en önemlisi ise 1677 yılında Osmanlılar tarafından yapılan olmuştur. Osmanlılar sayesinde kuzeydeki en alt bölümünün inşası gerçekleştirilmiştir. İinşaat malzemesi olarak, Midilli antik tiyatrosu gibi, o zamanlada gerilemiş olan eski yapıtların parçaları kullanılmıştır. 1912 yılında Tüklerin ayrılmasından sonra, hisar kışla olarak kullanılmıştır. 1912 yılından sonra, yeni mülteci binaları inşa etme amacıyla mantıksız bir şekilde inşaat malzemesi kullanımı, hisarın kademeli olarak bozulmasına yol açmıştır.
Morfolojik açısından, aşağıdaki bölümlerden oluşmaktadır:
Akropol (Yukarı Hisar): tepenin güney ve en yüksek noktasında olan hisardır.Esas Bahçe (Orta Hisar): en büyük kısmı Genovalı Gateluzziler tarafından inşa edilmiştir.
Alt Bahçe (Aşağı Hisar): Kuzeybatı kısmında olan ve Osmanlı döneminde yapıldığı tahmin edilen hisardır.
Hisarı ziyaret edenlerin göreceği en önemli anıtlar şunlardır;
Gateluzzilerin ev sembolünün yer aldığı taş ve Bizanslıların kartalı ile Bizans Paleologos ailesinin 4 ‘B’ işaretini taşıyan, ‘Kraliçe Hisarı’ olarak da bilinen merkezi batı kulesi, Kule Cami, ‘Orta Kapı’ Osmanlı Kapısı, Barut Deposu, Tekke, Osmanlı Medresesi, Hamam, Çeşme ve Havuz.
Kalenin içinde Kanada Arkeolojik Enstitüsü tarafından arkeolojik kazılar gerçekleştirilmiştir.
Antik ve klasik dönem binaları ile ortaçağ kalıntıları bulunmuştur. Orta Hisarda, Osmanlı döneminden, Medrese, Hamam, hastane ile hapishane, çeşme ve çok ilginç olan havuz gibi birçok yapı mevcuttur.
2000’dan itibaren Orta Kapı (Orta – Batı Kapısı) ile Havuzun restorasyon çalışmaları başlamıştır, kısa süre önce ise anıtın dış kısmının şekillenmesi başlamıştır.
Son yıllarda Hisar bölgesinde, yaz dönemi kültür faaliyetleri için alan mevcuttur.
Castle of Molyvos
Antik Mithimna akropolünün ve devamla Bizans kulesinin bulunduğu yerde yerli gri ve kızılımsı volkanik taşlarla inşa edilmiştir. Akdeniz’in en iyi korunan kalelerinden biri olarak bilinir. Toplam yedi adet kale burcu vardır; dördü dörtköşe, üçü de yarım daire şeklindedir ve nihai şekli Gateluzlarla Osmanlılar tarafından verilmiştir. Edremit körfezine doğru kuzey geçişin kontrolünde kullanılmıştır. Yokuş yukarı olan beldenin tepesinden pitoresk küçük limanı olan koruma altındaki belde ile ovaya doğru enfes bir manzara vardır.
İdare telefonu: 22530 71803
Çalışma saatleri: Salı ila Pazar arası 08.00-20.00, Pazartesi günleri 13.30-20.00
Sigri Kalesi
Sigri balıkçı köyünde özellikle bölgenin kalker taşından olan kırmızı ve beyaz taşlardan inşa edilmiş olan Osmanlı kalesi bulunmaktadır. 1757 yılında Gateluzlar kulesinin harabeleri üzerine kurulmuş ve bölgenin korsanlardan korunmasında faydalı olmuştur. Ana kale kapısı şahane bir Arap tekniği örneği teşkil eder.
Konaklama
Midilli ve çevresinde 263 tesis müsaittir.
Hotel Ilion
Petra plajının tam karşısında yer alan Hotel Ilion, balkonlu ve Ege Denizi manzaralı klimalı odalar ve bir bar ile hizmet vermektedir. Tavernaların ve mağazaların yer aldığı kent merkezi 150 metre mesafededir.Ilion'un tüm odalarında kablo TV ve buzdolabı vardır. Ayrıca her odada saç kurutma makinesi ve banyo malzemeleri ile donatılmış özel banyo mevcuttur.
Yemek alanında yerel ürünlerle hazırlanan açık büfe kahvaltı servis edilmektedir. Barda ise içkiler ve kahve sunulmaktadır.
Konuklar ortak kullanıma açık alanlarda ücretsiz Wi-Fi erişiminden faydalanabilirler. Tesis bünyesinde bir de turistik eşya mağazası bulunmaktadır.
Pitoresk Molyvos köyü 8 km uzaklıktadır. Lesvos'un başkenti ve limanı Midilli ise 53 km mesafededir. Otel personeli konuklara araba ve bisiklet kiralama konusunda yardımcı olabilir.
Panselinos Hotel
Muhteşem bahçelerin içinde yer alan pastel tonlarındaki güzel binalarla çevrili olan otel, dinlenebileceğiniz sakin bir ortam sunmaktadır.
Panselinos Hotel'in elverişli bir şekilde deniz kenarında yer alması sayesinde konuklar, havuz kenarında ya da kendi balkonlarında dinlenirken Ege Denizi'nin kristal berraklığındaki sularının eşsiz manzarasının keyfini çıkarabilirler.
Otel bünyesinde internet erişimli bir bilgisayar odası bulunmaktadır. Kendi havuz ve oyun sahalarına sahip olan çocuklar, burada çok iyi ağırlanmaktadırlar. Çocuklar denetim altında eğlenirken konuklar bahçelerde yürüyüş yapabilir ve bu cennet gibi mekanda geçirdikleri zamanın keyfini çıkarabilirler.
Gün batımı eşliğinde, sadece en taze malzemeler kullanılarak hazırlanan eşsiz yerel yemeklerin tadına bakın. Ardından gece, otel tarafından organize edilen Yunan müziği ve dansı ile özel bir Yunan atmosferine bürünerek çeşitli eğlencelerle devam edecektir.
Dimitra
Petra'da, plajın hemen karşısında yer alan Dimitra'da snack bar vardır. Otelin klimalı odalarında ücretsiz Wi-Fi erişimi ve Ege Denizi'ne veya ünlü Meryem Ana Manastırı'na bakan mobilyalı bir balkon bulunmaktadır.
Dimitra'daki odaların tamamı buzdolabı ve elektrikli su ısıtıcısı ile donatılmıştır. Her odada TV ve duşlu özel banyo mevcuttur.
Snack barda içeceklerin yanı sıra makarna, pizza ve salata gibi yemekler sunulmaktadır. Tavernalar ve mağazalar 3 dakikalık yürüme mesafesindedir.
Otel, Mithymna'ya 5,5 km, Skala Kallonis'e ise 19 km uzaklıktadır.
Petalidi
Petalidi Plajı'na sadece 10 metre uzaklıkta, bir bahçe ile çevrili olan Petalidi bir restoran ve snack bar sunmaktadır. Tesis ücretsiz Wi-Fi ve balkon içeren klimalı odalar ile hizmet vermektedir. Skala Mistegnon Plajı 1 km mesafededir.
Petalidi'nin tüm odaları TV ve buzdolabıyla donatılmıştır. Odaların hepsinde minibar ve saç kurutma makineli özel banyo vardır.
Ek ücret karşılığında her gün kontinental kahvaltı servis edilmektedir. Tesis bünyesindeki restoranda yerel lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz.
Küçük konuklar çocuk oyun alanında hoş vakit geçirebilirler. Güneşlenme terasında şezlonglar vardır.
Günün 24 saati hizmet veren resepsiyon personelinden 29 km mesafedeki güzel Molivos hakkında bilgi alabilirsiniz. Tesis yakınında özel otopark imkanı mevcuttur. Midilli Havaalanı 19 km uzaklıktadır.

14Beğeniler










Normal