entmutigen: cesaretini kırmak, gözünü yıldırmak.

unermüdlich: yorulmaz, yorulmak bilmez.

Vertragsabschluss: sözleşme yapma.

krankenpfleger: hastabakıcı.

Krankenschwester: hemşire.

schleudern: atmak, fırlatmak; çamaşır makinesiyle kurutmak; patinaj yapmak.

ungeduldig: sabırsız.

ermäßigung: indirim, tenzilat.

unaufgefordert: davet edilmeden, davetsiz; kendiliğinden.

Reservierung: yer ayırtma.

vernunft: akıl, us; anlayış, izan.

ausweisen: kovmak, dışarı atmak; sürmek, sürgün etmek.

sich ausweisen: hüviyetini ispat etmek, kimliğini kanıtlamak.