ertelenen bir gülüş bırakmışsam yakana
tutunsun istemedim perçemine bir rüzgar

meğer yola çıkarken yağmurundan kaçmışım
göğsünü yarılayan hançer gibi sımsıcak
kapattı gözlerini o narin elleriyle
ölü bulutlarıyla yatıştı ruhum

dudak izi aramazdım ısırdığım elmada
bir düş yolculuğuyla varılsa vuslatlara

kuşlarla gittim
nar çiçeğim
/baka kaldı ardımdan/
hep kanat sesleriydi saçlarımda duyulan
güneşimdi elimde parmakların
sanki hiç ısınmayan

dağları insanlardan şehirlere hapsoldum
gecekondu sanarak
yaktılar aşk hanemi
hasret kaldım toprağa
gece karanlığına
uykuda suretimi parçalarken çığlıklar
o nazenin gülüşe
ben acılar ekledim


Mehmet Şamil Baş