zaman treni geçer gider
eskiyen günlerin, saklısında kalır anılar
dudaklarda durur / kalır, uçuk gülümsemeler
çıkmazındasın sokağın
tenhada ıssız
sesini dinlendiren zaman
yüzüm yok gölgesinde
solmakta yeşil git gide
gözleri gülümsemeyen bahar
sarnıcında birikmeyen su
içini ezen eksilmişlik duygusu
gecikmemeli düş
gecikmemeli düş
ama
yangın söner mi taşıma suyuyla?
söz /de kalmaya mahkûm
belki de hiç yok
üzerinde sarı elbise
mavi değil döneceğin kıble
ziyandan kârâ hınçla geçmişken
sözü birikmiş yüreğin
şimdi kaygan zeminler
düşüyor(um) gitmeler(e)
bütün günlerde a(e)cele bir telâş
kararsız ay ışığı ile güneş
mecâlsiz körüğünden
aynı koku gelir uyanan her günden
yere inen bakışlarında
eski gecelerin, açılmayan kilidi
ninniler ister uykusuzluğuna
kadın yüzünün altında
büyümemiş/ kalmış çocuk
ah! nasıl da değişmiş tadı sabah kahvesinin
aynı kokmuyor artık balkondaki fesleğen
göç dalgalarının şiddetinde
sığ deniz(de), baş aşağı vurmuş sevinç
bir görünüp bir kaçan
haylâz bir çocuk hayat
dalda tek bir yaprağı
tavukkarası yordamı
sürüyor sayıklamalarla soluk
Neoma

Üyelik tarihi
17 Mart 2015
Mesajlar
5.630
Seslenildi
256 Mesaj
Etiketlendi
22 Konu
Sayıklamalar
22 Nisan 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter

Normal