rüzgâr aynı rüzgârdır dalında

lâkin, herkes ayrı ayrı yönlere savrulur...!



zamanın sarstığı can ağacın

kaç kez soldu yaprağından

kaç kez gitti geldi ölümlere


son nefes iken

kaç kez ipten aldın boynunu

kaç kez tartıldı

acılar terazisinde dayanıklığın

içinin belirsizliğinde

duran /yangının uzun soluğu


yarım yamalak yaşananlardan sıyrılıp

vaktidir artık kendine gelmen

azaldı zaman

içten içe susup kenara yığdıklarını

kus artık diline

vaktidir korkularından sıyrılmaların

çek çıkrığını gecenin / güne

saygıyla eğil önünde

bu vakte kadar yarattıklarının

öp dudaklarınla alnına koy

durmadan kendine çektiğin kılıcı

kınına koy

hadi taşı beni bedenim

yepyeni bir güne...