Cennetim / Cehennemim /de sen oldun
bir denizin suları çekilirken
bir kapı üzerime örtülürken
yaşama sağırdı bedenim
soğuk namlu ucuna, âvâre yürürken adımlarım
karıncalar gibi üşüşüyordu aklıma Ölüm
gümbür gümbür bir deli Boran’dı göğsüme vuran
ateşteki son kızıllık da geçiyordu ki;
sen geldin Dila / sen geldin...
bahardan nağmelerle geldin
söylenmemiş masalları dinlerken
rüzgâr uyudu göğsünde
içimdeki denizde duruldu sular
gemiyi, karaya oturmaktan kurtaran
karanlık kuytulardaki deniz feneriydin
görmediklerimi bağırdı dilin
Ahh...Dila
gün çiçeği ne isterdi güneşten!
sevmek için sebep yoktu seni
sebepsiz de sevilirdi
hayâlde koydum/ yalnızlığımın başını omuzuna
sığınırken birbirimizin avuçlarına
yüreklerimizle sarıldık yanlızca
aynada duran iki mâsum resim gibi
Ahh...Dila
karanlık geçitlerdeki baykuşları savuran
masumca sevmeye uzanan hoyrat elleri durduran/dı
gözlerindeki ışık huzmeleri
Dünya durdukça içimde yaşayacaksın bil ki...
Neoma

Üyelik tarihi
17 Mart 2015
Mesajlar
5.630
Seslenildi
256 Mesaj
Etiketlendi
22 Konu
Ahh...Dila
22 Nisan 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter



Ağaç şeklinde