kıyıya vurduğun yerdi o zaman
deniz çekilmişti ellerinden

cehennem soluğunda yeşermeden çiçekleri
düştü yaşamın ucundan sonuna
özlemi dayanılır kılan
karşında bulmak istediğini
umutla düşlemektir / ki
beslenemiyor artık yoklukla

şafakla sökün eden hatıralardan
çıkar ortaya dünün karanlık gözleri
dökülür üzerine gölgesi
ağırlaşır bedenin / dağ kadar uzar
o gün gibi ürkek tavşan yüreğin
kaldıramaz kendini yerinden

eşkâli bilinmese de işgâli bilinen
karnı büyük obur ölüm
nicelerimizi yedin yine doymadın da
kataraklı dünya görüşüne bıraktın bizi...

Hâdiye Kaptan(sahaf)
Konu Hâdiye Kaptan tarafından (28-01-2010 Saat 22:27 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
#55
Alt 31-01-2010, 01:47
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır

üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 828
Standart HAZIR OL BİR DAHA / DAHA
HAZIR OL BİR DAHA / DAHA

hançerden eller /di
kalbimin ayasını kanırtan sözler


giden ayaklarımdı / sersefil

son söz var saklıda kalan
diyen kalbim, arkada çırpınmakta


bir akşam düşmüşken ortaya

çoğullukta
kanayanı, yine kendi içen içim
kendine kırgın
özgürlüğe bırakamadığım
içimde pas tutan sözlerin
külçeden acısı iner yüreğime
söyleyemem yine de


uçarsın uçarsın divâne

anlarsın konmak istediğinde
kuru ağacın gölgesi yoktur
gece med-cezirlerinde
ellerin kalem kırar son tahlilde


bir uzak ülkede yorgun

imkânsıza düşen ayakların
atar kendini, tenha bir eşikten içeri
aynadaki aldatılmış nokta yüz/ün
acıyla bakar sana
gözdeki beyazı kara


etrafında bir sürü göz/lerin

soğuğunda titrer duvarlar
hangisi sahi bunların/hangisi yalan!
kim ısıtır seni bu ıssızlıkta ?


ihtimâl sandığın kıvılcım, ateş yaktı içine

ölüm kokusu içinde
soluğu can çekişir yüreğin
yüreğim / hak mıydı bu sana ?

kim doğrulttu soğuk namluyu
sessizliği(ni) ortaya kim koydu
neyin nesi, âniden bu kar soğuğu!


sen ki, karıncalara yol gösterip besleyen

bahçendeki çiçekleri, has sevgiyle büyüten
ve sen
“yılandan korkmazken, yalandan korktuğun kadar”


her şafakta doğmak umudun/ dondu

kim sürdü bu melânet çölüne yolunu?


şahdamarına yakın

şahlanan cinnet sona yürümekte
hazırol kalbim
bir selâ için daha, sirenler çalmakta yine…


bu ölümden önce son sedâ

bir dost elinden, vurulacaksın bir daha
korkma
akan kanından kirlenmeyecek ellerin
çünkü bir kalbin var senin
gök kirletilebilirse eğer, ancak kirlenir o da