üç taş oyunu yaşam
elinde tuttuğun birini, senin sayarken
yerdekini alamadığın ikiyle
giden elindeki
geceyle demler aydınlığını

durur uzun uzun yollara
acemi bir gemicinin bozulan dengesinde
deniz sarhoşluğunu yaşarken
hangi çıkmaz köşenin göğsünde
uyuyup kalmıştır aydınlık
bilemezsin

yüzünü perdeleyen güneşin
zindan bakışında
bahara küser ağacın
tökezlemiş ayaklarıyla
yerini beğenmeyen
dağ ardını aşamamış gelincik
yaşamda siyahı çok
bahar zaferi yok

tam tamına kuşanamadığın
çoğu zaman, humması düşsel seste süren
kanat vuramayan kuşun
çırpınışında kalan yaşam
cevapsız sorularla
hep bir ünlemi vurur kulağına