sesim, durmadan eksiliyor içimden
gidişin, bir çöl gecesi hâlâ
mecâlsizim / yorgunum boşluğu solumaktan
koca bir dağ ağırlığı üzerimde
hüznün yaylım ateşinden
gün begün düş /ürüyor hazan yaprakları
eskil anıların kavruğu
boş çerçevede bir selâ çiçeği
onda, hangi yüz sen olabilir ki !
uzanamıyor güneşe; açamıyor güz gülü
gölgenin yokluğunda koyu bir hüzzam çınlıyor gitgide
karanlık boyuyor sokağımı
uyanmayacak bu içimdeki gece
biliyorum yer açılmayacak güne
hangi hekim kapatır bu yarayı
kanatları kırılan kuş nasıl uçar
kurak içime
olmayan yağmur bulutunu
hangi rüzgâr var eder üstümde
salkım söğütler gibi uzansam bir dereye
yıkanır mı içimdeki acılar
giderir mi sana susuzluğumu
ne kadar çoksun ve ne kadar az
bir toprak kadar, dünyama ses veremeyen
ne yapsam durulmuyor, içim sensiz…
hep bir yanım boşta
ne kadar çabalasam da, çocuk yanım bir türlü dolmaz
bu hâl böyle, mahşere kadar sürecek Anne
Neoma

Üyelik tarihi
17 Mart 2015
Mesajlar
5.630
Seslenildi
256 Mesaj
Etiketlendi
22 Konu
Mahşere kadar
22 Nisan 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter

Normal