beyaz bir sessizliğin rengini
âniden karaya çalıyor zaman
aynı yerde, yine bir bahar sabahında
aylardan sen, günlerden sen
affedilmez bir günah gibi
hiç gitmedin ömrümden

adın/ her solukta boğazımda yeni bir kördüğüm
ne yapsam, yaza dönmüyor mevsimler
melânkolik rüzgârın böylesine savuruyorken
sesime umut katamıyan aklım
simsiyah gelgitlerde çırpınıyor

bir vapur sesi geliyor uzaktan
masalımsı diyarlara sürüklüyor bir an
yine orda, o sahilde, bıraktığın yerdeyim
çok geçmeden
bir martının çığlığında kalıyor çığlığım
ve rüyadan uyanıyorum
kesif bir duman gibi yükseliyor /kof bir umudun yanığı
koyu bir acı, demleyip kalıyor gözlerimde
çok uzaklarda şarkılar söyleniyor umutsuz sevdalar üstüne

çoğu zaman, gölgenle avunurdum eskiden de
hep aynı yerde / senden habersiz
senle ya da sensiz farketmezdi ki
o zamanlar/ sevmek böyle bir şeydi belki
beklemenin bile güzel acı bir tadı vardı
ya şimdi
göğsüne dayayamadığım başımı taşlara çalsam
ne yararı var ki
zaman soldu yüzümde/ solmadı sevgin

her şey mevsiminde güzel
dönüp geriye, aynı günlere gelsen
gelebilsen(m )/yaşar mıydık bu aşkı böylesine!
aynı heyecanla mı çarpardı kalp
yıldızlardan taç yapar mıydın saçlarıma yine
yüzüm hatırında mı meselâ
aynı şarkıyı dinliyor musun yine
aynı şeylere mi gülüyorsun hâlâ

ne sen eski sen, ne de ben
yaşandı ve bitti
seni bilmem / ben daimi yolcusuyum hüzün ekspresinin
gelme/ istemem gölgeni bile

yaşamak, benim için ısınmayan soğuk nefes
güz boğuntusunda kalan, tek bir mevsim
uykulu bir geceye hasretlik
ve /git git, sonu gelmeyen /bitmeyen yol

bütün sevdalar, hasrete çıkıyor tesellisi ile
kendimi kandırarak, geçinip gidiyorum işte/ öylesine
gayret diyorum yüreğime /gayret
bu da geçer elbet /neler geçmedi ki
yarına Allah kerim de, dön dur
anlamını yitirsin
aksın içindeki incinmiş sözler hele bir
kim bilir , belki bir gün / ölmez isen eğer!
yaşamak hevesin gelir yeniden