Kavuncuyla Dans | Atatürk Günlüğü




1936 yılında bir yaz akşamı Büyükada'ya uğrar. Splendid Otel'e gidilir. Halk otelin önünde toplanır. Terasta müzik çalmaktadır. Topluluğun içinde siyah dekolte elbise giymiş, uzun boylu, dolgun vücutlu çok güzel bir Rum kadını da vardır. Atatürk yanında bir erkek de bulunan bu kadını dansa davet eder. Uzun boylu, babayani kılıklı, sırtında küfesiyle bir kavuncu da seyirciler arasındadır... Ata'yı hayretle izlemektedir.
Gerisini Atatürk'ün uşağı Cemal Granda'nın anılarından okuyalım:
"Rum kadınıyla dansını bitiren Atatürk, gözüne çarpan sakallı kavuncuya eliyle işaret ederek yanına çağırdı...
Kavuncu birden kendini pistin ortasında buluverdi. Ne olduğunu anlayamadan etrafına şaşkın şaşkın bakıyordu.
Atatürk kavuncunun sırtındaki küfeyi çıkardı. Sonra Rum kadınına kavuncuyla dans etmesini söyledi. Kadın çok güzel dans ediyordu... Pejmürde kıyafetli kavuncuysa hayatında hiç dans etmemişti. İkisinin birbirine sarılarak dans edişleri görülecek şeydi. Dans bittikten sonra Atatürk ellerini çırparak:
- Bravo, bravo dedi, çok güzel dans oldu..."

Atatürk yaşasaydı, bugün herkes dans ederdi.