İstanbul’da doğan sanatçı Akademi’de Zeki Kocamemi, Nurullah Berk ve Cemal Tollu atölyelerinde resim eğitimini almıştır. Mezun olduktan sonra Paris’e giden sanatçı orada Leger, Singier ve Chastel ile çalışmıştır. Aynı zamanda devam ettiği Ecole de Louvre’un Sanat Tarihi Bölümü’nü 1953 yılında bitirdi. 1957’de Edinbourgh Festivali’ne, 1961’de 6. Sao-Paulo Bienali’ne, 1962’deParis, Brüksel ve Viyana’da açılan Çağdaş Türk Sanatı sergilerine katıldı. 1954’de İstanbul’da kişisel sergi açan sanatçı, kadın ve çiçek temaları üzerinde çalışmıştır. Çalışmalarında Matisse’in yalınlığı ve Modigliani’nin kadın figürlerinin izleri görülür.

Kadın ressamlarımız arasında üsluplaştırılmış, şematik bir deseni örten düz, gölgesiz, uyumlu renkleriyle kendine özgü bir üslubun başarılı temsilcisi olan Şükriye Dikmen (1918) biçimlerine anıtsal bir sadelik verir. O, daha çok, tek figürün, özellikle kadın ve genç kız portrecisidir.

Sınırları belli, iri gözlü, minyatürleri, Japon estamplarını hatırlatan kadın başları, ince boyunları, kavuşturulmuş elleriyle Şükriye Dikmen’in kadın figürleri, tartışılmaz bir kişiliğin ürünleridir. Şükriye Dikmen’in kardeşi Tiraje Dikmen Leopold Levy atölyesinde çalışmış, bir dönem soyut daha sonra sürrealist çalışmalara imza atmıştır.