Şimdi şöyle bir şey var sevgili Umut.
Sadık Hidayet kendi ülkemizi bırakın, kendi ülkesin de bile anlaşılamadı.
İran'da çok iyi bir ailenin oğlu olduğu halde, batı kültürü almış birisidir.
Öyle güzel bir insanmış ki; İran'a geri döndüğünde, böylesi varlıklı bir ailenin oğlu olduğu halde, memurluk yapmış.
Çünkü; bakar ki kimsenin, kimseden üstünlüğü yok.
Daha sonraları İran'da yapamaz zaten.
İran, dünya Müslümanlarının temsilcisi haline gelmiştir.
Batı terbiyesi almış birinin, İran halkının anlayamaması çok doğal.
Kör Baykuş romanı okumuştum.
Hatta, kafkavari bir kurgusu var romanın.
Teşekkür ederim Umut, siz derin yerlere değinmişsiniz.
Yüreğinize sağlık.
Görüşünüzü bildirdiğiniz için teşekkür ederim hocam. Kendi ülkesinde Fransa gibi farklı kültür dairesine gidip geldiği için anlaşılıp kabul görmemesi doğru. Ben daha ziyade Türkiye'deki genel duruma göre bir kıyas yaptım. Bunun için ilk çevirilerinin dahi 90larda yapılması bize iyi bir muhakeme yolu sunar.