İri bal damlaları gibi arılar,
arılar asmaları taşıyorlar güneşe,
gençliğimden uçup geldiler,
bu elmalar da ordan
bu ağır elmalar,
bu altın tozlu yol,
bu ak çakıllar dere boyunda,
türkülere inanışım, hasetsizliğim
bu bulutsuz gün de ordan
bu mavi gün,

çırılçıplak, sıcacık, sırtüstü yatan deniz
bu hasret
ve aydınlık dişleri bu kalın dudaklı ağzın
bu Kafkasya köyüne arıların ayağında
iri bal damlaları gibi
geldiler gençliğimden,
bir yerlerde unuttuğum gençliğimden,
bir yerlerde doyamadan.

Nazım Hikmet