Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu

Standart Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları

26 Ocak 2017
1








GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) ENFEKSİYON HASTALIKLARI


Enfeksiyon (infeksiyon) hastalıkları denilince çok sayıda ve çeşitli yüzlerce hastalık bu gruba girer. Bunlar çeşitli bakterilerin, virüslerin, parazitlerin yani mikroorganizmaların sebep oldukları hastalıklardır. Hamilelik döneminde geçirilen enfeksiyon hastalıklarını gebelik ve bebek sağlığı üzerinde direk etkisi olanlar ve etkisi olmayanlar şeklinde ikiye ayırabiliriz. Örneğin hamilelikte en sık görülen enfeksiyonlardan idrar yolu enfeksiyonları, solunum yolu enfeksiyonları, grip, nezle, ishal gibi enfeksiyonlar çok şiddetli olmadıkça bebek üzerinden genellikle yan etkisi beklenmeyen ve kendiliğinden veya antibiyotik tedavisi ile iyileşen enfeksiyonlardır. Ancak bazı enfeksiyonlar vardır ki bunlar hamile olmayan bir hasta açısından fazla tehlikesi olmayan ancak hamilelik döneminde geçirildiğinde bebeği ciddi şekilde etkileyebilecek enfeksiyonlardır. Örneğin kızamıkçık, toxoplazma, CMV enfeksiyonları hamile olmayan bir hastada çoğunlukla hayati tehlike oluşturmadan atlatılır ancak hamilelik döneminde geçirilmesi bebek (fetus) açısından ciddi tehlikeler taşır, bebekte çeşitli doğumsal anomalilere neden olabilir. Hepatit B enfeksiyonu hem anne açısından hem de bebeğe geçme riski açısından iki taraflı risk oluşturan bir enfeksiyondur.

Belirtileri:
Enfeksiyon hastalıkları bazen yüksek ateş, halsizlik veya diğer çeşitli belirtilerle dikkat çekebilir. Ancak bazı enfeksiyon hastalıkları hiçbir belirti veya şikayet oluşturmadan hamilelik öncesinde veya hamilelik sırasında yapılan tahlillerde tesadüfen saptanabilir.

Önlemler ve korunma:
Gebelikte enfeksiyon hastalıklarından korunmak için alınabilecek önlemler hakkında bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Tedavi:
Sonuç olarak enfeksiyon hastalıkları gebelik döneminde çok sık rastlanılan hastalıklardır. Tedavileri de hastalık etkeninin türüne göre ve hastalığın ne zaman geçirildiğine göre, şiddetine göre, bebeğe zarar verme potansiyeline göre çeşitli kriterler göze alınarak planlanır. Her bir hastalık hakkında, belirtileri ve tedavileri hakkında ayrıntılı bilgilere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. Tedavide bazı durumlarda antibiyotik, ağrı kesici, ateş düşürücü ve diğer ilaçlar kullanılabilir, buna fayda-zarar oranına göre karar verilir. Hamilelikte antibiyotik kullanımı hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.




Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
26 Ocak 2017
2



GEBELİK (HAMİLELİK) VE HEPATİT (SARILIK)
HEPATİT A


Hepatit A enfeksiyonu genellikle iyi yıkanmamış yiyecek ve içeceklerden bulaşır. Tam olarak kendiliğinden iyileşen bir sarılık türüdür, kalıcı hastalık yapmaz. Taşıyıcılık yaratmaz. Gebelik sırasında geçirilen enfeksiyon bebekte bir anomali ya da sakatlık yaratmaz, teratojen değildir. Gebelikte hepatit A virüsünün plasenta aracılığı ile fetusa geçişi yok denilebilecek kadar azdır.

HEPATİT B
Hepatit B cincel yollla ve kan ürünleri ile bulaşabilen bir virüs enfeksiyonudur. Bu yollar dışında en önemli bulaş nedenlerinden birisi de doğumdur. Doğum sırasında veya emzirme ile anneden bebeğe geçebilmektedir. Doğumdan önce gebelik sırasında anneden bebeğe geçiş nadirdir bu yüzden herhangi bir anomali ya da sakatlık yaratmaz.

Hastalık bir şekilde kişiye bulaştıktan sonra 2-6 ay arasında değişen bir kuluçka döneminden sonra grip benzeri hafif belirtilere neden olur ve bu başlangıç enfeksiyonundan sonra bazılarında kalıcı olarak yerleşir ve buna "taşıyıcılık" denir. Herkeste bu taşıyıcılık oluşmaz, enfeksiyon tamamen iyileşir ve bağışıklık gelişir.

Gebelikte kişinin Hepatit B geçirmesi ya da daha önceden Hepatit B geçirmiş bir taşıyıcının gebe kalması gebelik sırasında düşük, ölü doğum ya da anomali, sakatlık oluşturmaz. Fakat doğum sırasında bebeğe geçme ve bebekte doğumdan sonra hastalık oluşturma riski vardır. Virüs anne sütüne ve oradan da bebeğe emzirme ile geçebilir bu yüzden annelerin emzirmemeleri gerekir.

Gebelikte yapılan Hepatit B testlerinde HBsAg(+) ve AntiHBs (-) ise bu anne adayının taşıyıcı olduğunu gösterir. HBeAg pozitif olması bebeğe geçiş riskinin yüksek olduğu anlamına gelir.

Taşıyıcı annelerden doğan bebeklere doğundan sonra ilk 12 saat içerisinde 0.5 ml Hepatit B immunglobulin ile birlikte ilk doz Hepatit B aşısı yapılmalıdır. Aşının ikinci dozu bebek 1 aylıkken yapılmalı ve bebek 6 aylıkken son doz aşı yapılmalıdır. Ancak unutulmamalıdırki bu tedavi bebekleri %90-95 oranında korur. Bu nedenle tedaviye rağmen bebekler enfeksiyonun geçişi açısından sıkı takip edilmelidir.
Annesi Hepatit B geçirmemiş her yenidoğan bebeğe de rutin aşı takviminde aynı şekilde Hepatit B aşısı 3 doz olarak yapılır.
Hepatit B aşısı inaktive (ölü) bir aşıdır. Gebelik sırasında anneye uygulanmasında sakınca yoktur. Ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Hepatit B Testleri İle İlgili Detaylı Bilgiler:

Hepatit B surface (yüzey) antijeni (HBsAg): Bu testin pozitif olduğu kişi etrafındaki kişiler hepatit B yi bulaştırabilir. Bu antijen bir kişinin kanında 6 aydan uzun süre pozitif olarak kalırsa bu durum kronik hepatit B enfeksiyonudur.
Hepatit B e antijeni (HBeAg): Bu antijenin pozitif olması kişinin hepatit B enfeksiyonu ile şiddetli derecede enfekte olduğunu gösterir. HbeAg pozitif gebelerde verüsün fetusa geçiş riski artar.
Hepatit B core antijeni IgM tipi Antikor (Anti-HBc IgM): Hepatit B ile enfekte olunduğunu veya son 6 ay içinde geçirilmiş hepatit B enfeksiyonunu gösterir. HbsAg negatif iken bu antikorun varlığı akut veya yakın zamanda geçirilmiş hepatit B enfeksiyonunu gösterir
Hepatit B surface (yüzey) antikoru (Anti-HBs): Bu antikor hepatit B nin başlangıcı ve iyileşmesi arasındaki dönemde ortaya çıkar. Ayrıca hepatit B aşısı yaptıran kişilerde bu antikor pozitiftir ve koruyucululuğu gösterir.
Hepatit B DNA (HBV DNA): En duyarlı test olan Hepatit B virüsünün DNA'sının (genetik maddesinin) tespitidir. Aktif enfeksiyon göstergesidir.

Hepatit B aşısı aşağıdaki iki test negatif olduğunda yapılmalıdır:
· HbsAg
· Anti-HBs
Kısaca hatırlatma yapmak gerekirse, HbsAg'nin POZİTİF olması yeni veya eskiden geçirilmiş bir hastalığın olduğunu, Anti-Hbs POZİTİF olması hastalığa karşı bağışıklığı gösterir. Eğer kişi aşı yaptırmış veya hastalıkla karşılaşmış ise Anti-Hbs POZİTİF'tir. Ayrıca Hepatit B virüsü ile yeni bir enfeksiyon şüphesi var ise bu testler hemen sonuç vermeyebilir. Bu sebeple yeni enfeksiyon şüphesinde, HBV DNA bakılması en duyarlı testtir. İlaveten HbsAg ve Anti-Hbc IgM bakılması gerekir.

HEPATİT C
Hepatit C bebeğe geçiş ve gebeliği etkileme yönünden Hepatit B'ye benzer. Aşısı yoktur.

HEPATİT E
Transplasental olarak fetusa geçebilir. Gebelik hepatit E'nin normalden daha şiddetli seyretmesine neden olabilmektedir.







Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
26 Ocak 2017
3




GEBELİKTE KIZAMIKÇIK (RUBELLA) ENFEKSİYONU
HAMİLELİKTE KIZAMIKÇIK ENFEKSİYONU GEÇİRMEK


Kızamıkçık (Rubella, German measles) ateş ve döküntüler ile seyreden bir virüs enfeksiyonudur. Rubella virüsü togavirüs ailesinden bir RNA virüsüdür. Yüzden başlayıp vücuda yayılan tipik döküntü, hafif ateş, lenf bezlerinde şişme, iştahsızlık, baş ağrısı ve eklem ağrısı gibi belirtileri vardır. Bu şikayetlerin hepsi her zaman olmaz, örneğin %5 oranında döküntüler görülmeden geçirilir.
Kızamıkçık hasta kişinin öksürük ve hapşırması ile havaya yayılan virüsler ile bulaşır.

Hasta olan kişi döküntü orataya çıkmadan 1 hafta öncesi ile döküntüyü takip eden 4 günlük süre içinde bulaştırıcılığa sahiptir. Kızamıkçığın kuluçka süresi 14-21 gün arasında değişir. Enfeksiyonu geçiren kişiler ya da aşı olan kişiler hayat boyu sürecek bağışıklık kazanırlar ve bir daha bu hastalığı geçirmezler. Kanda yapılan Rubella IgG tahlili pozitif ise kişi hastalığa karşı bağışıklık kazanmıştır. Bağışıklık kazanmamış ve aşı olmamış çok az sayıda erişkin hastalığı geçirebilmektedir.

Gebelik düşünen herkese gebelikten önceki kontrolde kızamıkçık yani rubella IgG testi yapılarak bağışık olup olmadığı öğrenilmelidir. Bağışıklık kazanmamış kişilere mutlaka kızamıkçık aşısı yapılmalıdır. Aşıdan sonra 1 ay gebe kalınmaması önerilir fakat bu süre içerisinde gebe kalanlarda bir problem oluştuğu görülmemiştir. Bu yüzden erken gebelik döneminde gebe olduğunu bilmeden kızamıkçık aşısı yapılan kişilerde gebeliğin sonlandırılması önerilmez.

Kızamıkçık aşısı canlı aşıdır, gebelik sırasında yapılamaz. Emzirme döneminde aşı yapılabilir.

Virüsun fetusa geçişi gebeliğin ilk 12 haftasında geçirilen enfeksiyonda %90 oranında olurken, 13-16 haftalar arasında %50'dir, 16. haftadan sonra fetusa geçiş azalır %35'lere iner ancak gebeliğin son 2 ayında tekrar artar hatta 36. haftadan sonra oran %90'lara çıkar.

Gebeliğe etkileri nelerdir?

Gebelikte geçirilen enfeksiyon bebekte çeşitli sakatlıklara (anomalilere) hatta ölüme ya da düşüğe sebep olabilir.
Gebeliğin ilk 12 haftasında geçirilen enfeksiyon en az %50 gibi yüksek bir oranda bebeği etkiler. Bunların bir kısmı düşükle sonuçlanırken bir kısmında anomalilere sebep olur. Bu yüzden özellikle ilk 12 haftada geçirilen enfeksiyonlarda gebeliğin sonlandırılması gerekir. Gebeliğin sonlandırılmasını istemeyenlerde immun globulin verilebilir, immunglobulin annedeki enfeksiyonu hafifletebilir fakat bebeği koruyucu etkisi yoktur.
13-16 haftalar arasında geçirilen enfeksiyonların %50'sinde bebekte işitme problemine rastlanır.
17. gebelik haftası ve sonrasında görülen enfeksiyonun ise fetusa zarar verme riski daha düşüktür.

En sık karşılaşılan anomaliler göz problemleri, işitme kaybı, kalp ve zeka problemleri, menenjit, karaciğer ve dalak büyümesi, öğrenme güçlüğü, anemi, beslenme güçlüğü, düşük doğum ağırlığıdır. Bebekte oluşan problemlere "konjenital rubella sendromu" denir. Konjenital rubella sendromunun klasik triadı katarakt, sağırlık ve kalp anomalileridir.

Bulgular:
- Sensorinöral sağırlık (Ek sık)
- Katarakt, retinopati, konjenital katarakt
- Mikrosefali
- Ventrikülomegali
- İntrakranial kalsifikasyon
- Meningoensefalit
- Kardiyak malformasyonlar
(En sık PDA, En patognomonik bulgu: Supravalvüler pulmoner stenoz)
- Mental retardasyon
- Pnömoni
- IUGR
- Hepatosplenomegali
- Sarılık
- Hemolitik anemi
- Trombositopeni

Kızamıkçık enfeksiyonu geçirilen gebeliklerin %4-9'unda düşük, %2-3'ünde ölü doğum görülür.

Annede enfeksiyonun tanısı:
Şüpheli gebeliklerde tanı Rubella IgM'in pozitif saptanması veya şikayetlerin başlaması ile 15 gün sonrasında bakılan IgG titresinde 4 kattan fazla artış olması veya gebelik başlangıcında bağışık olmadığı bilinen kişide gebelik sırasında antikorların pozitif saptanması ile konur.

Fetusta enfeksiyonun tanısı:
Fetusta enfeksiyon tanısı fetus kanındaki IgM antikorlarının ya da amnion sıvısında ya da koryon villusunda virüsün gösterilmesi ile konabilir. Bu testler fetusa enfeksiyonun geçtiğini gösterse bile fetusta oluşacak hasarların derecesi hakkında fikir veremez. Ayrıca bu testlerin negatif çıkması da her zaman enfeksiyonun olmadığını garanti edemez.

Gebeliğin sonlandırılması:
Gebeliğin ilk 12 haftasında fetusun yüksek oranda etkilenme riskinden dolayı gebeliğin sonlandırılması önerilir. 13-16 hafta arası dönemde fetusa enfeksiyonun geçtiğini gösteren tanı yöntemlerinden faydalanarak ona göre karar verilebilir. 16. gebelik haftasından sonra fetusun etkilenme riski düşüktür fakat aile riski göze almak istemezse gebelik sonlandırılabilir.







Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
4


GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) KIZAMIK
HAMİLELİKTE KIZAMIK ENFEKSİYONU GEÇİRMEK


Kızamık (Rubeola, Measles) çocukken geçirildiğinde ömür boyu bağışıklık kazanılır ve çucuklara rutin olarak aşı yapılır o yüzden erişkinlerde ve gebelerde çok nadiren rastlanır.

Kızamık virüsü gebelikte bebekte bir anomaliye sebep olmaz fakat düşük ve erken doğum riski artmıştır.

Gebelik öncesi bağışıklığı olmayan kadınlar aşılanmalı ve aşıdan sonra 3 ay içinde gebe kalmamalıdırlar. Gebelik sırasında kızamık aşısı yapılamaz çünkü canlı aşıdır.

Bağışıklığı olmayanların gebelikte kızamık geçiren kişi ile teması olması halinde gebeye immunglobulin yapılmalıdır. Özellikle doğuma yakın zamanda anne kızamık geçirirse bebekte doğumdan sonra ciddi enfeksiyon gelişme riski vardır.

Annenin kızamık geçirmesi emzirmesine engel değildir.




Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
5


GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) KABAKULAK
HAMİLELİKTE KABAKULAK ENFEKSİYONU GEÇİRMEK



Kabakulak genellikle çocukluk çağında geçirilen bir enfeksiyon olmakla beraber nadiren yetişkin bireylerde ve gebelik sırasında görülebilmektedir. Birçok gebe kadın çocukken kabakulak aşısı olduğu için yada hastalığı geçirdiği için bu hastalığa zaten bağışıklık kazanmıştır. Birkez kabakulak geçirildiğinde ömür boyu bağışıklık kazanılır ve daha sonra kişi virüsle karşılaşsa bile hastalık oluşamaz. Nadiren daha önce bağışıklık kazanmamış gebe kadınlar bu hastalığa yakalanabilir.

Kabakulak bir virüse bağlı gelişen enfeksiyon hastalığıdır. Başlıca tükrük bezlerini etkiler. Nadiren de yumurtalıklar, testisler, beyin, pankreas gibi organlar etkilenebilir. Kabakulak virüsü damlacık enfeksiyonu yoluyla yani virüsü taşıyan birinin damlacıkları içeren havayı solumasıyla ya da direkt temasla bulaşır. Kabakulaklı kişi ile temastan 1–3 hafta sonra yüzün kulak ön kısmıyla, çene altında şişme başlar. Ateş, bulantı, hafif karın ağrısı ve baş ağrısı olur. Yüksek ateş ve şiddetli baş ağrısı ile seyreden menenjit de oluşabilir.

Bu tür klinik şikayetlere ve bulgulara bakarak tanı konulur. Şüpheli durumlarda kanda antikor düzeyi ölçülebilir.

MMR kombinasyonu şeklinde (Mumps-Measles-Rubella) (Kabakulak- Kızamık-Kızamıkçık) aşısı vardır. Gebelikte kabakulak aşısı uygulanamaz çünkü canlı aşıdır.

Gebeliğe etkileri nelerdir?
Genel olarak gebelikte geçirilen kabakulak enfeksiyonunun düşüğe neden olma dışında bebek üzerinde olumsuz başka bir etki yaratmadığı kabul edilir. Düşük gebeliğin ilk 3 ayında kabakulak geçiren kişilerde görülebilir. Düşük olmazsa gebelikte kabakulağa bağlı başka bir anomali oluşmaz o yüzden gebeliğin sonlandırılması önerilmez.




Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
6

EBELİKTE (HAMİLELİKTE) SU ÇİÇEĞİ VE ZONA
HAMİLELİKTE SU ÇİÇEĞİ VE ZONA (VARİSELLA - HERPES ZOSTER) GEÇİRMEK

İnsanların çoğu bu enfeksiyonu çocuk yaşlarda geçirirdiği için erişkin yaşta bağışıklık kazanmış haldedirler. Su çiçeği (varicella, chickenpox) enfeksiyonunu meydana getiren "vericella zoster virüsü" enfeksiyondan sonra vücutta latent yani sessiz halde kalır ve ileride tekrar aktifleşerek zona (herpes zoster, shingles) denilen hastalığı meydana getirir. Varicelle virüsü çift sarmal DNA virüsüdür.

Su çiçeğinin bulaşması enfekte kişilere temas yoluyla veya damlacık yoluyla olur. Su çiçeği en bulaşıcı enfeksiyonlardan birisidir. Su çiçeği geçiren birisiyle aynı ortamda bulunan bağışık olmayan kişilere %90 oranında geçer. Hastalar döküntülerden bir gün öncesinden 6-7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdır. Herpes zoster (zona) geçiren kişilerle temas da bulaşıcıdır ve su çiçeğine sebep olabilir.

Su çiçeğinin kuluçka yani inkübasyon süresi 14 (10-20) gündür. Tipik döküntülerden bir gün önce, hafif ateş, halsizlik, iştahsızlık gibi bulgular olabilir. Döküntüler, önce pembe makül şeklinde başlar, birkaç saatte kırmızı papül, hemen sonrada çevresi eritemli veziküller ortaya çıkar. Vezikül duvarı incedir ve yumuşaktır, kolayca yırtılır. İçindeki berrak sıvı 12-24 satte bulanıklaşır, püstül halini alır ve sonrada kabuklanarak kahverengi pullar halinde dökülür. İz bırakmaz. İlk çıkan vezikül kaybolurken, 3-4 günde yenileri çıkar. Böylece aynı anda su çiçeğinin tüm lezyonları görülebilir.

Zona genellikle vücutta tek taraflı, bir ya da birbirine komşu birden fazla dermatomda (sinir dağılım bölgesinde) ağrılı veziküler lezyonlar ve ağrı ile karekterizedir.

Tanı:

Annede IgM antikorlarının pozitif olması veya IgG titresindeki 4 kat artış yeni enfeksiyonun geçirildiğini gösterir. Sadece IgG pozitif ise enfeksiyon eskiden geçirilmiştir çünkü IgM enfeksiyondan birkaç ay sonra kaybolur. Hem IgM hem IgG negatif olan kişiler bu virüsle hiç karşılaşmamış ve hastalanmamış kişilerdir ve bağışıklık kazanmadıkları için enfeksiyona duyarlılardır o yüzden gebelikten önce mutlaka aşılanmaları gerekir.
Hastalığın tanısı için genellikle ihtiyaç duyulmasa da veziküllerdeki sıvıdan virüs kültürü yapılabilmektedir.
Fetusta hastalığın tanısı ile ilgili fazla bilgi günümüzde yoktur.

Gebelikte bebeğe olan etkileri:
Gebelik sırasında su çiçeği geçirildiğinde gebeliğin sonlandırılması gerekir mi sorusunun tamamen net bir cavabı yoktur. Enfeksiyon bulaşan anne adayına immunglobulin yapılması hastalığı daha hafif geçirmesini sağlayabilir fakat bebeğe geçişi engellemez. Enfeksiyon bebeğe %1-2 gibi düşük oranlarda geçer. Bebeklerin çoğunluğu bu enfeksiyondan etkilenmez fakat özellikle de 20. gebelik haftasından önce enfeksiyonu geçirenlerin bebeklerinde bazen ciddi beyin ve sinir sistemi anomalileri, göz ve deride anomaliler, kollarda bacaklarda kısalık, kaslarda zayıflık gibi anomaliler oluşabilmektedir (Konjenital verisella enfeksiyonu). Bu yüzden gebeliğin dikkatli takibi ve detaylı ultrason incelemeleri gerekir. Gebeliğin sonlandırılması veya sonlandırılmaması kararını anne, baba ve doktor birlikte vermelidir.

Gebelikte geçirilen zona enfeksiyonu bebek açısından bir risk yaratmaz.

Bebek açısından yüksek risk taşıyan enfeksiyon doğumdan 5 gün öncesi ile doğumdan 2 gün sonrası arasında kalan süre içerisinde geçirilen enfeksiyondur. Bu durumda bebekte doğumdan sonra su çiçeği enfeksiyonu yüksek oranda (%20-60) gelişir ve bu bebeklerin üçte birinde ölüm görülür. O yüzden annenin doğuma yakın günlerde enfeksiyon geçirmesi durumunda mümkünse doğumun 5 günden fazla olacak şekilde geciktirilmesi faydalı olur. Doğuma yakın bu günlerde geçirilen enfeksiyon varlığında immünglobulin yapılması önerilir.

Konjenital varicella sendromu:
- Koryoretinit
- Mikroftalmi
- IUGR
- Cilt ve kemik defektleri
- Serebral kortikal atrofi

Su çiçeği aşısı:
Su çiçeği aşısı zayıflatılmış canlı aşı olduğu için gebelik sırasında yapılamaz.
Su çiçeği aşısı yapılan kişilerin aşıdan sonra 1 ay süreyle gebe kalmamaları, korunmaları önerilir. Fakat bu süre içerisinde gebe kalan annelerde ve bebeklerde bir anormalliğe rastlanılmamıştır.







Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
7



GEBELİKTE TOKSOPLAZMA ENFEKSİYONU
HAMİLELİKTE TOXOPLAZMA ENFEKSİYONU GEÇİRMEK



Toksoplazma; toksoplazma gondii ismi verilen parazitin yaptığı bir enfeksiyondur. Bulaşması pişirilmemiş çiğ etlerin yenmesiyle ve kedi dışkısının ve kedi dışkısıyla temas etmiş herhangi bir eşyanın ellenmesiyle ağız yoluyla olur. Köpeklerle bu hastalığın direkt bir ilgisi yoktur. Gebe kişiler bu yollarla enfeksiyonu alırsa enfeksiyon plasenta yoluyla bebeğe de geçebilir.
Kediler bu parazitin ana konağı ve taşıyıcısıdır.

Kedi barsağında parazitin sporozoit denen formları bölünerek çoğalır ve ookist halinde dışkı ile dışarıya atılırlar. Bu ookistler dış ortama oldukça dayanıklıdır. Dış ortamdaki herşeye bulaşabilir ve oradan da ağız yoluyla insana geçebilirler. Bulaşma az pişmiş ya da pişmemiş çiğ etlerdeki parazite ait doku kistlerinin ya da yıkanmamış meyve ve sebzelerin üzerindeki ookistlerin ağız yoluyla alınmasıyla olur. Toprakta ya da kedi pisliğinde bulunan ookistlerin de ellere bulaşmasıyla ağız yoluyla parazit alınabilir.

Bu enfeksiyon 5-18 gün süren kuluçka döneminin ardından normal sağlıklı çocuk ya da yetişkinlerde bir sorun yaratmadan çoğunlukla farkedilmeden geçirilir ve tedavi gerektirmez. AIDS gibi bağışıklık sistemini bozan bir hastalığı olan kişilerde ve gebelik sırasında bebek açısından sorun yaratabilir. Aslında insanların neredeyse yarıya yakını yaşamlarının herhangi bir döneminde toxoplazma ile enfekte olurlar ama çoğu kişi de herhangi bir belirti vermez. Genellikle grip benzeri ateş, yorgunluk, halsizlik, kas ve eklem ağrıları gibi hafif belirtilerle kendiliğinden iyileşir.

Ortalama olarak her 1000 gebelikten 1-2'sinde gebelik sırasında akut toksoplazma enfeksiyonu geçirilir. Gebelikte geçirilen enfeksiyonlar da aynen diğer insanlarda olduğu gibi çoğu zaman farkedilemez ve annede şikayetlere sebep olmaz.

Bebeğe ne gibi zararlar verebilir?
Enfeksiyon ilk 3 ayda bebeğe %15 gibi düşük oranda geçebilir. İkinci trimesterde bebeğe geçiş oranı %30, üçüncü trimesterde geçiş oranı %60'tır. Fakat ilk trimesterde bebeğe geçen enfeksiyon daha ciddi sorunlar yaratır. İleri aylarda geçen enfeksiyon daha az sorunlara sebep olur.
Gebelik oluşmadan önce geçirilen enfeksiyon gebelik açısından risk yaratmaz.

Bebeğe geçen enfeksiyon düşük, rahim içerisinde ölüm, beyin hasarı, hidrosefali (beyinde su toplanması), serebral kalsifikasyon, görme problemleri (koryoretinit), zeka geriliği, işitme problemleri, gelişme geriliği, karaciğer ve dalakta büyüme, pnömoni, myokardit, döküntü gibi problemler yaratabilir.

Hastalığın klasik üçlü hasarı yani triadı 1. hidrosefali (beyinde su toplanması), 2. intrakranial (beyinde) kalsifikasyonlar ve 3. koryoretinit (göz hasarı)'dır.

Bazı bebeklerde gebelik sırasında ya da doğumdan hemen sonra yapılan testlerde enfeksiyonun bebeğe geçtiği ispatlandığı halde herhangi bir hasar ya da anomali gözlenmemiştir.

Bazı bebeklerde ise doğumda bir anormallik izlenmemesine rağmen uzun dönem takiplerinde yıllar sonra görme ve işitme problemleri, nörolojik hasarlar izlenmiştir.

Annede enfeksiyonun tanısı:
Annede parazitin kendisinin ya da parazite karşı oluşmuş antikorların tespiti için bazı yöntemler vardır. Bunlar fare inokülasyon testi, hücre kültürü, parazit antijenlerinin belirlenmesi, PCR ile parazit DNA'sının belirlenmesi gibi testlerdir. Annede parazite karşı oluşmuş antikorların tespiti için Sabin-Fendman testi, İFAT, İHA, EIA, ISAGA, ELISA gibi çeşitli testler mevcuttur.

Bu yöntemler ile tespit edilen antikorlardan IgM enfeksiyonun yeni geçirildiğini gösterir. IgG antikoru ise eskiden geçirilen ve bağışıklık kazanılmış enfeksiyonu gösterir. Fakat bu antikorlar her zaman çok net bilgi vermeyebilir. IgM antikoru bazen enfeksiyondan sonra 1-2 yıl boyunca pozitif kalabilmektedir. Bu durumda Toksoplazma IgG avidite testi ile enfeksiyonun ne kadar zaman önce geçirildiği hakkında bilgi edinilmeye çalışılır. Avidite testinin yüksek olması enfeksiyonun en az 3 ay önce geçirildiğini gösterir. Avidite testinin düşük olması enfeksiyonun son 3 ay içerisinde geçirildiğini gösterir.

IgM pozitif, IgG negatif ise bu büyük ihtimalle yeni geçirilmiş bir enfeksiyondur. Hem IgM hem IgG pozitif olan durumlarda test 3 hafta sonra tekrarlanarak antikor titresinde 4 katlık artış olduğu izlenirse bu da yeni enfeksiyon olduğunu ifade eder.

Hem IgM hem IgG antikoru negatif olan kişiler hiç enfekte olmamışlardır ve parazitle karşılaşırlarsa enfekte olma riskleri vardır o yüzden bu gebeler kedi dışkısı, çiğ ve iyi pişmemiş etlerden uzak durmalılar.

Fetusta enfeksiyonun tanısı:
Enfeksiyonun fetusa geçip geçmediğinin tespiti bazı testlerle mümkün olabilmektedir. Bunlar fetusun kanında parazitin ya da IgM antikorunun tespiti ya da amnion sıvısında parazitin PCR ile tespiti gibi yöntemlerdir.

Ayrıca enfekte olmuş fetuslarda yukarda anlatılan anomalilerden bazıları ultrason ile de gözlenebilmektedir.

Gebelikte enfeksiyon geçirildiğinde ne yapılmalı?

Gebelikte geçirilen toksoplazma enfeksiyonunun bebeğe kesin zarar vereceği söylenemez, risk yukarıda anlatıldığı gibidir. Bu söz konusu risk aileye anlatılır, konuşulur ve aile gebeliğin sonlandırılmasını ister ise gebelik sonlandırılır. Aile gebeliğin sonlandırılmasını istemez ise antibiyotik tedavisine hemen başlanmalı ve doğumdan sonra bebeğe de antibiyotik verilmeye devam edilmelidir. Antibiyotik tedavisi bebeğin etkilenmesini önleyemez fakat bebekte oluşacak etkilerin şiddetini azaltır. Bu hastalık için spiramisin, primetamin ve sulfadiazin antibiyotikleri kullanılır.

Korunmak için yapılması gerekenler:
Gebelikte evde kedi besleyenlerin bazı hususlara dikkat etmesi gerekir:
Kedinin dışkısı ile gebeler temas etmemelidir. Kedinin dışkısını ve kumunu evde gebe olmayan kişiler temizlemeli. Kediye dokunduktan sonra ellerinizi sabunla yıkamalısınız. Köpeklerle bu hastalığın direkt bir ilgisi yoktur ancak kediyle veya kedi dışkısıyla temas etmiş bir köpekten de enfeksiyon alınabilir.
Çiğ et ya da az pişmiş et, salam, sucuk gibi yiyecekleri yememelisiniz.
Çiğ etle çıplak elle temas sonrası ellerinizi iyice yıkamalısınız.
Çiğ eti kestiğiniz bıçakları iyice yıkamalısınız.
Meyve ve sebzeleri bol su ile yıkayarak yemelisiniz ve bunları elledikten sonra da ellerinizi yıkamalısınız.
Kediler dışarı çıkarılmamalı ve konserve besinlerle beslenmeli.
Bahçe ve toprak ile çıplak elle temas edilmemeli, temas edilse bile eller iyice yıkanmalıdır.
Eller ağıza ve göze sürülmemelidir.
Ookist taşıyabilecek sinek ya da böceklerden korunmak amacıyla pencere filtreleri kulllanın.

Toksoplazma enfeksiyonunda bulgular:

- Koryoretinit, üveit
- Periventriküler kalsifikasyon
- Ventrikülomegali
- Mikrosefali
- Hepatosplenomegali, ultrasonda karaciğerde kalsifikasyonlar
- Hiperekojen barsak
- Asit
- Sarılık
- Anemi
- Mental retardasyon
- Yaygın purpirik raş
- IUGR





Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
8



GEBELİKTE CMV (SİTOMEGALOVİRÜS) ENFEKSİYONU
HAMİLELİKTE CMV (SİTOMEGALOVİRÜS) ENFEKSİYONU GEÇİRMEK



Sitomegalovirüs (Cytomegalovirus, CMV) herpes virüs ailesinden bir DNA virüsüdür. En sık görülen perinatal enfeksiyondur. Çok sık karşılaşılan bir enfeksiyondur, insanların yarısından fazlası bu enfeksiyonu geçirir. İdrar, tükrük, gözyaşı, semen, süt gibi her tür vücut sıvısından temasla ve cinsel ilişki ve kan nakli ile de bulaşabilir. Gebelik sırasında bebeğe geçebilir. Emzirme ile de bebeğe geçebilir.

CMV enfeksiyonu ilk kez geçirildiğinde buna primer enfeksiyon denir. Bu ilk enfeksiyondan sonra virüs vücutta kalır ve latent hale yani sessiz hale gelir, ileride tekrar tekrar aktifleşebilir. Bu tekrarlayan enfeksiyonlara da rekürren enfeksiyon denir. Gebelikte de hem ilk (primer) hem de tekrarlayan (rekürren) enfeksiyon şeklinde geçirilebilir.

Enfeksiyon çoğu zaman belirtisiz ya da hafif belirtilerle, ateş, halsizlik, boğaz ağrısı, eklem ağrıları, lenf bezlerinde şişme ile geçirilir.

Gebelikte ilk kez geçirilen (primer) CMV enfeksiyonu:
Gebelikten önce hiç CMV enfeksiyonu geçirmemiş anneler %1-4 oranında gebelik sırasında ilk defa bu enfeksiyona yakalanacaklardır. Hamilelikte ilk kez CMV enfeksiyonu geçiren annelerden %20-40 oranında enfeksiyon bebeğe geçer ve bu enfeksiyon geçen bebeklerin onda biri etkilenir. Etkilenen bebeklerde göz, karaciğer, dalak, beyin başlıca etkilenen organları oluşturur. Sitomegalik inklüzyon hastalığı (konjenital sitomegalovirüs enfeksiyonu) denen durum oluşur bebekte. Mikrosefali (kafanın normalden küçük olması), beyinde kalsifikasyonlar, karaciğer ve dalakta büyüme, görme ve işitme problemleri, zeka geriliği, gelişme geriliği, sarılık, peteşi ve ölüm görülebilir. Bebeklerin az bir kısmı ise doğumdan sonra normal olmasına rağmen uzun dönemde zeka geriliği, işitme problemleri gibi sorunlar ortaya çıkar.

Yarattığı bu problemler dışında CMV enfeksiyonunun düşük ya da rahim içerisinde ölüme sebep olabildiğine dair yeterince kanıt yoktur.

Gebelikte tekrarlayan (rekürren) CMV enfeksiyonu:
Primer enfeksiyona göre daha sık görülse de bebeği etkileme riski daha düşüktür. Gebelikte geçirilen sekonder enfeksiyon bebeğe %1-2 oranında geçer. Enfeksiyonun bebeği etkileme riski perimer enfeksiyona göre daha az olmakla beraber etkiler kısa ya da uzun dönemde ortaya çıkabilmektedir.
Hamile kalmadan önce yapılan testlerle kişinin daha önceden CMV enfeksiyonu geçirdiği saptanmışsa ve hamilelik sırasında tekrar CMV enfeksiyonu geçirdiği saptanırsa bu enfeksiyonun tekrarlayan enfeksiyon olduğu ve bebeği etkileme riskinin düşük olduğu anlaşılır.

Gebeliğin erken dönemlerinde geçirilen enfeksiyonun bebeği etkileme riski geç dönemde geçirilen enfeksiyona göre daha yüksektir. Hem primer hem rekürren enfeksiyonda bebek başlangıçta etkilenmemiş görünse de %5-10 oranında uzun dönemde etkiler ortaya çıkabilir.

Enfeksiyonun gebeliğin hangi döneminde geçirilmesi bebeğe geçiş oranını ve bebeğin etkilenme riskini nasıl etkiler henüz net olarak bilinmemektedir.

Tanı:
Anne kanında bakılan CMV IgM antikoru pozitif ise hastalık yeni geçiriliyor demektir. CMV IgG antikoru pozitif ise eskiden geçirilmiş demektir. CMV IgM antikoru primer enfeksiyonların %75'inde pozitiftir, rekürren enfeksiyonların %10'unda pozitiftir. O yüzden IgG titresindeki 4 katlık artış yeni geçirilen enfeksiyon tanısını koymakta daha kullanışlıdır. IgM enfeksiyondan sonra çok değişik sürelerde tekrar kaybolur.
Enfeksiyon sırasında virüs çeşitli vücut sıvılarında atıldığı için annenin idrarından virüs izole edilebilir fakat bu yöntem de çok hassas ve kulanışlı değildir.
Fetusta enfeksiyonun tanısı ise fetus kanından, amnion sıvısından, koryon villusundan virüs kültürü ya da PCR ile DNA izolasyonu ile yapılabilir. Ya da fetus kanından IgM antikoru bakılabilir. Bu yöntemlerin de sensitivite ve spesifiteleri kesin olarak bilinmemektedir ve fetusta enfeksiyonun gösterilmesi fetustaki hastalığın şiddeti hakkında bilgi vermemektedir. Bu yöntemlerle enfeksiyon tanısı konulan fetusların ancak dörtte birinde doğumdan sonra problem gelişir, dörtte üçünde problem oluşmaz.
Bu tanı yöntemlerinin dışında detaylı ultrasonografi ile de bebekteki anomalilerin araştırılması faydalı olacaktır.

Gebelik sırasında enfeksiyon geçirilirse ne yapılmalı?
Gebelikte geçirilen primer (ilk) enfeksiyonun tekrarlayan (rekürren) enfeksiyona göre bebeği etkileme riski daha fazla olsa da sonuçta her ikisinde de bebeğin etkilenme riski düşüktür fakat etkilenen bebeklerde ciddi sorunlar söz konusu olabilir. Ayrıca hem primer hem de rekürren enfeksiyonun gerek klinik gerekse labaratuar tanısını koymak zordur. Enfeksiyon çoğunlukla hafif belirtilerle geçirildiği için şikayet ve bulgulara bakarak tanımak zordur.

Gebelik sırasında geçirilen enfeksiyon durumunda aile ve doktor yukarıda söz edilen riskleri tartışarak birlikte gebeliğin devam edip etmemesi konusunda karar vermelidirler.

CMV ile ilgili herhangi bir aşı ya da tedavi yoktur. CMV ile daha önce karşılaşmadığı saptanan kişilerin hijyen vb. kurallara dikkat ederek bu enfeksiyona maruz kalma şanslarını azaltmaya özen göstermeleri gerekir.

CMV enfeksiyonundan korunmak için genel öneriler:
- Küçük çocuklarla temastan sonra eller sabunla yıkanmalı, idrar ve tükrük dahil çocuk sekresyonlarından uzak durulmalıdır.
- Kreş, sınıf gibi yerlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.
- Çocuğu kreşe gidiyorsa hijyenik kurallara sıkı uyulmalı, çocuğun sekresyonları ile temas sonrası su ve sabunla temizlik yapılmalı (örneğin bez değiştirme sonrası)
- Çocukları dudak ya da yanaktan öpmekten kaçınılmalıdır.
- Çocukların yiyecek ve içecekleri paylaşılmamalı, kullandıkları çatal, kaşık vb. yıkanmadan kullanılmamalı.
- Kan transfüzyonu CMV (-) kan ile yapılmalıdır.
- Prezervatif kullanılmalıdır.

CMV enfeksiyonunda bulgular:

- Mikrosefali
- İntraserebral kalsifikasyon
- Ventrikülomegali
- Koryoretinit
- İşitme problemleri
- IUGR (CMV en sık IUGR yapan enfeksiyondur.)
- Oligohidramnios
- Hidrops fetalis
- Hiperekojenik barsak
- Kalp bloğu
- Asit
- Plevral Efüzyon
- Renal displazi
- Hepatosplenomegali
- Psikomotor gelilme geriliği
- Mental retardasyon






Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
9


GEBELİKTE SİFİLİZ ENFEKSİYONU
HAMİLELİKTE SFİLİZ ENFEKSİYONU



Sfiliz (eski adı frengi) Treponema Pallidum isimli bir bakterinin etken olduğu hastalıktır. Sfiliz en yaygın olarak cinsel temasla bulaşır. Sfiliz gebelik sırasında da görülebilir ve en sık fetal ölüme neden olan enfeksiyondur. Gebelik esnasında geçirilen sfiliz enfeksiyonu anneden bebeğe plasenta aracılığı ile geçebilmektedir. Sfilizin her döneminde geçiş mümkündür ancak en kolay geçiş sekonder evrede olur. Sfiliz enfeksiyonunda plasenta soluk ve büyük bir hal alır.

Perinatal enfeksiyonun tanısı içim amniyon sıvısında PCR ile DNA saptanması kullanılabilir ancak bazı vakalarda fetus enfekte olduğu halde DNA saptanamamaktadır.
Lezyonlarda karanlık alan mikroskopisi ile T.Pallidum görülebilir. T. Pallidum normal mikroskopta boyasız olarak görülemez. Hareketli bir spirokettir. T. Pallidum besiyerinde ve doku kültüründe üretilemez.
Tanıda en yaygın olarak serolojik testler kullanılır (treponemal antikorlar ve non-treponomal antikorlar).

Gebelikte sifiliz enfeksiyonunun fetus üzerine etkileri:
- Preterm doğum
- Perinatal ölüm
- Düşük doğum ağırlığı
- IUGR
- Ölü doğum
- Hidrops
- Asit

Doğumdan sonra bebekte görülebilecek bulgular:
- Döküntü
- Keratit
- Hutchinson dişleri
- Semer burun
- İskelet sistemi anomalileri
- Nörülojik tutulum
- Sağırlık
- Hepatosplenomegali
- Trombositopeni
- Anemi
- Sarılık
- Myokardit

Sifiliz tedavisi ile ortaya çıkan ateş, döküntü, hipotansiyon, baş ağrısı, miyalji ablosuna Jarisch-Herxheimer reaksiyonu denir. Bu tablo uterin kontraksiyonlara neden olabilir ve preterm doğumu tetikleyebilir.

Gebelikte sfiliz tedavisinde öncelikle kullanılan antibiyotik penisilindir.






Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
10



GEBELİK VE GENİTAL HERPES (UÇUK)
HAMİLELİK VE GENİTAL HERPES (UÇUK)


Herpes Simpleks Virüsü (HSV) dudak uçuğu ve genital bölgede enfeksiyona yol açan bir virüstür. Virüsün daha sıklıkla uçuk oluşumuna neden olan Tip 1 ve daha sıklıkla genital enfeksiyona neden olan Tip 2 olmak üzere iki tipi vardır.

HSV enfeksiyonu kişiler arasında direk temas veya cinsel yolla bulaşır. Hiçbir şikayeti olmayan birisi de virüsü salgılarıyla atıyor olabilir ve temasla bulaşmaya sebep olabilir.

Anneden bebeğe bulaşabilir mi?
Gebelik sırasında annedeki herpes enfeksiyonunu meydana getiren virüslerin plesenta yoluyla bebeğe geçemesi yok denecek kadar az rastlanan bir durumdur. Fakat doğum sırasında bebek doğum kanalından geçerken oradaki lezyonlardan bebeğe direk temas yoluyla geçebilir.
Özellikle annedeki enfeksiyon ilk defa geçirilen bir enfeksiyonsa bebeğe geçme riski daha yüksektir (%40-50), tekrarlayan enfeksiyonlar daha az oranda geçer (%5).

Enfeksiyonun bebeğe geçişini engellemek için genital herpes enfeksiyonu bulunan kişilere sezaryen ile doğum uygulanır.

Doğumdan sonra da anne temizlik ve hijyenine çok dikkat etmeli ve lezyonlarla temas ederek bunları bebeğe bulaştırmaktan kaçınmalı, ellerini sıklıkla yıkamalıdır.

Doğum sırasında herpes enfeksiyonu geçen bebeklerin yarısı ciddi şekilde etkilenir, bunlarda ölüm veya ciddi sekeller görülür. Enfeksiyon geçen bebeklerin diğer yarısında ise nörolojik ve cilt ile ilgili lezyonlar saptanır.



  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj