Osmanlı padişahlarının kızlarına, ilk zamanlarda Selçuklu geleneğine uyularak Hatun denilmekteydi. Fatih döneminden itibaren Sultan, ismi bilinmeyenlere ise Devlet Hatun ve Sultan Hatun deniliyordu. Doğumları özel bir törenle olur ve bu vesileyle 3-5 tane hayvan kurban edilirdi. Kendilerine bir daire hizmetine kalfalar ve cariyeler verilirdi. Bunlara dadıları ve anneleri aracılığıyla dini ve ahlaki bilgiler verilirdi. Fakat sultanların haremde statüleri pek fazla değildi. Sarayda önemli bir rol oynaması ve böylelikle kabul görmesi ancak yüksek mevkide bir devlet görevlileriyle evlenmeleriyle olurdu. Evleninceye kadar sultanlar günlük 100 akçe evlendikten sonra günde 300 – 400 akçe alırlardı.

Şehzadelerin I. Ahmet dönemine kadar sancakta bulunması vesilesiyle eşleri ve anneleri onlarla birlikte sancakta bulunurlardı. Ancak kafes sistemine geçilmesiyle birlikte şehzadeler haremde kafes adı verilen odalarında yaşamaya başladılar. Bunlar da kız kardeşleri sultanlar gibi günlük 100 akçe alırlardı ve emirleri altında cariyeler vardı.