Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Seçenekler
Seçenekler
Stil
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu

Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri

31 Ağustos 2016
11

Bir Acayip Adam
Firtinadan arta kalmiş bir teknede,
Tevekkül içinde;
Görkemli sakali ve igreti parkasiyla,
Gizledigi macerasiyla,
Bir acayip adam yaşardi.
Akşamlari susardi,
Ben konuşsam kizardi...

Bir sürgün kasabasiydi,
Bir eski zamandi, Haziran'di.
Çocuktum, evden kaçmiştim
Gelip ona siginmiştim...

Küçücük bir koydu, sigdi,
Burayi keşfeden belki de oydu.
Uzaktan, kasabanin işiklari yanardi,
içim anneyle dolardi, aglardim.
Suphi şöyle bir göz atardi,
Gizli bir cigara sarardi, aglardi.
Sonra barişirdik,
Ben flüt çalardim, cigara sönerdi,
Aglardik...

Nereden geldigini bilmezdim,
Kimsesizdi,
Belki kimliksizdi...
Onun macerasi onu ilgilendirirdi;
Kimseye ilişmezdi...

Bir şeylere küfrederdi hep,
Tedirgin bir balik gibi uyurdu.
Bazen kaybolurdu, arardim,
Yagmurun altinda dururdu.

Bir kalin kitabi vardi,
Cebinde olurdu, her gün okurdu.
Ben bir şey anlamazdim,
Kapagini seyreder, duymazdim.
Sakalli bir resimdi, kimdi;
Ne kadar mütebessimdi!

Sordum bir gün Suphi'ye:
Söylediklerini niye anlamiyorum, diye.
Bildiklerini, dedi; yüzleştir hayatla
Ve sinamaktan korkma!.
Dogru ile yanlişi,
Ancak o zaman ayirabilirsin
Ve O'nu anlayabilirsin...

Sonra gülerdi.
Günlerim, yüzlerce ayrintiyi
Merak etmekle geçerdi.
Sonra yine akşam olurdu, Suphi susardi,
Ben konuşsam kizardi.

Tekneye martilar konardi,
Yüregim Suphi'ye yanardi, aglardim.
Suphi denize tükürürdü,
Gökyüzünü tarardi, aglardi.
Sonra barişirdik,
Ben flüt çalardim, yildiz kayardi,
Aglardik...

Bir sahil kasabasiydi,
Bir eski zamandi, Haziran'di.
Çocuktum, evden kaçmiştim,
Gelip ona siginmiştim.

Bir gün aksilik oldu,
Annem beni buldu!
Suphi kaçip kayboldu.
Kasaba çalkalandi, olay oldu;
Ben sustum, kanim dondu!..

Polisler onu buldugunda tekti,
Felaketti...
Herkes meydanda birikti.
Karakoldan içeri girerken
Sanki magrur bir tüfekti!..
Ansizin dönüp bana bakti,
Anladin mi? dedi
Anladim, dedim; anladim...
Ve o günden sonra
Hiç bir zaman,
Hiç bir yerde,
Hiç aglamadim...

Yusuf Hayaloğlu


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri
31 Ağustos 2016
12
Bir Anka Kuşu
Yüzlerce soğuk namlu
Üzerime çevrildi.
Yüzlerce demir tetik
Aynı anda gerildi!
Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular.
Öpmeye kıyamadığın,
Dal gibi oğlun yere serildi...

Üşüştü birer-birer
Çakallar üzerime.
Üşüştü dört bir yandan,
Göğsüme, ciğerime.
Anne, beni leş gibi
Yiyip talan ettiler.
Teşhis edilmem için
Parçamı koydular önüne...

Ben bu acılar ülkesinin
İnsana reva görülen
Bütün acılarını tattım.
Aç yattım, ekmeğime sabır kattım.
Beni milyon kere dövdüler üst-üste!
Ben bu yolu, kendim seçtim anne,
Ben ömrümü kendim kanattım...

Geceler tanır beni,
Konarım, göçerim ben.
Geceler tanır, kan damlar içerim ben.
Anne, sen beni unut, karanlığın bağrında.
Kırmızılar ekerim,
Siyahlar biçerim ben..

Suçüstü yakalandım,
Bölüşürken kalbimi.
Suçüstü kelepçeyle yardılar bileğimi.
Anne, ben diyar-diyar, umudun savaşçısı..
Bir tutam sevgi için
Dağladım gözlerimi!..

Prometheus'tum zincire vurulurken dağlarda,
Ciğerimi kartallara yedirdim.
Spartaküs'tüm, köleliğin çığlığında,
Arslanlara yem oldum, tükendim.
Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum,
Kerbela çölünde Hüseyin.
Zindanlarda Cem Sultan,
Sehpalarda Pir Sultan.
Ve Madımak'ta otuzyedi can...

Kaçıncı yok oluşum,
Kaçıncı var oluşum bu?
Tanrılardan ateş çaldım
Yüzyıllarca tutuştum, üst-üste yandım.
Bir anka kuşu gibi anne,
Bir anka kuşu gibi;
Kendimi külümden yarattım..

Yusuf Hayaloğlu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri
31 Ağustos 2016
13
Bir İntihar Gibi
Birazdan kudurur deniz...
Birazdan dalgaların sırtından,
Üst-üste fışkıran rüzgarlar,
Bir intikam gibi saldırınca üstüne;
Yüzüne şarkılar çarpar,
Yüzüne şiirler çarpar, ağlarsın.
Sen artık buralarda duramazsın!..

O büyük sessizliğin bağrı mı olur,
Kimsenin bilmediği bir ağrı mı;
Gider kendine gömülürsün...
Yoksa bu şehir, bu sokaklar
Seni alır kullanır,
Seni alır kullanır,
Santim-santim çürürsün!..

Hani, el değmemiş bir yanın vardır,
Aynalara göstermediğin bir yüzün,
Kendine sakladığın bir hüzün...
Hadi durma!
Üzülsen de, sen üzülürsün!..

Kim farkeder boşluğunu?
Ardın sıra kim ağlar?
Bir intikam gibi
Çıldırmış bu sevdalar!..

Bir intikam gibi
Çıldırmış bu sevdalar!..

Bazen bir uçurum kalır,
Bazen de martıların ardından
Velvele koparan bir leş kalır;
Bir intihar gibi
Puşt olunca sevdalar...
Sırtını duvara yaslar,
Sırtını ağaca yaslar, susarsın.
Sen artık hiçbir sözü kaldıramazsın!..

Şimdi yeni bir sevda mı olur,
Kimsenin kapını çalmadığı bir inziva mı;
Tutar sıfırdan başlarsın.
Yoksa bu ilişkiler, bu zaaflar
Seni yiyip bitirir,
Seni yiyip bitirir,
Dirhem-dirhem azalırsın...

Belki hiç söylenmemiş
Bir şarkın vardır,
Henüz koyvermediğin bir kahkaha...
Fırsatın olacak mı bir daha?
Ne bekliyorsun?
Yanılsan da sen yanılırsın!..

Kim hatırlar güzelliklerini,
Senin için kim yanar?
Bir intihar gibi
Puşt olmuş bu sevdalar!..

Bir intihar gibi
Puşt olmuş bu sevdalar!..

Yusuf Hayaloğlu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri
31 Ağustos 2016
14
Bir Veda Havası
Vakit tamam!.. seni terk ediyorum.
Bütün alışkanlıklardan
Ve bütün sıradanlıklardan öteye,
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
Doymadım inan,
Kanamadım sevgine...

Korkulu geceleri sayar gibi,
Deprem gecesinde bir yıldız,
Birdenbire kayar gibi;
Ellerim kurtulacak ellerinden,
Bir kuru dal, ağacından
Çatırdayıp kopar gibi...

Aşksa, bitti...
Gülse, hiç dermedik.
Bul kendini kuytularda, hadi dal!
Seninle bir bütün olabilirdik...
Hoşça kal gözümün nuru,
Hoşça kal...

Vakit tamam!.. seni terk ediyorum.
Bu, kırık ve incecik
Bir veda havasıdır.
Tutuşan ellerimden
Parmak uçlarına değen sıcaklık,
İncinen bir hayatın yarasıdır...

Kalacak tüm izlerin hayatımda.
Gözümden bir damla yaş,
Sızlayıp resmine aktığında;
Bir yer bulabilsem keşke
Bir yer, seni hatırlatmayan;
Kan tarlası gelincik şafağında...

Ölümse, korktun.
Savaşsa, hep kaçtın...
Vur kendini kuşkularda, hadi al!
Sen bir suydun oysa,
Sen bir ilaçtın...
Hoşça kal canımın içi,
Hoşçakal...

Yusuf Hayaloğlu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri
31 Ağustos 2016
15
Biz Üç Kişiydik
Biz üç kişiydik:
Bedirhan, Nazlıcan ve ben.
Üç ağız.. üç yürek.. üç yeminli fişek!
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara, taşlara
Boynumuzda ağır vebal,
Koynumuzda çapraz tüfek!

El tetikte, kulak kirişte,
Ve sırtımız toprağa emanet...
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık..
Deniz çok uzaktaydı
Ve dokunuyordu yalnızlık...

Gece, ırmak boylarında uzak çakal sesleri,
Yüzümüze, ekmeğimize,
Türkümüze çarpar geçerdi.
Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan,
Tüterdi buram-buram.
Gizlice ona bakardık, yüreğimiz göçerdi...

Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan'ı
Ateş böcekleriyle bir oldu
Kırpışarak tükendi...
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza
Kurşun gibi, mayın gibi
Tutuşarak tükendi...

Oy Nazlıcan... vahşi bayırların maralı...
Oy Nazlıcan... saçları fırtınayla taralı...
Sen de böyle gider miydin böyle yıldızlar ülkesine?
Oy, Nazlıcan oy... can evinden yaralı...

Serin yayla çiçeği, oy Nazlıcan..
Deli-dolu heyecan, oy Nazlıcan..
Göğsümde bir sevda kelebeği,
Ölüme sunduğum can, oy Nazlıcan..

Artık, yenilmiş ordular kadar
Eziktik, sahipsizdik..
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça!.
Gerisi ölüm duygusu,
Gerisi sağır sessizlik..
Geçip gittik, Nazlıcan boşluğu aramızda..

Bedirhan'ı bir gedikte sırtından vurdular,
Yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları..
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca,
Titredi ve iki yana düştü kolları..

Ölüm bir ısırgan otu gibi
Sarmıştı her yanını...
Devrilmiş bir ağaçtı, ay ışığında gövdesi..
Uzanıp, bir damla yaş ile
Dokundum kirpiklerine..
Göğsümü çatlatırken nabzının tükenmiş sesi..

Sanki bir şakaydı bu!.. birazdan uyanacaktı,
Birazdan ateşi karıştırıp bir sigara saracaktı..
Oysa ölüm, sadık kalmıştı randevusuna, ah..
O da Nazlıcan gibi,
Bir daha olmayacaktı!..

Hey Bedirhan.. katran gecelerin heyulası!..
Hey Bedirhan.. kancık pusuların belası!.
Sen de böyle bitecek adam mıydın, konuşsana,
Hey Bedirhan hey.. mezarı kartal yuvası!..

Mor dağların kaçağı, hey Bedirhan!.
Mavi gözleri şahan, hey Bedirhan!.
Zulamda bir suskun gece bıçağı,
Beyaz gömleğimde kan, hey Bedirhan!.

Biz üç kişiydik.. üç intihar çiçeği..
Bedirhan, Nazlıcan
Ve ben: Suphi...

Yusuf Hayaloğlu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri
31 Ağustos 2016
16
Bize Kalan
Bize kalan,
Insanliga birakmak istedigimiz degildi.
Binlerce fidan ektik halkin çölüne
Su vermediler, egildi.

Bizim eskiden sevdalarimiz vardi
Kizaran yanaklari öpmelere utandik
Sonra suç olmak girdi araya

Bizim eskiden umutlarimiz vardi
Yikilan duvarlarin gövdesine yaslandik
Sonra yanilmak girdi araya

Bize kir bize pas
Bize tortusu kaldi
Dostlar tükenip düştüler
Yok olma korkusu kaldi

Bizim eskiden gülüşlerimiz vardi
Kirilan yüreklere öylesine dagittik
Sonra aglamak girdi araya

Bizim eskiden öfkelerimiz vardi
Tutuşan daglarin seherine yar olduk
Sonra vurulmak girdi araya

Bize kan bize ter
Bize gözyaşi kaldi
Yillar çigneyip geçtiler
Yaşama telaşi kaldi

Yusuf Hayaloğlu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri
31 Ağustos 2016
17
Dağlarda Kar Olsaydım
Şu dağlarda kar olsaydım...
Bir asi rüzgar olsaydım...
Arar bulur muydun beni,
Sahipsiz mezar olsaydım?

Şu yangında har olsaydım...
Ağlayıp bizar olsaydım...
Belki yaslanırdın bana,
Mahpusta duvar olsaydım...

Şu bozkırda han olsaydım,
Yıkık perişan olsaydım...
Yine sever miydin beni,
Simsiyah duman olsaydım?

Şu yarada kan olsaydım,
Dökülüp ziyan olsaydım...
Bu dünyada yerim yokmuş,
Keşke bir yalan olsaydım!..

Yusuf Hayaloğlu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri
31 Ağustos 2016
18
Demedim Mi Haydar?
Biz daglarda keklik idik
Şimdi bu çöplükte karga olduk
Bizimde boyumuzu aşti bu şehir
Yerlere serildik madara olduk

Demedim mi Haydar Demedim mi sana
Bu Istanbul yutar adami
Demedim mi Haydar demedim mi söyle
Bu şerefsiz geceler satar adami

Biz umutlar yolcusuyduk
Raki sofrasinda bir meze olduk
Bizimde harcimiz degildi sevmek
Yosmalar içinde kepaze olduk

Yusuf Hayaloğlu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri
31 Ağustos 2016
19
Demek Şimdi Gidiyorsun
Demek şimdi gidiyorsun;
Yazdığımız son şiir, öyle yarım kalacak!.
Demek şimdi gidiyorsun;
Kuşlarımız acıkacak,
Saksılarımız artık sulanmayacak!.
Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp
Aynanın sahtekar yüzüne,
- Oy benim yaralım -
Demek şimdi gidiyorsun;
Beni böyle toz gibi dağıtıp
Merdivenlerin dibine!.

Her şey tamam, diyorsun, git...
Beni viran bir şehir gibi terket..
Haydi git!
Dışarısı ispiyon.. dışarısı ihanet..
Seni bir gören olmasın,
Dikkat et!..

Dostlukmuş.. ölüme yürümekmiş..
Üstüne titremekmiş.. Vefaymış!..
Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı,
Duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış...
Bana komaz deyip,
Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları,
- Oy benim yaralım -
Asıl sancı, uyandığında
Bütün odaları boş görünce koyarmış!.

Gitmek istiyorsun, git...
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!.
Durma git!
Dışarısı dinamit.. dışarısı enkaz!.
Şunu cebine koy,
Ne olur ne olmaz...

Eylül mağdurlarıydık,
Kimsemiz yoktu...
Yaralarımız aman vermiyordu canımıza..
Kimseye kıymamıştık oysa,
Masumduk...
Rahatsız etmiyordu bizi bu yalancı tarih!
Yırtılan bir pankart gibi,
Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz;
- Oy benim yaralım -
En az bir karıncanın yüreği kadar,
Namuslu ve çalışkandı ellerimiz!.

Artık bitti, diyorsun, git...
Kırılsın kapı-çerçeve, kırılsın bu cam!
Sorma git!
Dışarısı panik, dışarısı izdiham!.
Biliyorum, seni vuracaklar bu akşam...

Ne çok fire verdik üst-üste;
Ne çok arkadaş yitirdik
Bu tozlu yolculukta...
Kimliği tespit edilmemiş,
Ne çok ceset vurdu,
Zeytin güzeli akşamlarımıza!.
Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi
İçerden çürümüşüz meğerse..
- Oy benim yaralım -
Her gelen ölüm yazmış,
Her giden ayrılık işlemiş,
Bu talihsiz gergefimize...

Kendini arıyorsun, git..
Aptal bir hayat kur,
İçinde beni barındırmayan..
Kalma, git!
Dışarısı barut, dışarısı gardiyan!.
Yine bir tek ben olurum, sana parçalanan...

Demek şimdi gidiyorsun;
Sonunda bizi de çökertiyor
Bu kancık zelzele!.
Demek şimdi gidiyorsun;
Yıkılan bir duvar gibi
Ömrime devrile-devrile...
Demek mecburi istikametlerin,
Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında;
- Oy benim yaralım.. maralım! -
Demek şimdi gidiyorsun,
Ve bana bir tek seçenek kalıyor:
Güle-güle!.. güle-güle!..

Beni öldürüyorsun, git..
Kalmasın sende kahrım, kalmasın derdim..
Bakma, git!
Kafamı yumruklayıp
Ardın sıra ağlarsam, namerdim...

Yusuf Hayaloğlu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Yusuf Hayaloğlu Şiirleri
31 Ağustos 2016
20
Dokunma Yanarsın
Çocukluğum çıraklıkta geçti,
Kir-pas içinde.
Gençliğim korsan yürüyüşlerde, mitinglerde.
Hapse erken düştüm,
Copla erken tanıştım,
Küçük voltalardan bıktım, usandım!

Şimdi uçsuz bucaksız ovalarda,
Adımlarımı saymadan,
Geriye dönüp bakmadan,
Usanmadan, bıkmadan,
Deli taylar gibi koşmak istiyorum!

Ve görüyorsun ki;
Aşkı beceremiyorum...
Beni kendi halime bırak, yavrucuğum,
Ben yolumu nasıl olsa bulurum...

Upuzun çayırlarda,
Yalınayak koşmak istiyorum.
Saçlarım rüzgara konuk,
Yüzüm dağlara dönük...
Göğsümün çeperini,
Ölümle sınayan esaret,
Ve yüreğimi yararcasına zorlayan cesaret;
Kıyasıya vuruşsun istiyorum!
Koşmak... koşmak istiyorum, sevgilim
Dönemezsem, affet...

Firari gecelerin azmanı olmuşum,
Bütün istasyonlarda afişim durur.
Beni bir çocuk bile bulur...
Dokunma bana, çıldırırsın!
Dokunma bana, ellerin tutuşur!

Koşmak istiyorum;
Eksozların, molozların,
Yağmaların kıyısından.
Onca insafsızlıkların,
Onca haksızlıkların,
Manzarasızlıkların, parasızlıkların,
Allahsızlıkların kıyısından...
Kimseye ve hiçbir şeye değmeden,
Ciğerlerimi yok edercesine koşmak istiyorum!

Koşmak istiyorum;
Şiirimin ve yumruğumun namusuyla...
Kavgaya karışmadan, tutuklanmadan
Ve küfür etmeden
Kafamı kırarcasına koşmak istiyorum!.

Avucunu son bir defa,
Ağlamadan tutmak istiyorum;
Gözlerim yüzüne küskün,
Sazım sevgine suskun...

Saati ayrılığa kurmuşum,
Olmaz teslimiyet!
Ziyan aklımı senle bozmuşum,
İçerim felaket!.
Kurşunlara geleyim istiyorum,
Ölmek... ölmek istiyorum, sevgilim
Sağ kalırsam, affet!..

Firari acıların uzmanı olmuşum.
Bütün telsizlerde adım okunur;
Beni bir korkak bile vurur...
Dokunma bana, fişlenirsin!.
Dokunma bana, sen de yanarsın!..

Yusuf Hayaloğlu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj