Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree2Beğeniler
  • 1 Post By Gülfem
  • 1 Post By Gülfem
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Avatar Seçilmemiş
Üyelik tarihi
14 Haziran 2016
Bulunduğu yer
Yıldızların çiçeklere göz kırptığı yerden
Mesajlar
6.914
Seslenildi
664 Mesaj
Etiketlendi
127 Konu
Ruh Hali
Capcanli

Standart Tayfun Talipoğlu Şiirleri

21 Mart 2017
1

Bahar Olacaktın

Çizebilseydim,
Bahar olacaktı yüzün...
Yazabilsem,
En uzunu şiirlerin...
Olmadı, beceremedim...
Adını duvarlara yazacak çağım da
Çoktan geçti benim.
Yasak sevdamın
Gözaltı tarafı...
Çaresiz,
Seni yüreğimde erittim.


Bir Yol Bir Yola


Bir yol
Bir yola,
Yollar insana ulaşıyorsa
Bizim...
Göz,
Gördüğünü yüreğe,
El,
Tuttuğunu emeğe
Yazıyorsa, bizim...
Kayıp değil sevdalarımız.
Düşmeyin kaygıya!
Saklıyoruz zulamızda...
Can tenden çıkmadıkça
Biz,
Bizdeyiz...


Dünlerin Getirdiği

Gül derlemeyi bilmez bizim çocukluğumuz
Türkülerde dinlediği kadarıyla tanıdı pembeyi
Adam gibi sevmeyi,
Sevdiği için ölmeyi duyduysa,
Birkaç masaldan
Hepsi o...
Bastığımız kaldırım taşı
Dipsiz bir karanlıktı
Slogan gibi çıkardı postallarımızın gıcırtısı
Sevdalanmak ayıptı
Vakit yoktu anasını satayım
Öyle bellemiştik
Yüreğimizden inanmasak da
Bütün kızlar bizim bacımızdı
Hesap soracaktık vurguncudan
Tefeciden,
İntikam alacaktık işbirlikçiden
Kim ne derse desin
Değişecekti bu düzen
Bu uğurda girmediysen kavgaya
Adam sayılmazdın
Ne mahallende ne okulda
Aç kalmak, en kalitesizini içmek cigaranın
Racondandı
Arta kalanı yaşamın
Burjuva özentisi...
Yumruklaşmış ellerimizde
Tırnaklarımız avucumuzu parçalarken
"Güneşi zaptedeceğiz,
Güneşin zaptı yakın" derken,
Kollarımız ne kadar gergin
Yüreğimiz ne kadar büyüktü...
Sonra biz büyüdük
Büyüdükçe
Yüreğimizi küçülttük
"Yaşamın farkına varın" dediler
Bizim yerimize düşünenler
Öyle uygun gördüler
Acemi olduğumuzdan
Bu kirli dünyada
Kimimiz yitip gittik
Çarpık sevdalarda
Para kazanmanın erdeminden söz eder olduk
Kaybettiğimize inandığımız zamanı yakalamak için olsa gerek
Emekle terleyeceğini düşlediğimiz ellerimize
Tutuşturulan
Yeşil ya da kırmızı kağıtlarla yetindik
Ve anladık ki sevgilim,
Biz birbirimizi hiç sevmemişiz
Ortasını çoktan geçtik şimdi ömrün
Bir parça şiir, bir parça türkü
Nasırlaşmış yüreklerimizi açabilecek mi ki?
Belki yanlıştı,
Belki göremiyorduk olamazı
Ama doğru olan bir şey vardı
Sonuna kadar insandı yüreğimiz
Zulme direnecek kadar delikanlı,
Bastığımız yeri titretecek kadar kararlı
Ve kendimiz dışında herkese insaflı
Hangimiz özlemiyoruz şimdi o yoksul kaldırımları?
Olmadı,
Olmadı biliyorum da
Bu intikam bizi çoktan aşmadı mı?
İşte yeniden başladık,
Üstelik savaştıklarımızı tanıdık
Şimdi ayrı gibi dursak da
Ayrı ayrı yollarda
Biliyorum dostlar
Gönlümüz hâlâ aynı kulvarda...

Jön TüRk bunu beğendi.
Avatar Seçilmemiş
Üyelik tarihi
14 Haziran 2016
Bulunduğu yer
Yıldızların çiçeklere göz kırptığı yerden
Mesajlar
6.914
Seslenildi
664 Mesaj
Etiketlendi
127 Konu
Ruh Hali
Capcanli
Standart Cevap: Tayfun Talipoğlu Şiirleri
21 Mart 2017
2
Hani

"Zamanı yok" demişlerdi bize "sevmenin..."
Ondandır, her daim
Güler yüzümüz,
Ölürken bile...
"Yıkılmaz"ı yok sevdaların,
Düşlerden uzak yaşamasını bilene.

Kaç kez kovaladıysam baharı,
Takvimler kışı erken yazdı...
Ölümsüz aşkı ararken,
Bir ömür "yok"a yazdı.
Varsın olsun...
Üç günlüğüne de olsa,
Seni bana yazdı ya...


Öyle Bir Andır Ki O

Sokak başlarını güneş,
Yolları gece tutar...
Ne vakit ayrılırsan sevgilinden,
İşte o mevsim seni tutar...

Kendi öykünü kendin boğarsın.
Ölümün yaklaştığını
Böyle günlerde anlarsın.
Hiç bilemedik, kim yazmış bu yazıyı?
Ne ilk doğan sensin,
Ne de son ölen,
Sevda yüzünden...
Sen,
İyisi mi
Söyletme beni...


Rakıya Övgü

En büyük aşk
Rakıya aslında.
Yazmak için de gerekli,
Yazılmak için de.
Üstelik
Sevgilinin ilk hali
İçmeden
Duru su sanki,
Kaynatmıyor insanın içini.
Ve adabıyla bilmezsen
Sevmesini
Olursun alemin rezili.
En büyük aşk
Rakıya aslında.
Durmuyor şişede durduğu gibi
Uzaktan güzel
Sessiz bir kadın gibi,
İlk yudumdan sonra dönüş yok geri
Bin kere tövbe edilip,
Bin kere içiliyor o sevgili.
Avatar Seçilmemiş
Üyelik tarihi
14 Haziran 2016
Bulunduğu yer
Yıldızların çiçeklere göz kırptığı yerden
Mesajlar
6.914
Seslenildi
664 Mesaj
Etiketlendi
127 Konu
Ruh Hali
Capcanli
Standart Cevap: Tayfun Talipoğlu Şiirleri
21 Mart 2017
3
Sen Karanlıktayken


SEN KARANLIKTAYKEN BEN,
GECEYİ SEVİYORUM,

Senin olmadığın akşamlarda
Ömrüm kısalıyor sanki.
Onun için bu defa
Az kararttım geceyi.
Şimdi ne varlığın,
Ne yokluğun belli.
Bu bulanık siyah hava,
Seni gizlemek
Ve duymak için yeterli.

Sana dokunamadığım akşamlarda
Bedenim eriyor sanki.
Kendime yüklüyorum
Bu açlığın kabahatini.
Sanki varmışsın da
"Kızgınmışsın" biraz bana,
O bahaneyle uzak duruyormuşsun.
İstemiyorum
Saçlarının savrulmasını
Rüzgarda.
Bu sevdadan benim payıma düşen,
Zaten fazla.

Senin olmadığın akşamları
Takvimden siliyorum.
Ömür haneme niye yazsınlar ki
Yaşamadıklarımı?

Senin olmadığın akşamlarda
Fersiz yanıyor sokak lambaları.
Ve o geceler,
Topluyorlar dilencileri...
Ve her kahkaha meyhanelerden yükselen,
"Anama söver" gibi...

Bir, İstanbul değil,
Sensiz akşamlarda sanki
Bütün kentlerin tutuluyor dili.
Öyle gecelerde
Görmezlikten geliyorum
Çöp kamyonlarının kenti kirlettiğini...

Cinsiyetler kalkıyor, yüzler seçilmiyor,
Herkes, çarşı iznindeki
"Tek tip er" gibi.
Bir yakalasam yaka paça,
Zamanı durduracağım.

Işıklandırılmış vitrin camları
Ayna olup yüzüme çarpıyor.
Anladım;
Ben sensiz gecelerde yaşlanıyorum.
En ihtiyarı oluyorum bu kentin.
En bilgesi, en ağırbaşlısı...
Aşkın olgunlaştırdığı
Suskun bir dervişim şimdi.
Bir sorsalar rezil olacağım.
Ben senden başkasını bilmem ki.

Senin olmadığın akşamlarda,
Ben yapmışım sanki tüm dünyanın işini.
Yoruluyorum,
Sabaha çıkmayacakmışım gibi.
Kör olmak için yarı yarıya,
Gözümü arabaların farlarına dikiyorum.
Her kadını biraz
Sen zannediyorum.

Senin olmadığın akşamlarda ben,
O an adını anmıyorsam eğer,
Koskocaman susuyorum.

Senin olmadığın akşamlarda ben,
Siyaha boyayıp yüzümü,
Maske yapıp gecenin karanlığını,
Bir Affan Dede bulup
"Satın almak" istiyorum "çocukluğumu."

Senin olmadığın akşamlarda
Geceler uzun sürüyor...
"Az karanlığım" gün ağarırken kapkara oluyor.
Gözlerimi kapıyorum,
Düşlerime emanet ediyorum seni...

Senin olmadığın akşamlarda
Daha uzun kalıyorsun bende böylece.
Senin olmadığın gecelerden uyandığımda
Dilimde hep aynı cümle:
Senin
Olduğun
Karanlığı,
Sensiz
Aydınlıktan
Daha çok seviyorum...



Seni Seviyorum...

Herkes, "ilk kendi yaşıyor"
Sanmasa,
Sevdalar da tükenirdi,
Masalları da...
Sonsuza kadar
Sürdüğü bilinsin diye mi nedir,
Bittiği anlar ve ihanetler
Yazılmıyor kitaplara.
Zümrüt-ü Anka Kuşu da yalan aslında,
Kendini külünden yarattığı da...
Ferhat'ın Şirin,
Aslı'nın Kerem için öldüğünü
Kim gördü Allah aşkına?
"Sonsuza kadar sürsün" diyorsan
"Bu sevda,"
O zaman sevgili,
O zaman vuslat yaşanmaya!

Sana yazacak bir sen bırak bana!
Öfkelerin orada kalsın!
Kaçamaklar hanesinde değil ismin
Anlasana!
Ömrümün tam ortasına
Kocaman harflerle yazmışım:
SENİ SEVİYORUM...
SENİ SEVİYORUM...

"Herkese söylediğin
Bana söyleme" diyorsun...
Ama ne varsa sevdaya dair,
Bizden önce söylenmiş, biliyorsun.
Bize düşen, aşkı yalansız yaşamak...
Hadi uzatma da uzat ellerini,
Seni seviyorum...
Seni seviyorum...
Seni seviyorum..


Sormuyorlar

"Mutluluk" ne sormuyorlar
Sen arayıp bulacakmışsın
"Küçük şeylerden" diyorlar
mutluluk çıkaracakmışsın
Yalanın daniskası, yanlış ki
o kadar olsun
Yürekten gelecek ne gelirse
Ne ele avuca sığıyor o zaman
Ne cüzdanlara
Ha bir de sen varsan o şiirin içinde
değme gitsin keyfime

Merdiven filan yok
Bir sabah ansızın dayandığını anlıyorsun
kırkına
Bir gün belin ağrıyor
Bir gün başın
Aklına düşüyor birden
yaşamadığın aşkların
Hele bir de dostların ölümü
Gözünün önündeyse
zamansız
İşte o zaman başlıyor demektir ihtiyarlık
Koşamadığın anlar sevgiliye
"Bitti" deyip, terk edemeyişlerin
Ve geri kalanını hesaplıyorsan ömrünün
Varsa bir merdiven...
Başlıyor demektir geriye dönüşün

Karışmadıysan çoluk çocuğa
ne mutlu
İkiye katlanmayacak yıllara
Bir eksi düşür
"Ne bıraktın sen dünyaya"
Hiç düşündün mü
Kırlangıçlar hangi mevsim döner yuvaya
Ne zaman açar kardelenler
Ne zaman kuzular koyunlar
Varsa yoksa yarın için biriktirir
Şimdi çok geç geriye bakma
"kırk" dediğin nedir
İyimser düşünürsen 20
Kötü niyetliysen kendine yarın
En iyisi gelin
Şu kırktan sonrasına baş kaldıralım.


Yaşamı Ertelemek


Beni her ölüm etkiler.
Tanımasam bile üzülürüm
Yitirilmiş ümitlere...
Hiç gerçekleşmeyecek ideallere,
Yaşanmamış sevgilere üzülürüm...
Bu yüzden, korkarım yaşamı ertelemekten.
Ne yapılması, ne söylenmesi gerekiyorsa
Söylenmeli, yapılmalı.
Seviyorsanız, sevdiğinizi bugün söyleyin.
Sevdanızı bugün yaşayın.
İşinizde yapılacak ne varsa
Bir an önce yapın.
Yarın çok geç olabilir...
Bir anda bitebilir her şey.
Yaşamak için acele edin bence.
Kısa yaşanmışlıklar,
Yaşanmamışlıklardan daha iyidir.
Geriye dönüp baktığınızda "keşke"ler
Çoğunlukta olmasın.
Uzun vadeli hedefler için bile
Bugünden harekete geçmeli.
Yarınlar çok uzakta olabilir.
Daha okulda başlamıyor muyuz
Ertelemeye yaşamı?
Hep yarına yatırım, bu günü sonra
Yaşamacasına...
"İşe gireyim, sonra..."
"Evleneyim, sonra..."
"Çocuklar büyüsün, sonra..."
"Emekli olayım, sonra..."
Sonra...
Sonra...
Sonra...

Bu sürecin başında, ortasında,
Yaşam her an sona erebilir.
Sonrası olmayabilir.
Fedakârlıklar güzel ama unutmayalım:
Herkes kendi hayatını yaşar...
Ertelenen
sevdaların
bedelini
ödemiyor yaşam.
Avatar Seçilmemiş
Üyelik tarihi
14 Haziran 2016
Bulunduğu yer
Yıldızların çiçeklere göz kırptığı yerden
Mesajlar
6.914
Seslenildi
664 Mesaj
Etiketlendi
127 Konu
Ruh Hali
Capcanli
Standart Cevap: Tayfun Talipoğlu Şiirleri
21 Mart 2017
4
Ertelenen Sevdalar

ertelenen sevdaların
bedelini ödemiyor yaşam
o zaman şimdi, sımsıkı tutup yüreklerimizi
bir kez daha yitirmemek için geleceği
suskunluğu boz manın zamanı gelmedimi
özlemek yetmiyor
özlemleri sıraya koymak gerek
hikayenin bu yerinde
varsayımlar üzerine kurulan gelecekte
eğilmeden bükülmeden varabilmek için hedefe
kaçakcısı olmadan duyguların
yakalaya bilirsek birlikteliği
bu günde bizim yarın da...


Dilime Bu Türkü...

dilime bu türkü yüreğime bu sevda düştü düşeli yollardayım
gönlüme çoktan cemre düşürdüm
seni sevmek için baharı beklemeyeceğim


Demem Şu Ki Sevgilim

Demem şu ki sevgilim..
Bir yerinde yaşamın birileri bittiğini anlatıyorsa durmadan sevdaların, ve az biraz, tutunduğumuz yerinden basıyorsa yüreğimize, direnmek gerek, direnmek gerek ki hem de nasıl hani diyor ya Usta: 'o iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler' gitmemişler.. gittilerse de dönmüşler sevdalalrı zulalarında konuşacakları günü beklemekteler


Özeleştiri

gül derlemeyi bilmezdi bizim çocukluğumuz
türkülerde dinlediği kadarıyla tanıdı pembeyi
adam gibi sevmeyi
sevdiği için ölmeyi duyduysa
bir kaç masaldan
hepsi o...
bastığımız kaldırım taşı
dipsiz bir karanlıktı
slogan gibi çıkardı postallarımızın gıcırtısı
sevdalanmak ayıptı
vakit yoktu anasını satayım
öyle bellemiştik
yüreğimizden inanmasakta
bütün kızlar bizim bacımızdı
hesap soracak vurguncudan
tefeciden
intikam alacaktık işbirlikçiden
kim ne derse desin değişecekti bu düzen
bu uğurda girmediysen kavgaya
adam sayılmazdın
ne mahallende ne okulda
aç kalmak en kalitesizini içmek cigaranın
racondandı
arta kalan yaşamın
burjuva özentisi
yumruklaşmış ellerimizde
tırnaklarımız avcumuzu parçalarken
'güneşi zap edeceğiz,
güneşin zaptı yakın' derken,
kollarımız ne kadar gergin
yüreğimiz ne kadar büyüktü
sonra biz büyüdük
büyüdükçe yüreğimizi küçülttük
'yaşamın farkına varın'dediler
bizim yerimize düşüneneler
öyle uygun gördüler
acemi olduğumuzdan
bu kirli dünyada
kimimiz yitip gittik
çarpık sevdalarda
para kazanmanın erdeminden söz eder olduk
kaybettiğimize inandığımız günleri yakalamak için olsa gerek
emekle terleyeceğini düşlediğimiz ellerimize
tutuşturulan
yeşil yada kırmızı kağıtlarla yetindik
ve anladık ki sevgilim
biz birbirimizi hiç sevmemişiz
ortasını çoktan geçtik şimdi ömrün
bir parça şiir bir parça türkü
nasırlaşmış yüreklerimizi açabilecekmi
belki yanlıştı
belki göremiyoduk olmazı
ama doğru olan bir şey vardı
sonuna kadar insandı yüreğimiz
zulme direnecek kadar delikanlı
bastığımız yeri titretecek kadar karalı
ve kendimiz dışında herkese insaflı
hangimiz özlemiyoz şimdi o yoksul kaldırımları
olmadı
olmadı biliyorumda
bu intikam bizi çoktan aşmadımı
işte yeniden başladık
üstelik savaştıklarımızı tanıdık
şimdi ayrı gibi dursakta
ayrı ayrı yollarda
biliyorum dostlar
gönlümüz hala aynı kulvarda
Avatar Seçilmemiş
Üyelik tarihi
14 Haziran 2016
Bulunduğu yer
Yıldızların çiçeklere göz kırptığı yerden
Mesajlar
6.914
Seslenildi
664 Mesaj
Etiketlendi
127 Konu
Ruh Hali
Capcanli
Standart Cevap: Tayfun Talipoğlu Şiirleri
21 Mart 2017
5
Ne Çoktular Ne Kadar Çocuktular

Hiç göze gelmediler
Gözdesi de olmadılar kimsenin
Kimse farkına varmadı yalansız gözlerinin
Göz oldu mu yüreklerinin
Hiç anlamadılar
Oysa ne çoktular ne kadar çocuktular

Çözülemedi bakışlarındaki tarifsiz sevdalar
Kim dedi sevgimi
Büyüyünceye kadar cevapsızdılar
Oysa ne çoktular ne kadar çocuktular

Sarıydılar yada soluk benizli
Çoğunlukla karaya yakın bir esmer
Ve onlar genellikle burunlarını hiç silmezler
Derin iç çekişleri bundandır
Dünyanın kahrından değil
Çünkü umurlarında değil
Onların farkında olmayanlar
Oysa ne çoktular ne kadar çocuktular
Onlar çok ve çocuklar
Büyüyecek adam olacaklar
Önceleri öğretmen,ebe
Sonra doktor olmak isteyecekler
Bildiklerinden değil
En yakınlarında onları gördüler,
Hep onlar olmak istediler
Çalınmış geleceklerinden habersiz
Yarım yamalak düşlerde eridiler
Oysa ne çoktular ne kadar çocuktular

O güzelim yürekleri
Delikanlılık edebiyatıyla körelttiler
Okumanın erdeminden
İnsan gibi yaşamanın bilimden geçtiğinden
Haberleri olsun istemediler
Ne kadar parlarsa parlasın
Hep suskun kaldı o gözler
Oysa ne çoktular ne kadar çocuktular

Ahmed Ariften bu yana
Yolunu gözleyenlerin adı değişti
Hepsi o kadar
Kuşpalazı,boğmaca,karaçiçek,sıtma
Belki azaldı ama
Yeni nedenleriyle yürek enfaktı
Kanser filan hala kapıda
Çaresizlik dağlar aşırmakta
Yer yurt terk edildi
Gurbet artık sıla
Çalansa bildik değil başka bir hava
Kırıldılar farkında olmasanız da
Oysa ne çoktular ne kadar çocuktular

Onlar çok ve çocuklar
Gözlerinden dillerine dökülürse
Bir gün sorular
Sürdürebilecek miyiz aynı yalanı
Yoksa yine susturacak mıyız onları
Küçüldü dünya
Çoğu gitti azı kaldı
Geçici demişlerdi körlüğümüze
Biraz fazla uzadı
Oysa ne çoktular ne kadar çocuktular
Onlar çok ve çocuklar
Sesiz de kalsalar bizi bağışlamayacaklar
Mazeretlerimize inanmayacaklar
Yaşamımızda görünmedikleri her karenin
Hesabını soracaklar
Hazırlıklı olmak gerek
Çünkü onlar şimdilik
Çok ve çocuklar


Benim Yolum

Başındayız biliyorum,sonu da yok bu yolculuğun.
Nöbet sırası bizdeymiş gibi geldi bana.
Çünkü gördüm ki en çorak toprakta biten
ayrıkotu bile bir şeyler aktarmakta kuşağına...
´´Dane´´vermeden gitmek bize yakışmaz,
haksızlık olurdu ustalara...
Boşuna mı çekilmişti bunca emek,bunca hasret?
´´Danelerden biri´´ysek eğer,kendi çapımızda bir tomurcuk dabiz vermeliydik...
Öykülerimizi anlatırken
sizi sıkmadan mesajlar iletmeliydik satır aralarında.
Çünkü ´´gökten düşen elma´´ kalmadı.
Hepsini bölüştüler çoktan...

Yaşadığımız hiç bir olay yeni değil.
Nedenleri,sonuçlarından daha eski.
O gün anlattıklarımızı
duymazlıktan,görmezlikten gelenler,
sorumluluklarını çoktan unuttular.
Onlar şimdi şikayetçi.
Benim yolum 80 kuşağından bir kesit aslında.
Yolun,sadece adı benim.
Hepimiz aynı yoldaydık oysa...
Avatar Seçilmemiş
Üyelik tarihi
14 Haziran 2016
Bulunduğu yer
Yıldızların çiçeklere göz kırptığı yerden
Mesajlar
6.914
Seslenildi
664 Mesaj
Etiketlendi
127 Konu
Ruh Hali
Capcanli
Standart Cevap: Tayfun Talipoğlu Şiirleri
21 Mart 2017
6
Onları Gördüm

Bir yerinde yaşamın birileri,
Bittiğini anlatıyorsa durmadan sevdaların,
Ve az buçuk tutunduğumuz yerinden basıyorsa yüreğimize,
Direnmek gerek dostlar!
gerek ki hem de nasıl...
Hani diyor ya usta:
'O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler...'
Ya gitmemiş,
Gittilerse de dönmüşler...
Sevdaları zulalarında,
Konuşacaklari günü beklemekteler...


Yolumuz İnsana



Demem şu ki sevgilim

Demem şu ki sevgilim
Bir yerinde yaşamın
Birileri
Bittiğini anlatıyorsa durmadan sevdaların
Ve az biraz,
Tutunduğumuz yerinden
Basıyorsa yüreğimize
Direnmek gerek
Direnmek gerek ki hem de nasıl
Hani diyor ya Usta;
“o iyi insanlar,o güzel atlara binip gittiler”
gitmemişler...
gittilerse de dönmüşler
sevdaları zulalarında
konuşacakları günü beklemektedirler
ilksen bunu beğendi.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj