İşte Aspendos restorasyonuyla ilgili 3 uzmanın CNN Türk'ün Afiş programına yaptığı değerlendirmeler;

Mimar Sinan Genim: "Dünyada İsrail, Yunanistan, Fransa ve İspanya gibi gelişmiş ülkelerde, geçmişte bu tür resrorasyonlar yapıldı. İnsanlar varsa hayat devam eder. Tarihi mekanların kullanıma açık olması gerekir. Bu ülkenin ekonomisine de katkı sağlar. Sicilya'daki Siraküza'yı , Atina'da restore edilen tiyatroyu gördüm. Buralarda Aspendos'takinden çok daha fazla müdahale söz konusu.

Bahsedilen taşların rengi dönecektir. Zaten uluslararası restorasyon kuralları, 1964 yılında geçerli olan uluslararası mimarlık venedik tüzüğü der ki: "Aynısını yapmayın. Uzmanlar değil normal izleyiciler bile yapılan müdahaleyi görsün ve anlayabilsin." Türkiye'de bizim bu tür yapıları restore edip kullanıma almamız lazım. Eskiden Aspendos Antik Tiyatrosu'nun olduğu yerde Antalya Opera ve Balesi Festivali gerçekleşirdi. Mekanların kullanabilmesi için müdahale şart. Şimdi önümüzde Antalya'da gerçekleşecek Expo Fuarı var. Dünyaya açılmalıyız. Bu tür yapıları yeniden kazandırarak Antalya'ya değer kazandırırız, rağbeti sağlarız.

Tüm dünyada bu böyledir. Yeni yapılan müdahale açık ve net şekilde belli olmalıdır. Kural budur. İşin farkında olmayan insanlar sadece eleştiriyor. Depremlerden dolayı doğa olaylarından dolayı zaten Aspendos'a şimdiye kadar 40 defa müdahale edilmiştir.Zaman zaman bu müdahaleleri yapmak, çağdaşlaştırmak gerekir. Bugünün ihtiyacına cevap verilmelidir. Her yapılan şeyi eleştirirsek kimse yeni bir şey yapmak istemez. Ben bu tür çalışmaları detekliyorum. Yanlış varsa bunları uzmanlar kendi aralarında değerlendirmeli. Zaten Aspendos'ta gerçekleşen restorasyon çalışmasından önce koruma kuralları onayı alındı. Tüm bunları yok sayarak bazı şeylerin lanse edilmesini eleştiriyorum."

Arkeolog Mimar Ülkü İzmirligil: "Eski ve yeni taşların kullanımı test edilmişse kireç taşının kullanımda bir sorun yok. Taşların homojen yapısını inceleyen ve aşınma testini içeren laboratuvar analizi yapılmış ve uygun bulunmuşsa kullanımında bir sorun olmaz. Eğer analiz uygunsa taşların rengi dönecektir. Böyle bir Roma yapısında yoğun olarak malzeme kullanmak elbette doğru değil. Ancak işlev gerektiren yerlerde kullanımı doğrudur. Örneğin basamak eksikliği gibi..."

Restorasyon Uzmanı Yüksek Mimar Gül Aslan: "Son zamanlarda kültür mirasımızın restorasyonu sürecinde yaşanan gelişmeleri ve alınan müdahale kararlarının gerekçelerini bilmeden, sosyal medya üzerinden eleştiriler yapılmaktadır. Böylesi özel bir alanda bilgi birikimi olmadan, bir bilimsel argüman olarak kabul edilebileceğini düşünmediğim 'ben bunu beğenmedim' tarzındaki söylemler çoğalmıştır.

Oysaki onarım, farklı disiplinlerin bir arada çalıştığı uzmanlık gerektiren bir iştir. Geleneksel tekniklerle yapıldığı gibi; bilimsel verilerle ve deneylerle gerçekliği saptanmış herhangi bir çağdaş teknik kullanılarak da yapılabilir. Mimarlık mirasının özel konuları için metinler oluşturan Venedik Tüzüğü'nün farkındalığının etkisini burada görmekteyiz.

Tarihi kültür varlıklarının korunması ve restorasyonuhakkında uluslararası bir çerçeve belirleyen bu tüzükte de belirtildiği gibi eksik kısımlar tamamlanırken, bütünle uyumlu bir şekilde bağdaştırılmalıdır. Bu onarımın, aynı zamanda sanatsal ve tarihi tanıklığı yanlış bir biçimde yansıtmaması için özgünden ayırt edilebilecek bir şekilde yapılması gereklidir. Bir uygulamaya "facia" diye nitelendirmeden önce, onarım süreci hakkında bilgi sahibi olunması gerektiğine inanıyorum.