Yaralı bir savaşçı nasıl düştüğü yerden kalkıyorsa ayağa savaş meydanında, aynı o vaziyette doğruldum bugün yatağımda.
Kafamın içinde taarruz davullarını andıran bir gümbürtü ve kalbimde mağlubiyet düşüncesinin yeşertmeye uğraştığı yok oluş tohumları ile.
Aksayıp yalpalayarak doğruldum.
Sabah güneşinden bir kere daha nefret ettim.
Bana sürekli "işte yeni bir gün, işte savaş meydanı" diyormuş gibi gelir hep.
Direnemedim.
Yaşamaya, mücadele etmeye, yaraları unutup silahları kuşanmaya devam etmekten başka bir yol yok.
İnadına neşeyle öten kuşlar ve sağır olmak isteyen kulaklar.
Sorun da buradaydı.
Umutlarını kaybetmiş insanların heyecanları da yok olur.
Her şeye karşı hissizleşirler.
Ne savaşmanın, ne uyanmanın, ne de güzel sesli kuşları dinlemenin bir heyecanı kalmadığı zihinden bildiriyorum.
Yaşamak istiyorum.
Savaş davullarının olmadığı, sabah güneşinin uğramadığı ve dallarında güzel sesli kuşların uçmadığı ağaçların altında.
Bir başıma.
Kafamın içinde taarruz davullarını andıran bir gümbürtü ve kalbimde mağlubiyet düşüncesinin yeşertmeye uğraştığı yok oluş tohumları ile.
Aksayıp yalpalayarak doğruldum.
Sabah güneşinden bir kere daha nefret ettim.
Bana sürekli "işte yeni bir gün, işte savaş meydanı" diyormuş gibi gelir hep.
Direnemedim.
Yaşamaya, mücadele etmeye, yaraları unutup silahları kuşanmaya devam etmekten başka bir yol yok.
İnadına neşeyle öten kuşlar ve sağır olmak isteyen kulaklar.
Sorun da buradaydı.
Umutlarını kaybetmiş insanların heyecanları da yok olur.
Her şeye karşı hissizleşirler.
Ne savaşmanın, ne uyanmanın, ne de güzel sesli kuşları dinlemenin bir heyecanı kalmadığı zihinden bildiriyorum.
Yaşamak istiyorum.
Savaş davullarının olmadığı, sabah güneşinin uğramadığı ve dallarında güzel sesli kuşların uçmadığı ağaçların altında.
Bir başıma.

4Beğeniler






Ağaç şeklinde