
Sevgili günlük 
(Aha sevgili dedi

)
Bu ara o kadar çok ruh değişimi yaşıyorum ki az önce ne kadar mutsuz olduğumu anlatayım içimi dökeyim derken girdiğim günlüğüme içimde bi neşe oluşarak yazıyorum

ama yavaş yavaş kayboluyor o da, o yüzden bi an önce yazmak istiyorum

Bu gece
Ankara'ya yolculuk var 29 Ekim Bayramını Ankarada gezerek geçireceğim, tabikide canım ablamla

Tabi Ankarada deniz olmadığı düşüncesi beni biraz gerse dee

Her neyse bugünde kendime kafa izni verdim. 3. sınıf ne zormuş arkadaş, sanırım beceremiyorum şu üniversite olayını

Eh bi yandan Erasmus işleri falan. İnanır mısın günlük, senenin başından beri öyle depresiftim ki, Barcelonaya bile gidesim yoktu napıcam orda ki ben havalarındaydım şu an dank etti ki bildiğin İspanyaya gideceğim hemde 6 ay boyunca. Gitmek istediğim festivaller, ülkeler, tanınacak insanlar var daha!
Ailemle, insanlarla ve genel olarak hayatımla ilgili olan sorunları henüz çözemedim tamam ama en azından bi süre askıya aldım gibi. Bunun ileride patlaması kötü olmaz umarım. Erteledikçe önüme kocaman sorunlar yığını olarak dönmemesini umuyorum en azından. Ama şu an hepsini aynı anda kaldıramayacak kadar yorgunum.
Şöyle küçük bir adımla başlamayı düşünüyorum;
Ailenin, özellikle anne sevgisinin ne kadar özel olduğunu unutmamak,
Hayatımdaki hiçbir insana,özellikle erkeklere kendimden fazla değer vermemek(sanırım enn zoru bu,yapabileceğimden emin değilim!)
Ve en azından okul hayatımı düzene sokmaya başlamak için planlı olmak
Huh! Söylerken bile yoruldum.
Bana şans dileyin

-
Tanrı bile gitmemizi istiyor. Bu yüzden dünyayı bu kadar büyük, insanları bu denli küçük yaratmamış mı?
