Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree31Beğeniler
  • Sayfa 3 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Flora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
06 Şubat 2015
Mesajlar
121
Seslenildi
32 Mesaj
Etiketlendi
31 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz

Standart Cevap: Gökyüzüm.

08 Ocak 2017
21

Ben adını ne zaman ansam adın genzimi yaktı.

Ben ne zaman anlatsam seni birilerine hep unuttum dedimyaşadığım ve yaşattığım her şeyi anlattım ardından ama dedimunuttum inan hiç acımıyor yokluğunun yarattığı boşluk dedim.

Ben ne zaman seni unuttuğumu söylesem sesimde titredin.

İçimde üşüdün.
İçimde yandın.
İçim oldun.
İçim öldün.

İçimi kemirdin yaraladın beni içimden.
Kimse görsün kimse öpsün istemedim yaramı.

Kimse yaşadığı şey'in adının ve hissettiğinin aşk olmadığını öğrensin istemedim.

Ben nasıl yaşıyorumne ile yaşamımı sürdürüyorum bilsinler istemedim.

Güçsüzlükle ilgisi yokyada kolay vazgeçebilmekle.
Kolaya kaçmakla vs.

Sevmek sevmektir işte.
Birikmek biriktirmektir.
Nefreti de aşk'ı da ve özlem'i de.

Ben senin sahip olduğun yaranın ağzını açık bıraktım.
Unuttum dediğime bakma..

İnsan sakladığı yarasının kanayıp kanamadığını bilmez mi hiç..

-Ezel Roz Manaz

Ely ve Deep bunu beğendiler.
İçimde kırk kadın, kırkı da yabancı, kırkı da öteki.
Flora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
06 Şubat 2015
Mesajlar
121
Seslenildi
32 Mesaj
Etiketlendi
31 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: Gökyüzüm.
10 Ocak 2017
22
Her neyse, insan yine de, biraz kendine rağmen bile olsa, düş kurmaya devam ediyor, bu cankurtaran simidini de düşsel kapışı yakalıyor.
Boğulmak üzeresiniz ama suyun yüzünde bir şey parıldı*yor, sizi su üstünde tutuyor.

*Frida
Ely bunu beğendi.
İçimde kırk kadın, kırkı da yabancı, kırkı da öteki.
Ely - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Aralık 2016
Bulunduğu yer
Edirne
Mesajlar
129
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
55 Konu
Standart Cevap: Gökyüzüm.
13 Ocak 2017
23
Yaşam özlemini doyuracak bir olgu mümkün mü.
Yirmi yıl sonra aynı şarkılar çalıyor. Elli üç yıl öncesi çekilmiş bir film gösteriliyor. Yirmili yılların, ellili yılların giysileri vitrinleri dolduruyor. Açlık, savaş, geri kalmışlık ve inanılmaz felaketlerle ilgili haberleri kitleler, masal dinler gibi dinliyor. İşte böylesi bir yaşam önümüzden gelip gidiyor. Sen kendi duvarlarının gerisine çekiliyorsun. O, kendi duvarlarının gerisine çekiliyor. Bir başka kentte. Bir başka ülkede. Herkes bir başka kentte. Herkes bir başka dili konuşuyor. Ya da anlamaya çalışıyor. Aynı dili konuşan iki kişi yok. Her sözü, insanın kendisi için söylediğine inanıyorsun. Her söylenen söz, bir biçimde insanın kendini onaylaması. Karşısındakine bir şey anlatmak istese de, gene kendi gerçeğini, bilmişliğini ya da doğru algılayışını kanıtlamak için söylenen sözler. Bir bedenin üzerinde dolaşan her el, kendi bedenini okşamak istercesine dolaşıyor öteki bedenin üzerinde.
Doyum içinde ayrılacağını sandığım bu yaşamdan, zaman zaman algılıyorsun ki, hiç de doyumla ayrılamayacaksın. Hiç yaşanmamış gibi.
Konu Ely tarafından (13 Ocak 2017 Saat 03:11 ) değiştirilmiştir.
Flora bunu beğendi.
Bir elim yer bir elim gökyüzü ☆
Ely - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Aralık 2016
Bulunduğu yer
Edirne
Mesajlar
129
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
55 Konu
Standart Cevap: Gökyüzüm.
07 Şubat 2017
24
Hayattaki her şey – genellikle din, varoluş, dünya düzeni gibi konular- üzerinde fazla düşünüp derinleştikçe, seni mutsuz eder. Yolun sonunda vardığın noktada hep soru işaretleri kalır ve soru işaretleri herhangi bir canlıyı huzursuz etmeye yeterlidir.

İnsanların hayatlarındaki en büyük travmalar hep acı merkezlidir mesela. Travma derken hepsi kötü değil; bazı kötü anılar, anlar, durumlar çoğu insana iyi bir insan olmayı öğretir. Kimine geleceğini planlama şansı verir ve olgunlaştırır kimine ise o gerçeklik fazla gelir kendi yalanlarına inandığı sahte yoluna devam eder. Ama bir şeyler öğrettiği gerçektir.

Ben acıya inanırım. Acı gerçektir. Mutluluk öyle değil mesela. Mutluluk kaz tüyü gibidir. Bir rüzgarda savrulup gider, ardında bir gülümseme bırakır sadece. Çoğunlukla acı bir gülümseme. Yine olduğun yere ve merkeze dönersin.

İnsan olarak acıyla doğarız ve yaşarız. Yoksa bir insan mutluluktan neden ağlar ki? Bünye acıya öyle odaklıdır ki o yüksek duyguyla yine aynı tepkiyi verir. O yaşlar süzülür gözden.

Benim için bu durum “öğrenilmiş çaresizlik”

Çare aramıyorum. Çare ararsam gerçek olmaz gibi geliyor bana. Mutsuz değilim. Sadece mutluluklarım, mutsuzluklarım kadar yüksek ol-a-mıyor. Yaşadıklarımla ilgili de olabilir, böyle doğmuş da olabilirim, farkında olarak veya olmayarak bunu seçmiş de olabilirim. İnsanlar acıdan korkar. Yeni Türkü dinlemekten, Ezginin Günlüğü’nden, Jehan Barbur’dan, Ceylan Ertem’den korkar. Acıyı hırsla, nefretle bağdaştırırlar ki zerre alakası yoktur. Acı; her duyguyu sevmek ve anlamaktır. Her şeyi içinde barındırır, hepsini yaşar. Eninde sonunda merkezinde kendisinin var olduğunu unutturmaz.

Geriye dönüp bir bakın. Geçmişteki mutluluklarınız sizi gülümsetiyor ama kahkaha attırmıyor. Buna karşın hala gözlerinizi dolduran, ağlatan acılarınız var. Bu acı size hep yanlış şeyler yaptırıyor. Oysa acıyı sevseniz böyle olmaz. Acıyı sevin, birçok şeyin cevabını onda bulacaksınız.

Belki bir gün gelip sizin acılarınızı, sizi acılarınızla seven biriyle tanışırsınız. Gerçeğiniz o olur.

Selcan Aydın
Bir elim yer bir elim gökyüzü ☆
Ely - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Aralık 2016
Bulunduğu yer
Edirne
Mesajlar
129
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
55 Konu
Standart Cevap: Gökyüzüm.
07 Şubat 2017
25
Gidelim buradan... Göğsünü sıkan, içini daraltan o laneti geride bırakıp gidelim. Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık. Yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim.

Gidelim buradan... Burası bizim değil. Nasıl başederiz bu kadar saçmalıkla? Her şeye sıfırdan başlanabilecek bir yerlere gidelim.

Gidelim buradan... İlaçlarını yanına alma. Kitaplarımı almayayım ben de. Biraz da onlar çıldırtmıyor mu bizi? Havası ilaç, denizi kitap bir yerlere gidelim.

Gidelim buradan... Bıktım tepemizde sallanan manasız sorulardan. Soru sorma artık bana. Soru sormayayım sana. Her türlü sorunun tedavülden kalktığı bir yerlere gidelim.

Gidelim buradan. Burada insanlar kötü. Hep bir şeyler anlatmamızı bekliyorlar, hep bir şeyler anlatmamızı isteyecekler, bitmeyecek bu hiç bitmeyecek. Kimseye bir şey anlatmak zorunda kalmayacağımız bir yerlere gidelim.

Gidelim buradan... Bak uyuyamıyorum yine. Senin de uykuların defolu, bölük pörçük. Huzur içinde uyuyabileceğimiz bir yerlere gidelim.

Gidelim buradan. Ya sen bana gel ya da ben geleyim sana. Sonra gidelim. Hadi...


Ali Lidar




Gidelim hadi, @Flora
Bir elim yer bir elim gökyüzü ☆
Ely - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Aralık 2016
Bulunduğu yer
Edirne
Mesajlar
129
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
55 Konu
Standart Cevap: Gökyüzüm.
21 Mayıs 2017
26
Ne diyeyim allahım
ben sana biraz platoniğimdir biliyorsun
Ben bu şüpheyi sırtıma yük edindim, öyle yürüdüm,
gocunmam da yükümden beni bilirsin.
Ama bunlar çok iştahlı allahım ve görüyorsun nasıl da dünyevi.
Bunlarmış senin kulların öyle diyorlar biz de kürenin üveyi.
Öyle mi?
Oysa allahım bilirsin ben en çok yeryüzünü,
ve başımı yatırınca toprağa, gökteki yıldızları da,
işte böyle bilirsin çok güzel yapmıştın bu yeryüzünü.

Bizim köydeki gibi.
Allahım bunlar tokileri seviyor, betonları, hızlı trenleri.
Oysa ne acelemiz var, ben ki bunca agnostiğim yine de biliyorum
ordaysan nasılsa geleceğiz yanına geri.

Diyor ki, yasalar getirdim, gıcır gıcır, delik deşikti eskisi
Anlıyoruz ki yasalar dümdüz ediyor ciğerimizi
Diyor ki, yasaklar getirdim ama senin iyiliğine canımın içi
Diyor ki, üç beş ağacı kesmişim, indir bindir bütün yaz boyu,
keseriz tabii bunda ne var diyor,
İnsan önce bir minnet duyar.
Oysa allahım toprağa bassın ayaklarımız fena mı olur,
istiyoruz ki sokağımızda bir ağaç gölgesi.

Diyor ki, boynuzlu köprü yaptırdım gelip geçmeye
haliçin ortasına bak nası’ seksi.
Allahım sen bunlara akıl fikir ver diyeceğim ama
vardır senin bir bildiğin illa ki.


Allahım işte görüyorsun bunları, eyübün sabrı nedir,
rızanın fazladan şeftalisi ne?
Bilmiyor. Bilmiyor nedendir zeynebin yakarısı.
Ben ki sana bunca platoniğim ama canıma yetti artık
Valla bak biz mi düşeceğiz hep iskelelerden
Başlarına yık şunların bu metropolleri.


Birhan Keskin - İskelede Bir Çırak
Bir elim yer bir elim gökyüzü ☆
  • Sayfa 3 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)