Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree15Beğeniler
  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu

Yeni Tasavvuf

25 Ocak 2018
1

Kulun, kendi ikilik halini kendinden atıp, Allah ile Vahdet-i Vücud hale gelmesi ve ''Bir'' olmaya ulaşması için olunan bütün bu hususların gerçekleşmesini anlatan bir başlık altında toplanmasıdır.

Dione, Angel, Penia ve 1 kişi daha, bunu beğendiler.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Penia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
25 Nisan 2015
Bulunduğu yer
Adana
Mesajlar
35.875
Seslenildi
2758 Mesaj
Etiketlendi
343 Konu
Ruh Hali
Sekercik
Standart Cevap: Tasavvuf
25 Ocak 2018
2
tasavvuf seni senden alır seni sana sensiz verir
Damla bunu beğendi.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Elimiel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mavi'nin Olduğu yerde.
Güzel günlere olan inanç hiç bitmez.
çünkü Mavi
Umudun renk bulmuş halidir.
Üyelik tarihi
01 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Mavi'nin içinden.
Mesajlar
7.445
Seslenildi
801 Mesaj
Etiketlendi
343 Konu
Ruh Hali
Geveze
Standart Cevap: Tasavvuf
26 Ocak 2018
3
Saçma sapan düşünce
Penia bunu beğendi.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
birikim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
07 Haziran 2017
Bulunduğu yer
istanbul
Mesajlar
780
Seslenildi
286 Mesaj
Etiketlendi
50 Konu
Standart Cevap: Tasavvuf
26 Ocak 2018
4
"Ben sevdigimim ve benim sevdigim de ben:
Biz ayni govdede barinan iki ruhuz.
Beni gorurseniz O'nu gorursunuz,
Ve eger O'nu gorurseniz, ikimizi"
(Hallac-i Mansur)

Ene'l Hak diye bagiran Hallac'in sonu da yol, hakikat ve yasamin kendisinde oldugunu soyleyen Isa ile ayni olmustur. Tasavvuf bu acidan bakilirsa, Tanri kavramini nesnellikten cikartip oznel bir gerceklik olarak onumuze cikartiyor. Bundan yola cikarsak tasavvufta vahiy ruha uflenen gercekliktir ki bu yonuyle de geleneksel duzenle (hadisi kutsi) uyusmazligi aciktir.
Damla, Penia ve Nutella bunu beğendiler.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Tasavvuf
28 Ocak 2018
5
birikim Nickli Üyeden Alıntı
"Ben sevdigimim ve benim sevdigim de ben:
Biz ayni govdede barinan iki ruhuz.
Beni gorurseniz O'nu gorursunuz,
Ve eger O'nu gorurseniz, ikimizi"
(Hallac-i Mansur)
Ene'l Hak diye bagiran Hallac'in sonu da yol, hakikat ve yasamin kendisinde oldugunu soyleyen Isa ile ayni olmustur. Tasavvuf bu acidan bakilirsa, Tanri kavramini nesnellikten cikartip oznel bir gerceklik olarak onumuze cikartiyor. Bundan yola cikarsak tasavvufta vahiy ruha uflenen gercekliktir ki bu yonuyle de geleneksel duzenle (hadisi kutsi) uyusmazligi aciktir.

Yanlışım varsa düzeltin lütfen.
Halaç'ı Mansur, Ene'l Hak diye bağırmıştır bu doğru.
Lakin, ene'l hak demiştir.
''Ben, hakkım.''
Eğer ben, Allah'ım deseydi sıkıntı olurdu.
Zira, El - Hak Allah'ın güzel isimlerinden birisidir.
Esmaül Hüsnadır.
Halaç'ı Mansur, beşeriye fiil ve sıfatlarında arınmış tekrar ''hak'' olarak yaşarken dünyaya gelmiştir
Var olanarak, hakkı ortaya çıkarmıştır.
Kısaca; Vacib'ul vücut olan, varlığı hiç değişmeden duran.
Penia ve birikim bunu beğendiler.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
birikim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
07 Haziran 2017
Bulunduğu yer
istanbul
Mesajlar
780
Seslenildi
286 Mesaj
Etiketlendi
50 Konu
Standart Cevap: Tasavvuf
28 Ocak 2018
6
Damla Nickli Üyeden Alıntı



Yanlışım varsa düzeltin lütfen.
Halaç'ı Mansur, Ene'l Hak diye bağırmıştır bu doğru.
Lakin, ene'l hak demiştir.
''Ben, hakkım.''
Eğer ben, Allah'ım deseydi sıkıntı olurdu.
Zira, El - Hak Allah'ın güzel isimlerinden birisidir.
Esmaül Hüsnadır.
Halaç'ı Mansur, beşeriye fiil ve sıfatlarında arınmış tekrar ''hak'' olarak yaşarken dünyaya gelmiştir
Var olanarak, hakkı ortaya çıkarmıştır.
Kısaca; Vacib'ul vücut olan, varlığı hiç değişmeden duran.
Hz Isa ile karsilastirilmaktan kaynakli bir anlam kaymasi oldu sanirim. Elimden geldigince toparlamaya calisayim.
320'li yillarda Hristiyan toplulukta Isa'nin gercek tanri oldugu ile ilgili yaygin bir gorus vardi . Isa'nin hristiyan dusuncesine gore babadan yuce oldugu dusunuluyordu. Hararetli tartismalar sonucu Iznik'te konsey kuruldu. Ayrintiya pek girmeden burada sonuc olarak Tanri'nin yaratici guc yani logos oldugu, Isa'nin ise bu yaratici gucun yeteneklerine sahip oldugu ama yapisal olarak tanri olmadigi gorusu hakim oldu. Yani Isa bir bakima Tanri'nin ozelliklerini emanetci olarak yeryuzunde bunyesinde tasimistir. Ki zaten Incil'in hicbir kisminda da Isa'nin Tanri oldugundan bahsedilmez. Sonrasinda insanligin kurtulusu icin goge yukselen kutsal ruh ile yapilan ucleme de hristiyan aleminde teslis olarak kabul ediliyor.
Burada Hallac'i olayina donersek, Gazali soyle der: " Hallac'in yanilgisi sirri bilemeyecek insanlara sirri acik etmesidir, bu akillica degildir". Sufilerin, Tanri hakkinda nesnel aciklamalari yeterli bulamadiklari ve verilenle yetinmek yerine ic yolculuk ve arayislari ile mistisizme donduklerini biliyoruz. Tanriya varmak icin bir yol degil insan sayisi kadar yol vardir.
Burada da Hallac'i Mansur "Ene'l Hakk" derken ben Tanriyim degil ben Tanridan olmayim anlamini kastetmektedir. Tanriya ulasma yollarindan biri de budur, Nasil Budizmde Nirvana ulasilacak en ust noktaysa Sufizmde de bu merhale en ust nokta olarak dusunulebilir. Burada derin anlam; benim gordugum, ayrimina vardigim, dunyada duyumsadigim her sey Allah katindadir. Yalniz onun sifatinda olani gorurum, onun adinin gecmedigi her seye, her guzellige gozum kapalidir fikriyati olmasi dogaldir. Bu acidan Hallac'in hak yolculugu ile Isa'nin hak yolculugu farkli olsa da sonlari ayni olmustur.

Elimden geldigince aciklamaya calistim yanlisim varsa affola...
Damla ve Jasmina bunu beğendiler.
Angel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
04 Mart 2015
Bulunduğu yer
İstanbul
Mesajlar
7.321
Seslenildi
530 Mesaj
Etiketlendi
309 Konu
Ruh Hali
Melekgibi
Standart Cevap: Tasavvuf
28 Ocak 2018
7
Yasam bicmi

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Elimiel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mavi'nin Olduğu yerde.
Güzel günlere olan inanç hiç bitmez.
çünkü Mavi
Umudun renk bulmuş halidir.
Üyelik tarihi
01 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Mavi'nin içinden.
Mesajlar
7.445
Seslenildi
801 Mesaj
Etiketlendi
343 Konu
Ruh Hali
Geveze
Standart Cevap: Tasavvuf
30 Ocak 2018
8
Toplumun afyonu

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Never Give Up - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Ocak 2018
Bulunduğu yer
Gerçeğin Ruhu
Mesajlar
520
Seslenildi
24 Mesaj
Etiketlendi
13 Konu
Ruh Hali
No
Yeni Cevap: Tasavvuf
02 Şubat 2018
9
İndirilen dine yani Kuran'a uymayıp, Kuran'ı kendine uyduranların dinidir. Bu dini gerekçelendirmek için hadisi kutsi adı altında tonla yalan ve isnatsız olarak uydurulmuştur. Tasavvuf ayrı bir dindir, İslam ile alakası yoktur. Tasavvuf kelimesinin kökeni zaten Arapça'da yoktur. Tasavvuf büyükleri diye sunulan isimlerin çoğu putlaştırılmış ve sonradan insanlar tarafından kutsanmış isimlerdir.

İslam göre Allah aşkın bir varlıktır. Tektir ve ondan başka ilah yoktur. Allah hiçbir varlığın parçası sayılamaz. Hiçbir insan Allah ile bir olamaz. Bunu savunmak açık bir şirk ve küfürdür.

Ama onlar, kullarımdan bir kısmını O’nun bir parçası saydılar. Gerçekten (böyle) insanlar apaçık bir küfürdedir. (Zuhruf 16)

Bu hayatta herkes her şeyi söyleyebilir. Özgürlük vardır ancak her söyleyen doğruyu söylemez. Her sözü değerlendireceğimiz bir ölçümüz olmalıdır. İslam adına konuşuyorsak Kuran'dan, Hristiyanlık ve Yahudilik adına konuşuyorsak Kutsal Kitap'tan konuşmalıyız. Söylemlerimiz ona uygun olmalıdır.

Birçok tasavvuf eseri okumuş biri olarak şunu demeliyim ki, bu farklı bir dindir. İçinde çok güzel ve yararlı ögeler olmakla birlikte inanç sistemi açık bir şirktir. Tasavvuf eserlerinden merhamet, alçak gönlü olmak ve ahlaki yönden yararlanılabilir ama tamamen doğru kabul edilemez.

Cennete ancak Allah'ın inanın dediği gibi inanan ve onun amel edin dediği gibi ameller yapanlar, Peygamberi örnek alanlar gidecektir. Bu açıdan din nettir. Emirleri ve yasakları bellidir. Allah iyi işler yapanları ödüllendirecektir. Kafasından din uyduranlar ise, açık ayete rağmen son peygamberden sonra gaybi konularda hiçbir delil olmadan spekülasyon yapıp, hurafe üretenlerin ise gideceği yer bellidir.

İslam'da ruhunu ve nefsini öldürmek diye bir şey de yoktur. Aksine nefsine rağmen nefsini yenip iyilik yapmak vardır. Hiçbir kimse nefsini öldüremez. İnsanın içinde iyilik yapma özü olduğu gibi kötülük yapma özü de vardır. İmtihanın sırrı da buradadır. Tasavvuf ehlinden iyi insanlar olabilir, iyi işler yapanlarda olabilir ama bu hiçkimseye dinin özünü bozma hakkını vermez.

Din iftiralar ile değil Kuran ile yaşanır.

O ne demiş bu ne demişe kalmışsak zaten hayat yaşanmazdır. Şu bir gerçektir ki, dünyada kendini dindar görmeyen tek bir kafir bile yoktur. Bizi insanların ne dediği değil Allah'ın ne dediği ilgilendirir. Allah Kuran'da açıkça buyurdu:

Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur. (Nisa 48)

Din zanna dayanmaz.

Tasavvuf eserleri zan içermektedir. Kuran ise kesinlik içerir. Din adına söz söyleme yetkisi yalnızca Allah'ındır. Peygamber bile din koyan değil, dini yaşayıp örnek olandır.

Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar. (Enam-116)

Şirk kesin olarak yasaklanmıştır.

Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür. (Nisa 116)

Şirkin en kötü yönü şirke batmış kişilerin şirk koşmadıklarını iddia etmeleridir. Müşrikler ancak şirk ile ölürlerse ahirette şirk koştuklarını anlayacaklardır.

İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi! (Bakara 165)

Her müşrik iyi niyetle şirk koştuğunu anlamadan Allah'a yakın olmak için bunu yaptığını söyler.

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu peşi sıra başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah,kezzap(yalancı) ve kafirleri(inkar edenleri) olanları doğru yola iletmez. (Zümer 3)

Tasavvuf alimi diye sunulan şahısların bir çoğu İslam'i ilimlerde(Kuran, hadis, tefsir, kelam) hiçbir şey bilmedikleri halde kitaplarının çok büyük ilimler taşıdığını bir çoğunun kaynağının Allah'tan geldiğini iddia ederler.

Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O’nun âyetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hâllerini bir görsen! (Enam 93)

Hz. Muhammed Allah'tan haber alan son kişidir.

Ondan sonra Peygamberlik iddiasında bulunmadığını iddia etse bile haber aldığını söyleyenler Peygamberlik iddia ediyordur.

Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın Resûlü ve nebîlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Ahzab 40)

Nebi kelimesi haber alan demektir. Peygamberlerin hepsi nebidir. Onlar dışında haber aldığını iddia edenler iftira etmektedirler.

Tasavvuf hakkında yazılacak çok şey var ama ayetler açıkça yasakladığı için bu inanç sistemini daha fazla bir şey yazmaya gerek duymuyorum. Yoksa tasavvuf alimi diye sunulan bu kişilerin eserlerindeki çelişkileri, onlar hakkında İslam alimlerinin görüşlerini, inkar ettikleri hadisleri de yazabilirim. Herkes istediğini yapmakta özgürdür ama bu yaptıklarının doğru olduğunu anlamına gelmez. Tasavvuf ile zühd ve takvayı karıştıranlard a çok oluyor. Takva dinin emridir, zühd iyi bir insan olmak demektir, tasavvuf ise din adına spekülasyon, tevhide aykırı inanç sistemleri içeren, dini metafiziğe indiren bir zihniyettir.

Tüm bu eleştirilerime rağmen tasavvuf büyüklerine şu konuda takdirimi de adaletli tutumum nedeniyle vermeliyim. Mevlana, İbn-i Arabi, Hallac gibi isimler tüm bu eleştirilere rağmen dinin emirlerini yapmışlardır. Örneğin namaz, oruç, hac, tesettür, haram ve helaller gibi.. Buna karşın günümüzde çıkan kişiler, bundan bile aciz kalmıştır. Dini yaşama konusunda herhangi bir çabası olmayan, helal haram bilmeden yaşayan, Allah'ın hükümlerini hiçe sayan insanlar metafiziğe ve spekülasyona gelince oldukça alim kesilmişlerdir. Kısacası sahtesi gerçeğini de aratmıştır..

Din açıktır, nettir. Anlamak isteyene sivrisinek az anlamayana davul zurna az.. Allah bizi hesap günü Enam-23'te perişan olacaklardan kılmasın..

Sonunda onların mazeretleri, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz müşrik değildik” demelerinden başka bir şey olmayacaktır.(Enam 23)
Konu Never Give Up tarafından (02 Şubat 2018 Saat 00:54 ) değiştirilmiştir.
Nutella bunu beğendi.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Tasavvuf
02 Şubat 2018
10
Confessing Nickli Üyeden Alıntı
İndirilen dine yani Kuran'a uymayıp, Kuran'ı kendine uyduranların dinidir. Bu dini gerekçelendirmek için hadisi kutsi adı altında tonla yalan ve isnatsız olarak uydurulmuştur. Tasavvuf ayrı bir dindir, İslam ile alakası yoktur. Tasavvuf kelimesinin kökeni zaten Arapça'da yoktur. Tasavvuf büyükleri diye sunulan isimlerin çoğu putlaştırılmış ve sonradan insanlar tarafından kutsanmış isimlerdir.

İslam göre Allah aşkın bir varlıktır. Tektir ve ondan başka ilah yoktur. Allah hiçbir varlığın parçası sayılamaz. Hiçbir insan Allah ile bir olamaz. Bunu savunmak açık bir şirk ve küfürdür.
Ama onlar, kullarımdan bir kısmını O’nun bir parçası saydılar. Gerçekten (böyle) insanlar apaçık bir küfürdedir. (Zuhruf 16)

Bu hayatta herkes her şeyi söyleyebilir. Özgürlük vardır ancak her söyleyen doğruyu söylemez. Her sözü değerlendireceğimiz bir ölçümüz olmalıdır. İslam adına konuşuyorsak Kuran'dan, Hristiyanlık ve Yahudilik adına konuşuyorsak Kutsal Kitap'tan konuşmalıyız. Söylemlerimiz ona uygun olmalıdır.

Birçok tasavvuf eseri okumuş biri olarak şunu demeliyim ki, bu farklı bir dindir. İçinde çok güzel ve yararlı ögeler olmakla birlikte inanç sistemi açık bir şirktir. Tasavvuf eserlerinden merhamet, alçak gönlü olmak ve ahlaki yönden yararlanılabilir ama tamamen doğru kabul edilemez.

Cennete ancak Allah'ın inanın dediği gibi inanan ve onun amel edin dediği gibi ameller yapanlar, Peygamberi örnek alanlar gidecektir. Bu açıdan din nettir. Emirleri ve yasakları bellidir. Allah iyi işler yapanları ödüllendirecektir. Kafasından din uyduranlar ise, açık ayete rağmen son peygamberden sonra gaybi konularda hiçbir delil olmadan spekülasyon yapıp, hurafe üretenlerin ise gideceği yer bellidir.

İslam'da ruhunu ve nefsini öldürmek diye bir şey de yoktur. Aksine nefsine rağmen nefsini yenip iyilik yapmak vardır. Hiçbir kimse nefsini öldüremez. İnsanın içinde iyilik yapma özü olduğu gibi kötülük yapma özü de vardır. İmtihanın sırrı da buradadır. Tasavvuf ehlinden iyi insanlar olabilir, iyi işler yapanlarda olabilir ama bu hiçkimseye dinin özünü bozma hakkını vermez.

Din iftiralar ile değil Kuran ile yaşanır.

O ne demiş bu ne demişe kalmışsak zaten hayat yaşanmazdır. Şu bir gerçektir ki, dünyada kendini dindar görmeyen tek bir kafir bile yoktur. Bizi insanların ne dediği değil Allah'ın ne dediği ilgilendirir. Allah Kuran'da açıkça buyurdu:

Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur. (Nisa 48)

Din zanna dayanmaz.

Tasavvuf eserleri zan içermektedir. Kuran ise kesinlik içerir. Din adına söz söyleme yetkisi yalnızca Allah'ındır. Peygamber bile din koyan değil, dini yaşayıp örnek olandır.

Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar. (Enam-116)

Şirk kesin olarak yasaklanmıştır.

Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür. (Nisa 116)

Şirkin en kötü yönü şirke batmış kişilerin şirk koşmadıklarını iddia etmeleridir. Müşrikler ancak şirk ile ölürlerse ahirette şirk koştuklarını anlayacaklardır.

İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi! (Bakara 165)

Her müşrik iyi niyetle şirk koştuğunu anlamadan Allah'a yakın olmak için bunu yaptığını söyler.

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu peşi sıra başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah,kezzap(yalancı) ve kafirleri(inkar edenleri) olanları doğru yola iletmez. (Zümer 3)

Tasavvuf alimi diye sunulan şahısların bir çoğu İslam'i ilimlerde(Kuran, hadis, tefsir, kelam) hiçbir şey bilmedikleri halde kitaplarının çok büyük ilimler taşıdığını bir çoğunun kaynağının Allah'tan geldiğini iddia ederler.

Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O’nun âyetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hâllerini bir görsen! (Enam 93)

Hz. Muhammed Allah'tan haber alan son kişidir.

Ondan sonra Peygamberlik iddiasında bulunmadığını iddia etse bile haber aldığını söyleyenler Peygamberlik iddia ediyordur.

Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın Resûlü ve nebîlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Ahzab 40)

Nebi kelimesi haber alan demektir. Peygamberlerin hepsi nebidir. Onlar dışında haber aldığını iddia edenler iftira etmektedirler.

Tasavvuf hakkında yazılacak çok şey var ama ayetler açıkça yasakladığı için bu inanç sistemini daha fazla bir şey yazmaya gerek duymuyorum. Yoksa tasavvuf alimi diye sunulan bu kişilerin eserlerindeki çelişkileri, onlar hakkında İslam alimlerinin görüşlerini, inkar ettikleri hadisleri de yazabilirim. Herkes istediğini yapmakta özgürdür ama bu yaptıklarının doğru olduğunu anlamına gelmez. Tasavvuf ile zühd ve takvayı karıştıranlard a çok oluyor. Takva dinin emridir, zühd iyi bir insan olmak demektir, tasavvuf ise din adına spekülasyon, tevhide aykırı inanç sistemleri içeren, dini metafiziğe indiren bir zihniyettir.

Tüm bu eleştirilerime rağmen tasavvuf büyüklerine şu konuda takdirimi de adaletli tutumum nedeniyle vermeliyim. Mevlana, İbn-i Arabi, Hallac gibi isimler tüm bu eleştirilere rağmen dinin emirlerini yapmışlardır. Örneğin namaz, oruç, hac, tesettür, haram ve helaller gibi.. Buna karşın günümüzde çıkan kişiler, bundan bile aciz kalmıştır. Dini yaşama konusunda herhangi bir çabası olmayan, helal haram bilmeden yaşayan, Allah'ın hükümlerini hiçe sayan insanlar metafiziğe ve spekülasyona gelince oldukça alim kesilmişlerdir. Kısacası sahtesi gerçeğini de aratmıştır..

Din açıktır, nettir. Anlamak isteyene sivrisinek az anlamayana davul zurna az.. Allah bizi hesap günü Enam-23'te perişan olacaklardan kılmasın..

Sonunda onların mazeretleri, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz müşrik değildik” demelerinden başka bir şey olmayacaktır.(Enam 23)
Tasavvuf ayrı bir dindir, İslam ile alakası yoktur
Hayatımda okuduğum en saçma söz.

Tasavvuf insanın nefsini terbiye etme yoludur, güzel ahlak yoludur.
Ön yargıların aksine insanın kendi gerçek kimliğini bulma yoludur, nereden geldiğini nereye gideceğini bilme ve bulma yoludur.
Dünyanın yalan bir yer olduğunu ölümün er ya da geç insanı bulacağını gösterme ve idrak ettirme yoludur.
Tasavvuf bir deryadır, herkesin anlaması mümkün değildir onu anlayanlar evrenin hakiki sırrına erişmiş olanlardır.

Tasavvuf, bir şirk yolu değildir.
Angel bunu beğendi.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj