Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree271Beğeniler
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: Düş Çürükleri
04 Mart 2017
762
Şöhretin iyisi kötüsü de olmaz.
Penia bunu beğendi.
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: Düş Çürükleri
04 Mart 2017
763



Bilmem nedense neşe ve umut veriyor buradaki çürüklere iyi gelir diye ekledim.
Penia bunu beğendi.
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: Düş Çürükleri
04 Mart 2017
764
Birçok şeye de yanıtımı buldum aslında.Bulamayanlar için bu kalsın burada.
İyi kalpli ve aşık erkeklerin ortak noktası: Aşık oldukları kıza kötü davranmak!
Kimseye düşmanına dahi yapmayacağı kötülükleri yaparlar. Acı ama maalesef çok gerçek. Sevdiği, kendini kaptırdığı kıza açılamayan, bunu kabullenmeyen tüm erkeklerin ortak özellikleri bu!
Neden derseniz şimdi anlayabildiğim, gözlemleyebildiğim kadarıyla anlatıyorum.
Birincisi; sevdiklerini kesinlikle kabul e-de-mi-yor, kendilerine yediremiyorlar. Merak etmeyin siz de güzellik, çirkinlik, iyilik, kötülük ya da buna benzer bir sıfata dair bir ibare olduğundan değil, sorun onlarda. Daha önce onlara yaklaşan veya aşk sandıkları o şeyi yaşadıkları kızlardan çok farklı olduğunuzdan. Sizi kabullenemiyor, akılları almıyor. Akılları, kalpleri ve deneyimleri ile sürekli bir çatışma haline giriyorlar. Bu sırada tek hırpalanan siz değilsiniz, sizden daha çok onlar yıpranıyorlar.
İşte bu nedenden dolayı sizi görmezden gelmeye, yok saymaya başlıyorlar. Kendinizi bu süreçte bir hayalet gibi hissedebilirsiniz ama aslında en çok gördükleri dinledikleri yine sizsiniz. Bunu pek belli etmemeye çalışırlar ve bunu çok iyi oynarlar. Gerçekten sizi kendinizden bile tiksindirirler.
Siz, eğer rutin yaşamınıza devam eder, biraraya geldiğinizde ona hep davrandığınız gibi davranıyorsanız, işte o zaman daha çok yandınız. Onları hiç görmediğiniz kadar gaddar, kalpsiz, ruhsuz ve vicdansız görmeye hazır olun!
Çevrenizdeki, ailesindeki ve hatta hiç tanımadıkları insanlara bile can ciğer kuzu sarması modunda davranırken, size en ufak söylediğiniz bir sözünüze bile aşırı tepki gösterecekler.
Bunun bir nedeni yukarıda bahsettiğim gibi onun tüm doğrularına felaket yaşattığınızdan, ikincisi ise büyük ihtimalle birinci sebebin üzerine güzel ve akıllısınız. Bir de ona etrafındaki diğer kızlar gibi davranmıyorsunuz. Düşünsenize yaşadıklarını, hem size zarar vermek istemiyorlar, hem sizden korkuyorlar hem de ondan iğrenmeniz için türlü yol deniyorlar. Çok zor.
Ama esas noktaya geliyorum. SAKIN bu adamın sevgisinden, yüreğinden ve iyiliğinden korkmayın! Hiçbir çekinceniz olmasın bu adam kanayan vicdanınızı, toz tutan kalbinizi yerinden oynatacak adamdır. Ve siz onun yanlışlarını, önyargılarını düzeltecek meleklerisiniz.
Peki ne yapmalı? Ne bileyim ben? Şaka. Anlatıyorum.
Saydığım hiçbir aşamada, kendinizden asla ödün vermeyin. Tavrınız neyse, onu tanıdıktan sonra, hayatına bir şekilde dahil olduktan sonra da aynı kalın, kalmaya çalışın.
Bir süre sonra kalbine direnecek gücü kalmayacak.
FAKAT bu adam olmaz. Çünkü bu adamlar sorunlu adamlardır. Hiç anlamadığınız bir anda ortadan kaybolur. Çünkü siz aynı kaldığınız müddetçe o bu tavrınızı, kişiliğinizi karakterinizi bir taktik olarak algılayacak. Yanında oldukça siz, kafasında kuracakta kuracak. Çünkü neticede siz onun doğrularının felaketisiniz, ona tüm inandıklarını bugüne kadarki düzenini sorgulatacaksınız. İşte bundan kaçmak isteyecek ve kaçacak. Çünkü hep siz ve alışkanlıkları arasında kalacak.
Evet, bu adam size hiç yaramayacak. Çünkü siz de hiç ummadığınız bir şey hissedeceksiniz. “Ona da değil yani…” diyeceğiniz türden. Tabii şundan da bahsedeyim. Başlarda siz de çok direneceksiniz, sadece erkek cephesinden bakmayalım. Siz de inkar edip, onu görmezden geleceksiniz, yok bunu bir süre bilinçsiz daha sonraki süreçte siz de kabullenemediğinizden bilinçli olarak inkar edeceksiniz.
Ve size öyle birşey hissettirecek ki, o güne kadar nefes almadığınızı anlayacaksınız. O güne kadar kalp atışlarınızı hissetmediğinizi anlayacaksınız. Koruyup kollayacak, her daim. Arkanızda olacak. Kaçacak, gidecek hem de çok kez. Çok uzaklaşacak ama dönecek. Çünkü anlayacak, sizden hiç gidemeyecek…
Çünkü siz onun sahte insanlara ve hislere yüklediği anlamları, verdiği değeri en çok hakedensiniz, anlayacak.
Zamanla buna alışacak. Zamanla sizi bir hayalet yerine koyan “o” adam, ağzınıdan çıkacak, dudağınızdan dökülecek o iki kelimeye sıkı sıkı tutunacak ya da onlar için kalbinin acıdığını hissedecek ve zamanla “nerede yanlış yapıyorum”u sorgulayacak.
“Peki, en güzeli ne?” derseniz, siz kişiliğinizle bir insanı hayata döndüren, yüreğini ve yaşadığını hissettirecek bir melek olarak en ulvi görevinizi tamamlayacaksınız.
Hiç farkında olmadan hem de, sadece siz olduğunuz için olacak tüm bunlar. Ve bir gün anladığınızda ona daha da aşık olacaksınız, çünkü doktor ve yeni doğan bir bebek arasındaki ilişki gibi olacak. Yaşama dönmesine vesile olduğunuz o can, sizin elinizde olan tek hazineniz olacak.
Eğer bir kez bile bir adama bunu hissettiyseniz, bırakmayın, bıraktıysanız gidin bulun ya da zaten siz bir şekilde bu görevinizi tamamlamadan gidemeyeceğiniz için bir şekilde bir araya geleceksiniz. Çokta takılmayın. Ne kadar canınızı acıtırsa acıtsın, ne kadar kırarsa kırsın, bu adamı bırakmayın!
Çünkü bu adam;
Sizin için dünyaları yıkar,
Tüm doğrularını siler atar,
Herkesi karşısına alır ama yine de siz der!
Ama bilir, sizin istediğiniz hiçbir zaman yukarıdakilerden hiçbiri olacaktır. Bu nedenle ne zaman, nerede nasıl davranması gerektiğini ve sizi nasıl tavlaması gerektiğini bilemediği için, aslında ne kadar kolay ve net olduğunuzu kabul etmeyeceği için hep tersi dönecek, düşüncelerde kaybolacak ve hep eli ayağına dolaşacak…
Mr. Darcy’de böyle değil miydi? Ya da Güneşi Beklerken’in Kerem’i?
Penia bunu beğendi.
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: Düş Çürükleri
05 Mart 2017
765
Sıhhat en büyük nimet.
Penia bunu beğendi.
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: Düş Çürükleri
05 Mart 2017
766
Daha evvel çok sancılı geçirdiğim işsizlik dönemlerinden birindeyim ama artık bu durumda bir sen değilsin diyor ve kendime güç veriyorum evet.
Fiziki olarak güçlü değilim ama ruhen 10 adama taş çıkartırım.
Penia bunu beğendi.
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: Düş Çürükleri
05 Mart 2017
767
Bilmek ama birşey yapmamak.
Penia bunu beğendi.
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: Düş Çürükleri
06 Mart 2017
768
Bunları demiş deli kadının biri. Ben yazsam bu kadar iyi anlatırdım kendimi ;
Güçlü olmak nedir?
İnsan güçlü olabilir mi?
Yoksa güçlü görünür mü?
Burada sizlere şimdi “zamanında çok kazık yedim” gibi masum ve ezik edebiyatı yapmayacağım. Ama yaşadığım bazı olaylar beni etrafa karşı güçlü olmam konusu konusunda ikna etti.
Benim için güçlü olmak neydi?
Kendi kendine yeten, çalışkan, arkasında toz kir iz bırakmadan yürüyen, saygı duyulan, örnek gösterilen, akıl danışılan ve insanı insanlıktan çıkarıp bir heykele dönüştürecek daha birçok şeydi.
Zamanla ben dimdik ayakta durup, olan her şeye karşı taşlaşıp, tüm zaaflarımı törpüleyerek insanlıktan çıkmak oldu. Hâlbuki ben sadece güçlü olmak istemiştim.
Olabildim mi?
Belki kimisine göre evet, belki de hayır.
Yakınlarıma göre belki değil ama dışarıdan, hakkımda çok fazla şey bilmeyen insanlara göre güçlü, kendine güvenen biriydim. Ama öyle hissetmiyordum. Gerçi hiçbirşey hissetmiyor hale dgelmiştim.
Kimse zarar vermek için yaklaşamazdı. Peki, herkes bunun için mi yaklaşırdı? Tabii ki hayır! Peki, ne oldu? Hayatıma kimseyi dahil etmedim, kendime bir çember oluşturdum. O çemberi en yakınlarım oluşturuyordu ve onlar benim hayatımın birer siperi olmuşlardı. Ben de tam ortalarındaydım ama ne dışında, ne de çemberin bir parçasıydım.
Aslında benim onlarla da aramda bir mesafe vardı. Çünkü ne kadar yakınımda olsalar, hislerim, hayatım, özelim benim zaafımdı ve bunları kimse bilmemeliydi!
Kimse!
Güçlü olmak kötü değil ama bir heykele dönersin! Çünkü insan güçlü oldukça içinde insanlığa dair herşey kayboluyor. Hislerin, zaafların, yakınların teker teker bitiyor içinde. Kalbini duyamıyorsun, kalbini dinlemeye fırsat vermiyor güçlü olma hissi. Çünkü çok akıl, çünkü çok mantık.
Sonra bir zaman sonra o güç koltuğunda daha çok oturabilmek istiyor insan. Ama bu defa koltuğu da korumak için bir değil on sene sonrasını hesap ediyorsun.
Ne anı yaşayabiliyor, ne de gerçekten sen olabiliyorsun. Bir karakter çiziyorsun kendine, senaryo sana ait. Karakterini ise bugüne gelene kadar neler yaptıysan, kendini güçlü hissetmek için neler yaptıysan ona göre şekillendiriyorsun.
Sonra bir bakmışsın, anlayamıyorsun ağlayanları, anı yaşayanları, aşık olanları, zaafı olanları, anlayamayanları, düşüp kalkamayanları, düşüp kalkmak istemeyenleri , sadece dinlenmek isteyenleri, senden farklı olanları… Kısacası sen kendin dışında, kendi isteklerin, hayallerin dışında tek bir sesi bile anlayamıyorsun!
Barınamıyorsun!
Kalabalıklar içinde yalnız kalıyorsun, yapayalnız!
Canını yakanlara onlardan daha sert bir hamle ile cevap veriyorsun!
Seni sevenleri arkana alıyor onların haline bakmadan kendinle sürüklüyorsun!
Herşey sana göre hareket etsin istiyorsun!
Herşeyin kontrolü senin elinde olmalı biliyorsun!
Herşey mükemmel, bir insanın yapabileceğinden daha mükemmel olmalı!
Ne olursa olsun bir mimik göstermemeli!
Ne olursa olsun ağlamamalı!
Ne olursa olsun acımamalı!
Ne olursa olsun dimdik öyle bir heykel gibi durmalısın hayatın karşısında!
Hayat senin önünde diz çökene kadar!
Bunların bazısı oluyor, bazısı olmuyor! Ama ne oluyor biliyor musunuz?
Söylemek istedikleriniz, yapmak istedikleriniz, herşey içinizde kalmış. Artık güçlü olan siz değil, çizdiğiniz karakter olmuş! Siz kim olduğunuzu unutmuşsunuz! Bir yabancının bedeninde bir ruh seslenir olmuş. Sanki bu eller, sanki bu gözler, sanki bu kalp sizin değil. İçeriden bir ses haykırmaya başlamış; bu sen değilsin! Sen olamazsın diye daha da çok, daha da şiddetli haykırmış!
Güçlü olan yalnızdır diyorlar öyle ama öyle övünülecek bir şey değil!
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: Düş Çürükleri
07 Mart 2017
769
Fide ,sed cuı vıde.

-demişti vaktiyle bir yazar.
Penia bunu beğendi.
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: Düş Çürükleri
07 Mart 2017
770


Düşününce çok melodik geliyor.
Yine sadist yanım sevindi.
Konuyu 2 kişi okuyor. (0 üye ve 2 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj